Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

31 Aralık 2011 Cumartesi

You've Fallen for Me: Kang Shin Woo & Go Mi Nam

(          Eski yılın son yazısı ile karşınızdayım sevgili çingular...
Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlar, tüm yıllarınızın sağlık, mutluluk, huzur ve Kore Dramalarla geçmesini temenni ederim. Tabi sizleri güzel yazılarla buluşturmanından da en önemli dileklerimden biri olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.:)) İnşallah yeni yıl tüm dünyayı gülümsetecek masum bir yıl olur.:))
)



          " Heartstrings " yada diğer adıyla " You've Fallen for Me " yi izleyenler ikiye ayrılır.
1. You're Beautiful izleyipte You've Fallen for Me izleyenler
2. You're Beautiful izlemeden You've Fallen for Me izleyenler.
          İkinci grupta olanlar var mı bilmiyorum ama benim çevremdeki drama severler birinci gruptadır hep. Kore Drama kapılarını bana tıklatan dizi Dae Jang Geum, kapıları aralayan dizi Queen Seon Duk ise o kapıları ardına kadar açan dizi You're Beautiful'dır. You're Beautiful'ı bana tavsiye eden canım ablam E.Ablam ile birlikte canım ablam N.Ablam'a öve öve bitiremedikten sonra, üçümüz bir olup çevremizdeki tüm Bolly severleri bu dizi ile zehirledik aman yani drama dünyasına çektik diyecektim.:D
O gün bugündür safoş Go Mi Nam'ın her derdine derman olup peşinde koşan, son bölümde onun sayesinde kafayı sıyırıp abuk davranışlar sergileyen yakışıklı oğlumuz Shin Woo yani Yong Hwa'yı bağrımıza basmış ve için için acımışızdır hep kendisine.:))
          Bu sebepten ötürüdür ki You've Fallen for Me bizim için You're Beautiful devamı gibidir. Ki eğer böyle düşünürseniz diziyi izleyebiliriz. Eğer You're Beautiful ile bir alakanız yoksa nasıl katlanırsınız diziye bilemiyorum. Şahsen ben bile bu kadar alakalıyken son bölümler zor dayandım yani. 
          Dizinin en katlanır ikinci yanı ise müzikleriydi. Geleneksel müzik ile modern rock (bu nasıl bir tanımlama ise artık bende anlamadım:d) çok güzel harmanlanmış. Koreyi, geleneklerini sevsem, sevmediklerimini de bir şekilde kabul etsemde geleneksel müziğini dinlemeyi kafam kaldırmıyordu. Ama dizi sayesinde az daha yakın buldum kendimi diyebilirim.
          İlk başlarda hep bir yoluna girecek dizi diye ümitli olsam da sona yaklaştıkça daha da karma karışık oldu işler. Hiç bir vakit kimin eli kimin cebinde çözümseyemedim. Yani kim kimden hoşlanıyor, hoşlandı mı, hoşlanacak mı, kafası mı karışacak, ne olacak diye bilmem kaç soru işareti ile ben sonuç beklerken soru işaretlerinin hepsinin yanına birer ünlem verip beni cevapsız bıraktılar en nihayetinde.          


Neyse sözü yine fazla uzattım gelelim biz spoili eleştirilerimize...
          "Benim gibi terbiyesiz ve itici birinden neden hoşlanıyorlar gösteriyim mi?" diye abuk bir cümle kuran Shin karşında korkup ne yapacağını bilemeyen Lee Kyu Won yerine herhangi bir fan koyacaklardı, "Göstersene, göstersene, eee gösteremez ki " diye atlamazsa üzerine, ne olayım. :D Bir halt göstereceği yok nasılsa hıhh, palavracı buz dolabı.:P
Hatta Lee Kyu Won böyle yapsaydı Lee Shin abalak gibi kalırdı oracıkda. Asıl meydan öyle okunur zaten. Neymiş yarış yapacaklarmış pehhhhh. (Ben bu ara fazla anime izledim de bunlar onun yansımaları.:d)

          Lee Shin'in bu saçma ve fan kışkırtıcı cümlesinden sonra en unutamayacağım cümle "Senden general bile olur." sözüyle Park Shin Hye aman yani Lee Kyu Won'u bozması oldu. Ben Park Shin Hye az buçuk gıcık olurum da. Bu sebepten ötürü Lee Shin'in peşinde süründükçe, Lee Shin ona eziyetler çektirdikçe ben çifte intikam almış gibi mutlu mesut izledim o sahneleri.:))
          Lee Kyu Won'un general kuvvetinin olduğu son bölümler kanıtlamak istemişler bir de Lee Shin'in elini inciterek. Kız nasıl bir danaysa artık ufacık bir düşüşte bile çocuğun bileğini sakat bıraktı yani tebrikler...
          Arkadaş bu müzikal dizilerin sonu nedir yaa? Hep bir meslekten eden hastalık olayları... Ya kulakları duymaz, ya eli sakatlanır estrümanını kullanamaz, ya ses telleri zarar görür şarkı söyleyemez, ya kaza geçirir bir daha dans edemez, ya sahne korkusu yaşar insan içine çıkamaz. İlla bir meslekten koparcaklar yani, neymiş dram yapıyormuş pehh. Hele ki bu dizide bu saydıklarım hepsi vardı maşallah. Bir tek kulağı sağır karakter yazmayı unutmuşlar, çok ayıp:D

          Hiç anlamam veremediğim başka bir olay ise Lee Kyu Won'un adını bile bilmediği grubun gittiği tek konserinde tüm şarkıları ezberleyip, üstüne bir de Shin'in yerine sahneye çıkıp söylemesi oldu.
          Ama bu hiç birşey değil, dizinin en traji saçma komik sahnesi geliyor şimdi.:)) 

Shin daha Kyu Won'u öpmeye yeni yeltenmişken; öpecek diye, öptü diye baygınlık geçirirmişçesine kendilerini yırttıktan hemen sonra Shin şarkı söylemeye başlayınca tekrar konser havasına bürünen hayranlarla mı dalga geçeyim, hiç bir şey olmamış gibi şarkı söylemeye dönen Shin'i mi eleştireyim, bunu mantıklı bulup yazan yazarı mı döveyim, çeken yönetmene mi hakaret edeyim? Bilemiyorum. :s :D
          Bu kadarı yeter sanırım.
Kim Suk Hyun'un ne ara Lee Kyu Wo'un yeteneği keşfettiği anlamayışımdan; diğer karakterlerin diziye ne kattıkları, ne işe yaradıklarını çözümseyemeyişimden yada Lee Shin ile Lee Kyu Won'un saçma ayrılığından hiç bahsetmek istemiyorum.
          Dizi benim için Hwang Tae Kyung'un tekme atıp ayrıldığı Go Min Nam'ın yanlızlıktan Shin Woo'a sarıp peşinde koşması ve Shin Woo'nun onu sürüm sürüm süründürmesinden ibarettir sadece. Benim için en zevkli kısmı buydu zaten. Gerisi boş...:))

          Haa bir de Kang Min Hyuk ne şeker çocukmuş ya. Canım sana ne zaman başrol verecekler? :))




Adı: 넌 내게 반했어 / Neon Naege Banhaesseo
Diğer Adı: 페스티벌 / Festival
Bilinen Adları: Heartstrings / You've Fallen for Me
Tür: Romantik, Müzik
Bölüm Sayısı: 15
Yayınlandığı Kanal: MBC
Yayın Tarihleri: 29.06.2011 – 18.08.2011
Yayınlandığı Günler: Çarşamba - Perşembe 21:55

Oyuncular:

  • Jung Yong Hwa / Lee Shin

  • Park Shin Hye / Lee Kyu Won  

  • Song Chang Ui / Kim Suk Hyun

  • So Yi Hyun / Jung Yoon Soo

  • Woo Ri / Han Hee Joo

  • Kang Min Hyuk / Yeo Joon Hee

  • Lee Hyun Jin / Hyun Ki Young


OST:
01. You've Fallen For Me - Jung Yong Hwa (C.N.BLUE)
02. The Day We Fall in Love - Park Shin Hye
03. Star - Kang Min Hyuk (C.N.BLUE)
04. Because I Miss You - Jung Yong Hwa (C.N.BLUE)
05. You've Fallen For Me (Inst.)
06. Because I Miss You (Inst.)
07. Are You Ready To Fight
08. What Do You Want Me To Do
09. Going To Meet You
10. Because I Miss You (Guitar Ver.)
11. I Don't Know - M Signal
12. Even If It's Not Necessary - FTIsland
13. I Don't Know - M Signal
14. Give Me A Smile - M Signal
15. Thought We're Only Friends - Oh Won Bin
16. Because I Miss You (Band Ver.) - CNBLUE
17. I Don't Know (Inst.) - M Signal
18. Give Me A Smile (Fusion Ver.) - M Signal
19. The Battle of Life
20. Carmen Fantasy
21. Sorrowful Decision
(Yeni yıla az zaman kala böyle sıkıcı bir yazıyla karşınıza çıktığım için üzgünüm.:))

30 Aralık 2011 Cuma

The Greatest Love = Dokko Jin Ssi

          Evet döndüm... Aslında bu bir tam dönüş değil. Bir aydır uzak kaldım buralardan, drama dünyasından. İsterdim ki bu uzak kalış keyfi olsun yahut vakit darlığında kaynaklansın ama tamamiyle istem dışı oldu. Ailemde yaşadığımız sağlık problemlerden ötürü zor zamanlar geçirdim. Ama Allah'a şükür herşey yavaş yavaş yoluna giriyor. Bu kadar özel hayatıma girmemim sebebi ise söz veririp yazamadığım yazılara bir açıklama getirebilmek için. Sıktığım ve beklettiğim için üzgünüm sizleri. Taslakta bir sürü yazı mevcut düzenlenmeyi bekleyen. Elimden geldiği kadar düzenleyip (keyfim çok yerinde değil malum:)) sizlerle paylaşmaya devam edeceğim drama yorumlarımı. Ancak planladığım bir sürü şeyi yapamayacağım malesef. Kafayı fena halde taktığım MAMA 2011'in tamamını bile izleyemedim. Değil 2011 bitmeden tüm 2011 dramalarını bitireyim. Artık izlediklerimle idare edeceğiz ne yapalım.:)

          Öyleyse kısa kesip asıl konumuza dönelim. Bugünün talihlisi Choegoui Sarang.:) Yani The Greatest Love, yani Dokko Jin ssi, yani Hong kardeşler...:)

          Malum The Greatest Love bu yıl biz drama severler tarafından pek konuşuldu, çokça popüler oldu. Bu sebepten ötürü yıl boyu karşıma defalarca kez çıktı. O kadar çok övgü okudum ki dizi hakkında, bir de yazarlar Hong kardeşler olunca kıyamadım izlemeye. Erteledikçe erteledim, erteledim. Ve en sonunda dayanamayıp izledim. İlk kez Kdrama izleyecekmiş gibi heyecanlıydım başlayacağım zaman diziye. Ama ne ertelediğime pişmanım, ne de izlediğime pişmanım. Hatta izlemeyen kaldıysa hemen tavsiyede bulunayım. İzlemeyen sevgili okuyucularım; oyalanmayın buralarda. Boşverin bu yazıyı, gidin izleyin hemen. Gülün eğlenin, çünkü karşınızda 2011'in en komik dizilerinden biri duruyor. Hatta bence en komiği...:) Zaten bir sürü spoi olur şimdi bu yazıda, yazık etmeyin okuyarak diziye, emeğe... :))
           Ama izlemeden bir uyarı yapmalıyım sizlere. Sakın diziyi gecenin bir yarısı izlemeyin yoksa benim gibi ses çıkmasın diye ağzını yastıkla kapatmak zorunda kalırsınız. Çünkü gülmemek mümkün değil izlerken.:))
          Hani bazı diziler vardır ya güzel sahnelerini açıp açıp izlemek istersiniz. Bu dizinin sahnelerini değil bölümlerini, tamamını açıp açıp izlemek isteyeceksiniz, o kadar eğlenceli.
          Beklentilerimi bu dramala ile fazlasıyla karşılayan Hong kardeşler; yine kendilerine layık bir senaryo koymuşlar ortaya. Komedi şahane, romantizim en görülmedik yerlerde, simgelerle bağlantı kurma, sürekli kavga halinde çiftler ve en sinir bozucu yanlış anlaşılmalar... Bu kardeşlerin yazdıkları herşeye bayılıyorum. Sanki onlar yazınca bir başka oluyor, eğlencesi ayrı oluyor. Seviyorum bu yazarları. Honglar karakter yazmayı iyi biliyor bir kere. Bakınız: Hong Gil Dong, Jeremy, Hwang Tae Kyung, Sapık Gumiho:D Bu yıl bize bir de Dokko Jin armağan ettiler ki, yemede yanında yat tarzı bir dizi oldu yine.:))

          Hemen bu noktada en çok övgü alması gereken kişiye çevirelim gözlerimizi; Cha Seung Won ssi. Adeta hayran oldum kendisine. Harika bir oyunculuk, yetenek. Ve tahmin edersiniz MBC Drama Ödüllerinde En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde aday oldu Dokko Jin karakteri ile Cha Seung Won ssi. Bence ödülü o almalı. Diğerlerini kabul etmiyorum, banane.:))

          Kendini beğenmiş Dokgo jin'in kendimi beğenmiş bitirişini çok sevdim. "Bu diziyi izlemek sizin için onurdur." huhahah:D Aksini idda etmiyoruz zaten değil mi?:) Sevimli sevimli bittirdik diziyi. Son dakika yine yapacaklar bir dandiklik dedim ama yapmadılar. Yani Ae Jung'un saçma olacak diye düşündüğüm trafik kazasını bile çok uymuş seneryoya dedim. İzlediğim en iyi Hong kardeşler finaliydi. Belkide bizim final yazma özürlü Honglar kaderlerini değiştirmeye başlamışlardır. Ya da ben izleye izleye alıştım Honglara bilemiyorum:))
          Dizinin Secret Garden izleri yönetmenin secret garden yönetmeni olmasından kaynaklanırken, Queen Seon Duk izlerini hala araştırmaktayım.
          Dizinin kuşkusuz her bölümü çok komikti ama asla unutmayacağım sahnelerini sizlere bildirmek isterim. Dokko Jin'in Mishil müziği eşliğinde korkutucu bakışları her daim çok eğlenceliydi. Final bölümündeki Yıldız savaşçısı Ae Jung ve byeontae Dokko Jin öldürdü beni gülmekten. Ki Yıldız Savaşçısı hayalinde de asıl komik tabiki Dokko Jin'di.:) İlk bölümde Dokko Jin ile Goo Ae Jung'un oyunu kazanacağız diye sırrı bilmem kaç milyonun önünde söylemeleri de unutulmaz sahnelerden biriydi. Dokko Jin'in Ae Jung'dan hoşlandığını MBC dizileri ile anlatmalarına bayıldım. En sevdiğim sahnelerden biri de orası oldu. Yani aslında diziye damgasını vuran Dokko Jin karakteriydi. Tepe-düz hangi açıdan bakarsam bakayım The Greatest Love eşittir Dokko Jin bence.:)) Ama buna rağmen Yoon Pil Joo'nun yamuk popo muhabbetini asla unutmayacağım:))
          Yoon Pil Joo demişken canım Yoon Kye Sang 'dan bahsetmezsem çok ayıp olur, değil mi? Kendisini ve oyunculuğunu çok beğenirim. Burada az buçuk (yok baya buçuk) yazık olmuşsa da kendisine Dokko Jin'e yenildiği için hiç de üzülmedik ona.:)) Ama Yoon Kye Sang'a başrolü oynamakta ayrı yakışıyor söylemeden geçemeyeceğim.:)) Belki bu yıl bir romantik komedi görsek kendisini ne iyi olur ama...:))
          Neyse konumuza dönelim:

          Dizinin en çok sevdiğim bir başka sahnesini sunmak istiyorum sizlere: Gül alamayınca acayip bozulan ve kuyruğu kıstırıp sinirli sinirli ortamı terk eden konuk oyuncu Park Si Yeon ssi. Tamam senaryo gereği bir olay farkındayım. Ama izin verin arada benimde psikopatlığım tutsun değil mi? Bu kendini beğenmiş uyuz olduğum bayanın böylesini bir duruma düşüşü bende intikam almanın hazzını uyandırdı. Hemen cadı kahkalarımı attım vakit kaybetmeden.:)) Bu da benim Dokko Jin harici en çok beğendiğim olay oldu. :)

          Hong kardeşler bu dizide geleneklerini bozmamışlar ve bir önceki dizilerinin baş karakterini konuk etmişler dizilerine. (Yada yönetmen mi etti ki konuk. Neyse biz Honglara yoralım efendim.:)) Ve tadından yenilmaz bir sahne daha koymuşlar ortaya. Kendini beğenmiş Dokko Jin'in kendimi beğenmiş astı Lee Seung Ki ssi.:))


          The Greatest Love bize ünlülerin dünyasından bir pencere daha açtı. Demek ki neymiş; ünlüler çıkıyorsa, sağda solda görünüp ve reklam anlaşmaları yapıyorlarsa kesin ilişkileri bitmiştir. Herşey artık para için.:) Ve ünlüler biri ile çıktıklarını açıklıyorlarsa, muhtemelen yeni değil çok uzun süredir çıkıyorlardır da biz saf salak fanlara aylar sonra belki yıllar sonra açıklıyorlardır. Zavallı bizler. Gerçi biz bunu zaten biliyorduk da itiraf edemiyordu ki bu biz saf fanlar için geçerli bir durum aslında. Yoksa Kore'de kafayı sıyırmış psikopat fanlar olduğu da bilinmekte ki onlardan korkmalarını anlayabiliyorum ünlülerin.:))
          Son olarak da OST Albümünden bahsetmek istiyorum dizinin. IU, Huh Gak, Baek Ji Young, G.Na, K.Will gibi sesine bayıldığım kişileri bir araya getirmiş bir albüm. Şarkıları da çok beğendim. Hatta Melon Müzik Ödülleri'nde Thump Thump şarkısı ile Sunny Hill'in ödül almasına inanılmaz sevindim. Ancak G.Na'nın seslendirdiği "Nae Saramiraso" şarkısının çevirise kıl olmuş durumdayım. Üstelik şarkıyı çok sevdiğim halde. Süper bir Korecem yok, profosyonel bir eğitim de almıyorum ama yahu arkadaş, "saram" insan değil mi? Nasıl erkeğimsin diye çeviriliyor anlayamadım. İngilizceye bu şekilde çevrildiği için bizim çevirmenlerimizde 'bir bildikleri vardır mutlak' diye o şekilde çevirmişler ama benim kalbim kabul etmedi bu çeviriyi. Tamam "insanımsın" İngilizce'de, Türkçe'de bir tuhaf oluyor ama. Ne biliyim tam doğru gelmedi bana işte. "Benimsin" deseler daha uygun olmaz mıydı? Sonuç itibariyle fark etmişsinizdir ki ben bu olaya kafayı taktım ve aklım karıştı en nihayetinde. Biri bana doğrusunu söylesin şu işin. Zira hiç bir açıklama olmaksızın onun erkeğimsin olduğunu asla ve asla kabul etmeyeceğim bilginize...:))



Adı: 최고의 사랑 / Choegoui Sarang
Diğer Adı: 애정의 발견 / Aejunghui Balkyun
Bilinen Adları: Best Love / The Greatest Love / The Discovery of Affection
Tür: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 16
Yayınlandığı Kanal: MBC
Yayın Tarihleri: 04.05.2011 - 23.06.2011
Yayınlandığı Günler: Çarşamba - Perşembe 21:55



Oyuncular:

  • Cha Seung Won / Dokko Jin

  • Gong Hyo Jin / Goo Ae Jung

  • Yoon Kye Sang / Yoon Pil Joo

  • Yoo In Na / Kang Se Ri



OST:
01 Gerçek Aşk Şarkısı 리얼러브송 – K.Will 케이윌
02
Nae Saramiraso 내 사람이라서 – G.NA
03 Dugın Dugın두근두근 –
Sunny Hill 써니힐
04 Elimi Tut 내 손을 잡아 – IU 아이유
05 Beni Unutma 나를 잊지 말아요 –
Heo Gak 허각
06 Gözyaşlarım, Seni Seviyorum 눈물나게 사랑해 –
Big Mama Soul 빅마마 소울
07 İçmeyeceğim 아이캔`t 드링크 – Baek Ji Young 백지영
08 Aşk Aşk –
Choi Su Jin 최수진
09 Hero (Enst.)
10 KaderDestiny (Enst.) 

11 Dört Yapraklı Yonca 네잎클로버 (Enst.)
12 İyi Çocuk (Enst.)
13 Aşk 사랑은 (Enst.)




25 Kasım 2011 Cuma

Can You Hear My Heart

          İzlerken hem ağlayacağınız hem güleceğiniz, severek izleyeceğiz hatta izlerken yaşayacağınız bir diziye daha göz atıyoruz bugün blogumuzda.:))



          Öncelikle söylemeliyim ki, ben diziyi çok sevdim. Karakterlerin -iyi olanlardan bahsediyorum- hepsini çok sahiplendim. Özellikle Cha Dong Ju ile Bong Ma Ru'yu:)) Her ne kadar şu ortadaki basketpotası kafalı kızın peşinden bütün oğlanların koşmasını için için kabul edemesem de diziyi bütünüyle sevdim.
          Bu sebepten ötürüdür ki siz bu diziyi izlemediyseniz, bu yazıyı da okumayayız. Her ne kadar karakterler üzerinden gitsemde içerisinde bol spoi bulunacaktır. Her yazıda bu uyarıyı yaptığımın farkındayım ama sonra şikayet alıyorum uyarmayınca.:))
          İlk 4,5 bölüm çocukluk dönemi anlatılıyor bildiğiniz gibi. O 4 bölümde herşey o kadar hızlı, orjinal ve hüzünlü ki göz yaşlarınıza engel olamıyorsunuz. Çocukluk dönemleri 5. bölümün ortasında küçük Dong Ju'nun dünyasındaki tek ses olan fasulye kesesine bağlanıp, ayaklarının üzerine durmaya psikolojik olarak kabul etmek zorunda kalışı ile son buluyor. Ve 15 sene boyunca sessiz, yanlız dünyasında bin bir entrika ile yıllarca savaşmış ve gelecekte de savaşmak zorunda kalan Dong Ju'yu görmek içinizi burkuyor.


          Bu oyunculuk çok acayip bir şey yahu. Bir oyuncuyu bir kez izlemeye görün sırf göz aşınalığından için için sahipleniyorsunuz. Karakteri daha çözümsemeden sırf oyuncu sayesinde sevebiliyorsunuz hemen. Mesela Kim Jae Won. Önceki yapımlardan olan tanışıklığımız onu hemencik sahiplenmeme sebep oldu bu dizide.:))
          Zaten Dong Ju karakterini kim oynarsa oynasın sahiplenilebilecek modda bir karakter. İçten içe kaçık anası gibi duyamadığını kabul edemedim bende bir süre. Hatta tüm dizi boyunca Dong Ju duyuyormuş da diğerleri duyamıyormuş gibi hissettim ben çoğunlukla. Zaten aslında Dong Ju'nun en şikayetçi olduğu durum bu değil miydi? Herkes kendi kafasına göre hareket edip yanlızca kendini duyuyordu. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Yani demek istediğim karşı tarafa (bu taraf ben oluyorum:)) dizi geçirmek istediği tüm duyguları geçirebilmiş. Senaryo oyunculuk gayet iyiydi.:))
          Hani hep denir ya " En azında yürüyorsun, konuşuyorsun, duyuyorsun, görebiliyorsun. Ne olursa olsun sağlıklısın, en önemlisi de bu. Halinize şükredin." Hepimiz bu durumu biliriz ama tam olarak algılayamayız ya, Dong Ju bize buna anlatabildi. Nasıl mı? Herşeyin sesini kendi çıkararak, rüzgarın, havlayan köpeğin, fışkıran suyun... İşte o zaman gerçekten mutlu oldum duyabildiğime. Şarkı dinleyebildiğimde, sesleri ayırt edebildiğime... İnsanları anlayabilmek için gözlerini onlara dikmek zorunda oluşu, sadece dudak okumak değil gözlerinden geçenleri anlayabilmek için gözlerini ayırmayışı; önemli olanın birini görmek yada dinlemek olmadığı aksine tüm bunları bir araya getirerek önemli olanın birini anlamak olduğunu anlattı bize gizliden.:)
          Zorlu haline rağmen Cha Dong Ju çok sevimliydi. Büyümemiş ufak çocuk tavırları, U Ri 'ye yaptığı oyunları çok güzeldi. Keşke romantik sahnelere azıcık daha ağırlık verebilselerdi. Daha iyi olurdu. Romantik sahne demişken en sevdiğim romantik sahneden bir resim paylaşmak istiyorum hemen.:))

           Cha Dong Ju'nun dünyasındaki tek ses, Bong Ma Ru'nun sevmediği dünyasındaki birlikte olmaktan mutlu olduğu tek canlı Bong Woo Ri, Uri Uri Bong Uri. Bu kızın en sevdiğim yanı ismi.:)) Ağabeyinden kopamayan, Dong Ju'dan cayamayan, babasını avutmadan yatamayan, büyükannesine bakmadan duramayan, cadaloz üyev halasına; hala diye seslenmekten vazgeçemeyen saygılı sevecen başrol kızımız. En baştada dediğim gibi kıza karşı bir gıcıklığım olmasada o pota saçlının peşinden üç oğlanın koşmasını için için kabul edemedim:) Yani kızımız yine pota saçlı olaydı kabulümdür ama az daha güzel olaydı, ne olurdu yahu. Yani beni oynatsalar ben daha güzelim işte hıh:D
          Dizimizin en yanlız karakteri Bong Ma Ru yada kamuflaj adı ile Jang Jun Ha. Belki her seferinde en çok ona üzüldüm. Çocukken kötü biri olacakmış gibi bir izlenim verse de büyüdüğünde şeker mi şeker bir oğlancık oldu bizim Ma Ru. Ailesini her ne kadar sevmiyor görünse de her zaman özleyen ufaklık ailesi ile karşılaştığında üzüntüden darma duman oldu. Hiç bir şey bilmeden etrafta Dong Ju'ya yardım ettiği zamanlarda çok şekerdi bizim Maru. Gerçekleri öğrendiğinde kötü adam olmasın diye içim parçalansada kötü olduğunda bile sevdim Maru'yu. Hatta kötü olduğuna hiç inanamadım. Dizinin sonunda "Dong Ju'ya sana yardım etmek için böyle davrandım, şakaydı hepsi" demesini bekledim. Her ne kadar öyle bir sonuç çıkmasa da sonunda Cha Dong Ju'yu gerçekten kardeş yerine koyduğu gösterdi yangın sahnesiyle birlikte. En güzeli ise ailesine geri dönmesiydi. 16 yıllık hasret ve bekleyen pilavlar sonunda son buldu. Sürekli ağlayacakmış gibi bakan psikopat Marucan da yüzünde güller açan haline geri döndü. Gülümsemek daha çok yakışıyor ona.:)) Nam Goong Min'in oyunculuğunu genel anlamda beğensem de o büyükannesi ile konuşurken ki sahne neydi öyle yahu. Elinden şekeri alınmış anaokulu çocuğu gibi zıplaya zıplaya ağlaması, o an gözünden yaşlar süzülen bende gülme krizine sebep oldu. :)

          Dizinin sonunda adalet yerini buldu, mutlu sona kavuştuk tam diyecektik ki büyükanne ölmesin mi? Young Kyu'yu küçükken taşıdığı gibi büyükanne Young Kyu'nun sırtında öldü ya o kadar anlamlı geldi ki bana ağlamadan duramadım. Young Kyu demişken, herkes ona aptal dedi ama bence en akıllı oydu. Küçük yaşına rağmen üvey olduğunu asla unutmayan, herkesten çok kafası çalışan tek insan oydu. Sadece biraz saftı. Çok sevdim Young Kyu'yu da büyükanneyi de. Hele söyledikleri şarkı dudduridururiri, diziyi izlerken sürekli o şarkıyı mırıldandım bende. Küçük Mi Suk ile Young Kyu'nun "yıldızlara soralım" deyişine bayıldım bir de.:))

          Diziyi çok sevmiş olmama rağmen anlam veremediğim bazı noktaları da oldu. Woo Ri'nin Ma Ru'ya neden elbise çanta aldırdığı anlamadım. Gerçi onlar nedeni açıkladı ama bana yine de mantıksız geldi. Bong Woo Ri'nin hep arkadaş olarak gördüğü halde ilk başta Lee Seung Chul'u neden öptüğünü, neden sapık gibi davrandığını hiç anlamadım. :) Choi Jin Chul ne ara insafa geldi, pişman oldu anlamadım, çok araya sıkışık kaldı o kısım. Oğlanların hayatını karartan Dong Ju'nun dengesiz annesi Tae Yeon Suk'un son bölüm üzüntüsünden kendisini eve kapattığı, yataktan çıkmadığı halde makyajından ve değişik takılarından vazgeçemeyişini hele hiç anlamadım. :)) Dong Ju ile Woo Ri'nin gereksiz ayrılışını hiç anlamadım, anlamak istemedim:D Zaten 2011 dizilerinin modası haline geldi bu çiftlerin kendi istekleriyle bir bölüm ayrılması. Bütünlemesine anlam veremiyorum bu olaya.

          Yinede çok sevdiğim bir dizi oldu Can You Hear My Heart. MBC'den güzel dizi izlemek kolay değil malum.:) Bu diziyi bana tavsiye eden çingucuğum Trebleclef 'e sonsuz teşekkürler etmek istiyorum. Ve bu yazıyı da kendisine armağan etmek istiyorum. Ben yazıdan pek memnun kalmasamda umarım çingum beğenir.:))


Adı: 내 마음이 들리니 / Nae Maeumi Deulrini (Kalbimi Duyabiliyor Musun?)
Bilinen Adları: Can You Hear My Heart / Do You Hear My Heart
Tür: Romantik, Dram
Bölüm Sayısı: 30
Yayınlandığı Kanal: MBC
Yayın Tarihleri: 01.04.2011 - 10.07.2011
Yayınlandığı Günler: Cumartesi - Pazar 21:55

Oyuncular:
  • Kim Jae Won / Cha Dong Joo

  • Hwang Jung Eum / Bong Woo Ri

  • Nam Goong Min / Jang Joon Ha - Bong Ma Roo

  • Go Joon Hee / Kang Min Soo

  • Lee Kyu Han / Lee Seung Chul


OST:
1 Beni Duyabiliyor Musun 들리나요 (지아)
2 Sadece Seni Duyabiliyorum 그대만이 들려요 (
Kim Jae Suk 김재석)
3 Seni Seviyorum 당신을 사랑합니다 (
Gavy NJ 가비엔제이)
4 Küçük kızla küçük oğlanın karşılaşması 소녀 소년를 만나다 (마술모자 퍼레이드)
5 İyi İnsan 좋은 사람 (
Hwang Jung Eum 황정음)
6 Aptal 바보야 (
PostMen 포스트맨)
7 Orada Olacağım 내가 거기로 갈게
8 Beni Hatırla
9 İlk Saat
10 내 마음이 들리니 
11 Funeral Home 
12 U Ri Dong Ju 우리동주 
13 Gizli Sevgim
14 Benimle Oyna
15 Benimle Oyna (Gitar Ver.) 
16 들리나요 (Enst.)
17 그대만이 들려요 (Enst.)
18 Seni Seviyorum 당신을 사랑합니다 (Enst.)
19 Aptal 바보야 (Enst.)


18 Kasım 2011 Cuma

Lie To Me



          Lie To Me hakkında çok olumsuz yorumlarla karşılaştım. Bu yüzden kötü bir dizi bekliyordum açıkçası. Peki kötü olduğunu düşündüğüm diziyi neden izledim? Aslında uzun süredir erteliyordum. Ama üç çok kuvvetli nedenim oluştu birden:
1- 2011 bitmek üzere ve ödül törenleri gelmeden tüm 2011 dizilerini izlemek istiyorum. Sanki ödülü ben vereceğin ne saçma bir neden değil mi?:) Neyse merak işte deyip geçelim:))
2- Söz konusu oyuncu Kang Ji Hwan olunca... Havada, karada her koşulda izlemek istediğim oyunculuğunu acayip beğendiğim insan dizide oynayınca... nasıl izlemem?:) Tüm Kang Ji Hwan yapımlarını ne kadar kötü olursa olsun izlemeliyim. Çünkü biliyorum Kang Ji Hwan yine iyi oynayacak. Ki ben hiç sevmediğim Coffee House bitirmiş biriyim.:))
3- En önemli, en tetikleyici, en büyük sebebim ise canım çingum Işık'ın tavsiye etmesiydi. Bu sebepten ötürü bu yazıyı da Lie To Me sever Işıkcığıma armağan ediyorum.:))

          Dizinin ilk sekiz bölümü güzeldi. Ama sonrasında tempo düştü düştü, dizi sıradanlaştı. Buna rağmen ben diziyi sevdim. Hele o ilk sekiz bölüm acayip sevdim. Ancak bu duruma en etkili kısım Kang Ji Hwan'dı sanırım. Zaten oyunculuğunu pek sevdiğimi artık biliyorsunuzdur. Titiz, kibar, özgüveni tavan yapmış, karizmatik, yakışıklı, ilk hoşlanmaya başladığı zamanlarda bunu kabul etmeyen ama bu yeni duygular karşından şaşkına dönen çocuksu, sevimli, sempatik, korktuğunda abartıp çalılıklara yapışan :D, ciddi olması gerektiğinde duygularına engel olamayıp ses tonundaki imaları... tam bir Kang Ji Hwan oyunculuğu vardı yine ortada. Sinirli olmak bir insana bu kadar mı yakışır.:) İdeal koca olmayı becermek marifet değil oyunculukta ideal koca olmaya yakışmak marifet bence.:D Tüm kadınların ilk görüşte beğendiği bir adamı oynamak Kang Ji Hwan'a bir başka yakışıyor sanki.:))
          Yani ben derim ki "Kang Ji Hwan uğruna izlenmesi gereken bir dizi". En azından ilk sekiz bölümü kesin izleyebilirsiniz.
          Övgülerim bitti. O halde yazıda burada bitti. Hayır bitmedi. Ne kadar seversem seveyim eleştirmeden duramam ben:D Dolasıyla eleştirmeye meyilli Lie To Me 'ye torpil yapamayacağım.:)) Yani burdan sonra bol spoi.:))
          Benim fikrimce oyuncular gayet iyiydi. Zaten Yoon Eun Hye ile Kang Ji Hwan'ı izlemediğimiz kaç yer kaldı. Ee yönetmen de iyiydi, Secret Garden yönetmenlerinden. O zaman dizi neden çok çok iyi değil. Sorun kesinlikle yazar. Sanki yazar romantik komedilerde en çok beğendiği hangi sahneler varsa kendi senaryosuna da yazmış son bölümler. He orjinal fikirleri yok muydu? Elbetteki vardı. Karoke sahnesi, kola sahnesi, meydana çıkıp yırtınma sahnesi ("Ben Ah Jung'u seviyorum" diye haykıran Ji Hwan'dan bahsediyorum. Oraya ayrı geleceğim biraz sonra.:)) daha önce görmediğim sahnelerdendi. Ama yan kadın karakteri bilmem kaç dizide gördük daha önce. Hatta kızım giyiniş görünüşü konuşuşu bile diğer diziler ile aynıydı. Bir de kalkıp her dizideki gibi Ki Joon'un haberi bile yokken "evleneceğiz" diye Ah Jung'u uzaklaştırmaya çalıştı ya... Bu karakterde sıradanlık diz boyu. Sonra Ah Jung'un işinden atılması ve işini bir bölüm sonra geri alması çok beklendik bir olay. Resmen bölüm doldurulsun diye yapmışlar hıh.:)
          Tatil köyü sıradanlığına ne demeli. Nedense aynı anda gitmeleri icap ediyor oraya. Sonra başrol kızımız beklendiği gibi o kapalı yola giriyor. Nedense bir de bulunabilsin diye telefon süsü düşüyor, kayıyor ve ayağını yerden oynatamayacak kadar çok incitiyor. Hadi hepsini kabul ettim. Ama en anlamadığım noktayı sormak istiyorum; Hyun Ki Joon 'un  telefonu çekiyorsa aynı model telefon olan Gong Ah Jung'un telefonu neden çekmiyor. Telefon düştü bozuldu desem e kız hastane de yine o telefonu kullanıyor. Ve her daim onca otel içinde nedense World Otel oluyor. Yani özetle hep bir karşılaştırma kısmı... Tabi sık sık birbirini gören insanlar için kolay bir araya gelmek, sıkıyorsa 3 ay sonra pat diye karşılaşsınlar hıhh :D Burdan o yazara sesleniyorum. Ablacım asıl aşk acısı görememekte yatar. Karşılaşmak için mazeretler yaratamamakta yatar. Mantığın karşılaşmak istememesine rağmen gözlerin inatla onu aramasında yatar. Bunlar aşk acısını dandik ayrılıklar ve anlamsız karşılaşmalardan ibaret sanıyor sanırım.:)) Tabi aşkta tesadüfler vardır ama bu kadar sıradan düz mantık değil. Aşk mantığını ters yatırıp 40 takla attırır üstüne bir de. Ben diziyim diye yırtıyor kendini senaryo. Dediğim gibi tüm suç bence yazarda.:))
           Ya yedi harika jürisi saçmalığına ne demeli? Bunun için yönetmeni de paylamak istiyorum hemen. Adamların fıkralardaki gibi bir Japon, bir Fransız, bir İngiliz modundaki tavrını vurgulamak için ayrı dillerde konuşturmaları ve buna rağmen Hyun Ki Jun'un sadece Japonca çeviri yapması mantık sınırlarımda tavan yaptı. Bu adamlar Japonca biliyorsa -ki böyle ortak bir dünya olayında hepsi %100 İngilizce anlaşırlar- neden inatla farklı dilde konuşuyorlar. Yok bilmiyorsa Ki Jun hepsine ayrı ayrı mı çevirdi. Ayrıca bu adamlar kendi aralarında nasıl anlaşıyor. Üstelik Ki Jun madem bu kadar zeki, her dili biliyor. Çinli iş adamları ile çalıştığı halde niye Çince bilmiyor. Yani dil olayı dizinin en rezil olaydı bence. Hele Ah Jung'un Jeju'yu Korece tanımlarken arkada Kang Ji Hwan'ın sessizce çeviri yapıyormuş gibi dudaklarını oynattığı sahnede ben yerlerdeydim gülmekten. O yüzden Jeju tanımına konsantire bile olamadım malesef.:))
          Çok mu acımasız oldu eleştirilerim.O halde sevdiğim şeylere geri dönelim.:)
Ben Ki Jun'un sekreteri Park Gun'u çok sevdim. İnatla kendi patronuna rest çekip her seferinde "Ben Ah Jung'un tarafındayım" diye diretmeseydi ve Hyun Sang Hee, Gong Ah Jung'a yardım etmeseydi biraz zor kabullenirdi Ki Jun, Ah Jung'u sevdiğini.:))
          En sevdiğim diyalogdan bahsetmek istiyorum bir de. Ah Jung'un babası uyuyan Kang Ji Hwan'a bakıp kızına sorar: Bunun neyini seviyorsun? Ben cevap veriririm: Çok yakışıklı, görmüyor musun?:D
Gözüm Ah Jung'un cevabı olan alt yazıya kayar: Çok yakışıklı.  Ben: Hahaha:D
          Bu kadar Ah Jung demişken, Yoon Eun Hye'den bahsetmeden geçersek ayıp olur değil mi? Herşey iyiydi, güzeldi, sıradanlaştığı zamanda katlanılabilirdi ama o Yoon Eun Hye'nin ağlaması ne felaketti ya. Aşk acısı mı çekiyor yoksa kabız mı olmuş, dışarıdan biri görse ayırt edemez fikrimce.:))
          Gelelim son olarak bayan seyircileri en çok etkileyen romantik sahnelerden ikisine.
      1. Meydana çıkıp yırtınma sahnesi: Duyar gibiyim, hepinizin ne romantik sahneydi dediğinizi. Ama biri beni böyle ortalık yere çıkaracak, ben seviyorum bu kızı diyecek hatta kendini yırtacak, ona bir çarparım bir daha çarparım :D Ben kesinlikle odun bir insan değil ama bu derece rezil olmaya katlanamam valla :D Neden? Çünkü bizim buralarda insana ay ne romantik diye bakmazlar. "Ana deliler bak napıyorlar be bunlar" diye dalga geçerler maaz Allah.:))
      2. Ayakkabı sahnesi: İşini kaybeden Ah Jung üzüntüden partiden kaçarken dağları devirip ayakkabısız dışarı fırladığını hatırlarsınız. Sonrasında külkedisini bulmuş prens modunda ayakkabıları giydiren Hong Ki Jun size çok romantik geldi değil mi? Yok yok kabul ben odunlaşmışım. Ben ondan da çok hoşlanmadım yavf. Arabaya binecekti madem arabada söyleydi söyleceklerini. Söyle söyle yanına bin. Pehh. Bir erkek bu kadar abartılı romantik olursa ben samimi bulmam arkadaş, oyuncudur o erkek bi kere.:))
         
          Sonuç itibariyle güzel başlayan ama her dizinin kaderine maruz kalıp sıradanlaşıp biten bir diziydi. Ben yinede sevdim. En azından ilk sekiz bölümün izlenmesi gerektiğini düşünmekteyim.



Adı: 내게 거짓말을 해봐 / Naege Geojitmaleul Haebwa
Diğer Adı: 달콤한 스캔들 / Dalkomhan Scandal
Bilinen Adları: Lie To Me / Try Lying to Me / Sweet Scandal
Tür: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 16
Yayınlandığı Kanal: SBS
Yayın Tarihleri: 09.05.2011 - 28.06.2011
Yayınlandığı Günler: Pazartesi - Salı 21:55

Oyuncular:

  • Kang Ji Hwan / Hyun Ki Joon

  • Yoon Eun Hye / Gong Ah Jung

  • Sung Joon / Hyun Sang Hee

  • Jo Yoon Hee / Oh Yoon Joo

  • Hong Soo Hyun / Yoo So Ran - Ryu Seung Soo / Chun Jae Bum
              


OST:
01 뻔뻔한 거짓말 – 허가윤(포미닛) (4minute)
02 3!4!0! (쌈박 한 사랑 공식) – 자두 3!4!0! /Jadu
03 이 밤이 지나가면 – 김형준
04 안녕 정말 안녕 – 엠투엠 /M To M
05 I Belong To You – 엠블랙(MBLAQ)
06 You Are My Love – 김연우
07 구름 위를 거닐다 – 조규찬
08 안녕 정말 안녕 (Inst.)
09 You Are My Love (Inst.)
10 구름 위를 거닐다 (Inst.) 


          Çinguma armağan ettiğim bu yazı içime sinmeyip, biraz darma duman olduğuna karar verdiğim için bu resimleri de yanında hediye etmeyi uygun gördüm.:))

13 Kasım 2011 Pazar

MAMA 2011 Adaylarında Gözüme Takılanlar (Bölüm 3)

<------ Önceki



14. En İyi O.S.T

          Bu kategoriye adil oy verebilmek için şarkıların Türkçe Altyazılı videolarını izlemenin daha doğru olacağını düşünüyorum. Fakat burada paylaşmayacağım. Youtube'da şarkıları; Turkish Sub kelimeleri ile ararsanız bulabilirsiniz.:)

Baek Ji Young - That Woman (Secret Garden OST)
Neden bilmiyorum ama içimden canlı performansı paylaşmak geldi.:))


IU - Someday (Dream High OST)
Aslında ben Dream High OSTları içinde en çok "Gitme" şarkısını seviyorum ama...:)



Yim Jae Bum - Love (City Hunter OST)
Ses olarak ilk başta kulağa yabancı gelse de sözleri güzelmiş.
"Sarang, geu sarang ttaemune, geu saram ttaemune (Aşk, o aşk yüzünden, o kişi yüzünden)..." kafiye çok güzel.:)



Tae Yeon - Love You (Athena: Doddess Of War OST)
Giriş müziğini beğendim, Titanik'i hatırlattı bana.:)



Huh Gak - Please Don't Forget Me (The Greatest Love OST)


Sonuç: Aday olan 5 dizinin sadece ikisini izlediğim için; en çok hangi OST diziye çuk diye oturmuş bilemedim. Sadece sesi değerlendirmeye kalksam "Zaten daha önce yaptık, ne diye OST kategorisinde de ses değerlendireyim" diye acayip bir düşünceye kapıldığım için adaletli bir seçim yapamadım ne yazık ki.


15. En İyi Music Video

Brown Eyed Girls - Sixth Sense


Big Bang - Love Song


Sunny Hill - Midnight Circus



Jang Kiha and The Faces - Just Know Each Other
Dün performanslar karşılaştığımız bu grubun kliplerini izlemiştik ve diğer çalışmalardan çok farklı olduğunu görmüştük. Bende ilk izleyişte bir şaşkınlık yaratsa da sevdim ve gördüğüm en yaratıcı kliplerden. Bu arada grubun performansını sonunda buldum, tıklayın:)) Gayet normaller...:))



UV - Itaewon Freedom
Huhaha :D





          (Önceki kategorilerde olan bütün adaylar son iki kategoride de adaylar. Bu sebeple tekrar klipleri sayfada paylaşmayacağım. Hem size hem bana külfet olmasın değil mi?:))

16. Yılın Şarkısı


  • Kim Kun Mo - It's Sadder Than Yesterday
  • Kim Hyun Joong - Break Down
  • DAVICHI - Don't Say Goodbye
  • TVXQ - Why ( Keep Your Head Down)
  • LEESANG - Turned Off The TV
  • Mighty Mouth - Tok Tok
  • Jay Park - Abandoned
  • Baek Ji Young - That Woman (Secret Garden OST)
  • BEAST - Fiction
  • BIGBANG - Tonight
  • Girls Generation - The Boys
  • Super Junior - Mr. Simple
  • Secret - Shy Boy
  • SISTAR19 - Ma Boy
  • IU - Good Day
  • MBLAQ - Mona Lisa
  • Lee Hyun - You Are The Best of My Life
  • Infinite - Be Mine
  • Yim Jae Bum - Love (City Hunter OST)
  • Jaurim - IDOL
  • Jang Kiha and The Faces - Just Know Each Other
  • Jang Woo Hyuk - Time is (L)over
  • Clover - La Vida Loca
  • Tablo - Bad
  • Tae Yeon - I Love You (Athena OST)
  • T-ara - Roly Poly
  • 4minute - Mirror Mirror
  • Huh Gak - Hello
  • Hyun-A - Bubble Pop
  • 2AM - You Wouldn't Answer My Calls
  • 2NE1 - I Am The Best
  • 4Men - Once While Living
  • CNBLUE - Intuition
  • FTISLAND - Hello Hello
  • G.Na- Black & White
  • K.Will - My Heart Beating
  • Miss A - Goodbye Baby
  • Simon D - Cheerz
  • YB - Find the Dream Breaker

17. Yılın Sanatçısı

  • Kim Bum Soo - Last Love
  • Kim Wan Sun - Super Love
  • Kim Ji Su - Miss You So
  • Kim Tae Woo - Echo
  • Kim Hyun Joong - Break Down
  • Dal★shabet - Supa Dupa Diva
  • TVXQ - Why ( Keep Your Head Down)
  • Baek Ji Young - Ordinariness
  • Boyfriend - Boyfriend
  • Brown Eyed Girls - Sixth Sense
  • Brave Girls - Easily
  • BEAST - Fiction
  • BIGBANG - Tonight
  • Seo In Young - Into The Rhythm
  • Sung Si Kyung - Even Now
  • Girls Generation - The Boys
  • Super Junior - Mr. Simple
  • IU - Good Day
  • A-Pink - I Don't Know
  • N-Train - One Lasr Cry
  • Jang Jae In - Toy Soldiers
  • KARA - Step
  • Han Groo - Witch Girl
  • Huh Gak - Hello
  • Whee Sung - Heartsore Story
  • 2NE1 - Ugly
  • 2PM - Hands Up
  • B1A4 - Beautiful Target
  • f(x) - Pinocchio
  • G.Na- Black & White

          Böylece Kore Günlükleri'nin ilk seri yazısının sonuna gelmiş olduk. (İlk ve son olur inşallah.:))
Emeği geçen bütün Youtube kullanıcılarına sonsuz teşekkürler. :) OSTları Türkçe'ye çeviren bütün arkadaşlara da sonsuz teşekkürler.:) Ema Ödülleri'ndeki başarılarından ötürü gururumuz Big Bang'e de sonsuz teşekkürler. (Bir VIP olmasamda gerçekten o kadar gururluyum ki her Kpop yazısının altına not düşebilirim.:D)

          Bu seriyi okuyan, yorum yazan yada yazacak olan bütün okuyucu çingulara da teşekkürler. Anneme, babama bana bilgisayar aldıkları için sonsuzzz teşekkürler. :D Taşa toprağa, bilgisayar masama, kulaklıklarıma teşekkürler. En önemlisi Allah'a bana böyle bir zeka verdiği için sonsuz şükürler. :)) (Okuyanda profesör sanır:D Yinede kendime yetecek aklım var şükür, pek belli etmesemde:))
          Ödül alan ünlülerin heyecandan herşeye teşekkür ettikleri gibi bende teşekkür ettikten sonra huzurunuzdan ayrılıyorum:D Ödül sahiplerinin açıklandığı MAMA gecesinde görüşmek dileğiyle...


12 Kasım 2011 Cumartesi

MAMA 2011 Adaylarında Gözüme Takılanlar (Bölüm 2)

<------- Önceki

          Dün 2011 MAMA adaylarının bir kısmı incelemiştik. Dünkü konumuz sanaçtılardı; yani ses, albüm, yıl içinde gösterdikleri başarılar yada koşturmacalar vs. kendimize göre kriterler belirleyip oylarımızı kullandık. Bugün ki işimiz biraz daha basit olmakla birlikte, biraz daha dikkat gerektirici ve zorlayıcı bana kalırsa.
          Evet sevgili okurlar yada çingucanlar:))
Bugün gözlerinizi iki ise dört, dört ise sekiz açın. Çünkü şimdi en iyi performansları incelemeye gidiyoruz. (Yada onlar bizim ekranlarımıza geliyor:D)


Not: Mnet Music ödülleri olduğu için M! Countdown performanslarını izlemeyi daha doğru buldum.:))



7. En İyi Dans Performansı - Solo

Kim Hyun Joong - Break Down
Yandan, sağdan, soldan kıvıran Kim Hyun Joong izlediniz, yani izleyeceksiniz.:)
İzledikçe gözüm mü alışıyor yoksa bu dans hep güzeldi de benim klipte beğenmememin sebebi farklı mı, henüz anladım ama...
Performansın sonunda çocuğu dumana boğmuşlar, yüzü gözü gözükmüyordu. Prodüksiyon abartma:D



Jay Park - Abandoned
Jay Park ismini görünce "Allah Allah kim bu ya? Sanki daha önceden duydum bu ismi" diye düşündüm. Music Bank performansa tıklayınca, utanmakla şaşkınlık karışımı bir duygu ile "Tanıyorum tabi. 2PM'in belalısı" tepkime merakımı karıştırıp izledim. İtiraf etmeliyim Music Bank performasını ilk izlediğimde çok beğendim dansı. Ama sesini kontrol edememiş(ler). Zaten tiz bir sesi var. Bu da eksi puana neden oldu. Yinede dansı değerlendiriyoruz değil mi? Ama size sunduğum M! Countdown performansını Music Bank'teki kadar beğenmedim. Dans aynı dans, dans eden aynı kişiyse, yönetmende sorun var demek ki ;)


Jang Woo Hyuk - Time İs (L)over
Başlangıç ve bitiş çok iyiydi, gerçekten beğendim bu performansı (da).
Sempatik robot dansı sizlerle...
:)


HyunA - Bubble Pop
Şimdi bubble sesi ile balon şiririp, pop sesi ile de patlama rolleri yapan kalçaları izleyeceğiz.
(!?!)
Söyleyecek çok şeyim var ama boşverin.



G.Na - Black & White


          Yahu biz solo dans performansları izlemiyor muyduk? Hangisi solo bunların, hepsinin bir grup dansçıları var maşallah:))



8. En İyi Dans Performansı - Erkek Grup
          Ben bu anı daha önce de yaşamıştım sanki. Evet, evet yaşadım.

Fan Kapışması 3

TVXQ - Why (Keep Your Head Down)
Bu performansı ilk Music Bank'da izlediğimde çok beğenmiştim. Müzik ile dansın uyumu çok iyiydi.
Ama M! Countdown performansını izleyince o kadar çarpıcı gelmedi. Hep yönetmen yüzünden, o yönetmeni bir yakalarsam...
Bu arada o kumaşı, o deseni çok aramışlar mı ya? Acayip sinir oluyorum o takımlarına.


Beast - Fiction


Big Bang - Tonight
Parlayan fişeklerden sonra GD'nin sakincik gitar çalması ve diğer üyelerin mikrofon dansları ile ona eşlik etmesi bu performansın en beğendiğim yanı.
Bu arada söylemiyeyim, söylemiyeyim diyip duruyorum ama dayanamayacağım.:) GD bu performanslar için kaç gitar parçaladı toplamda acaba?:)) (Muhasebeci olmak zor kardeş, gitar hesabı bile yaptırıyor insana:S)



Super Junior - Mr. Simple
Ben bu işe yani Kpop dünyasına Suju ile başladım. Super Junior üyelerinin sağa sola atlayıp zıplayıp, Akbank reklamlarındaki gibi bir o yana bir bu yana kaymasına vuruldum. Aynı dansı yapsalar bile 100 kez, onları izlemek benim için büyük bir zevk her zaman.:)) Zaten bir ona bir buna bakayım derken performans bitmiş oluyor.:))



MBLAQ - Mona Lisa
Bu şarkıyı bu kadar seveceğimi düşünmemiştim, bu yüzden karşıma çıktıkça ben dinlemedim ta ki oy kullanmaya kararı verene kadar. Niye inat ettiysem artık. Sevdim şarkıyı. Performanstan çok şarkıyı sevdim. Hele "ooooo" dedikleri yere bayıldım.:)) Dansında en güzel yeri "oooo" kısmında dizilip kafa salladıkları yer bence.:))
http://mykoreandrama-kp.blogspot.com/2011/11/mama-2011-adaylarnda-gozume-taklanlar_13.html (Bu arada bu performansların yayınlandığı kanallara bir kız musallat olmuş sanırım. Her performansta kendini kaçık gibi yırtan bir ses var ya ondan bahsediyorum. Kızın her gruba bağırmışlığı var. Bağırcaksanda adam gibi bağır ne gırtlağını yırtıp, benimde kulaklarımı deliyorsun. Bu kız benim arkadaşım olacak, döverim onu oracıkta:D)



Infinite - Be Mine




9. En İyi Dance Performansı - Kadın Grup

Fan Kapışması 4


Girls' Generation - The Boys


Secret - Shy Boy
Ay el salladılar sanki sonunda. İlk okul müsameresinden fırlamış gibiler ya...


T-ara - Roly Poly
İlk tepkim "Bu ne len, seksenlere mi zıpladınız" olsa da performanslarını beğendim. Bu duruma Eun Jung'un da etkisi var sanırım. Seviyorum o kızı.:))


4minute - Mirror Mirror
Daha izlemeden içime oy verecek kadar beğenmeyeceğim hissi doğdu. Sonra ilk baştaki ışık gösterisi sanırım beni yanıltacaklar hevesi getirsede sonrası hayal kırıklığına dönüştü. 6. hissim kuvvetlidir benim, ne diye hevesleniyorum iki saniyede.  Arada ışıklar tekrar vardı ama yönetmen yine yapmış yapacağını.




2NE1 - I Am the Best


Miss A - Goodbye Baby




10. En İyi Band Performans
          "Band" derken ne demek istediğini kendi anladığım şekilde açıklayayım hemen. Kendi çalıp kendi söyleyen grupların performansından bahsediyor. Türkçeleştiremedim kelimeyi içime sinecek şekilde. Yoksa "bando" gibi kpop sektörüne uymayan birşey çıkıyor ortaya.
En iyisi, ben size CNBlue, FT Island diyeyim, siz ne demek olduğunu gözünüzde canlandırın:) Doğrusunu bilen arkdaşlar benide bilgilendirirse sevirim:))


Jaurim - Idol
Performanstakiler çok tanıdıklar değil mi? Türkiye'de sokağa çıkıp "Müzik grubu nedir?" diye sorsanız, İzel-Çelik-Ercan üçlüsünden sonra bu tarz gruplardan bahseder herkes eminim. :)


Jang Kiha and The Faces - Just Know Each Other
Bulamadım! Performansın p'sini bulamadım. Bulabildiğim tek şey aşağıdaki klip.
İsmi zaten bende ilk kez duyma şaşkınlığı yaratmışken, klip bende şok ettisi yarattı. Öyle bakakaldım yani. Kesinlikle çok farklılar. Performanslarını izlemek çok isterdim aslında.
Biri bana bu 5 adamı açıklasın lütfen.


CNBlue- Intution
İlkim kabul ettiğim(ilk olmadığı halde:D) You're Beautiful çarpması sonrası CNBlue dinlerdim. Ama zamanla takip etmeye bırakmıştım. Öyle kasıtlı olmamıştı ama olmuştu işte. Özlemişim kerataları.:)



FT Island - Hello Hello
Hong Ki'nin sesini seviyorumm:))



YB- Find the Dream Breaker
Bulamadım hiç birşey, sadece şarkıyı bulabildim.(:





 11. En İyi Rap Performansı


Leessang - Turned Off the TV
Elimizde performans yine yok. Ama klibimiz  farklı bir teknik ile yapılmış. Ben beğendim:))


Mighty Mouth - Tok Tok


Clover - La Vida Loca


Tablo - Bad
Oyumu havada kapan aday... :))



Simon D - Cheerz




12. En İyi Vokal Performans - Solo

Kim Kun Mo - It's Sadder Than Yesterday
Performansın yaklaşık son 3 dakikası Okan Bayürgen'in programı hissi yarattı değil mi?
(Bende yarattı ya, sizde zorla benzetin diye başa yazıyorum:D)



IU - Good Day
IU'nun sesi Dream High ile birlikte benim gözümde tescillendiği için oyum...:)



Lee Hyun - You Are The Best of My Life


Huh Gak - Hello
Bu şarkıyı ciddi ciddi beğendim, hatta bayılıyorum. Biri benim için bu şarkıyı Türkçe'ye çevirsin. Bir kısmını anlıyorum ama tamamımı anlamak istiyorum. :(
Bu arada bu Huh Gak'ın anlamı ne acaba? Bu kadar güzel sese neden gak demişler?
Gak görmemişsiniz siz :p :))



K.Will - My Heart Beating
Bu sesi OST'lar sayesinde kim bilir kaç kez dinledik.:)





13. En İyi Vokal Performans - Grup

Davichi - Don't Say Goodbye
Davichi sevdiğim seslerdir.:)



Sistar19 -Ma Boy
Bence dans etmelerine hiç gerek yokmuş, hatta etmeselermiş keşke.:S Sadece sesleri sahneyi doldurmak için yeterli gibi halbuki...


2AM - You Wouldn't Answer My Calls
Ölüm prensleri konseptli 2AM performası sizlerle...
(Yok öyle birşey tabiki, bir yerlerine beyaz çarşaf bağladıkları için uydurdum:))


2NE1 - Lonely
Vay be çok güzel söylemişler. Albümde bile bu kadar güzel değil. Beklentimin kat kat üstündeydi.


4Men - Once While Living




Devam Edecek ----->



     Oy kullanma maceramızda performanslara verdiğimiz oylar ile ikinci bölümümüzü de tamamladık. 
Yarın son 4 kategoride görüşmek üzere...