Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

7 Ekim 2011 Cuma

Kore Günlüklerine Sonbahar Geldi....

          Bildiğiniz gibi sonbaharı yaşıyoruz bu aralar. Her ne kadar eski sonbaharların tadı olmasa da sonbahar sonbahardır değil mi?:). Herkes ilkbaharı yazı severken ben oldum olası hep sonbaharları sevmişimdir. Dökülen yaprakları, kuvvetli rüzgarı hep bir başka hissetmişimdir. Sonbahar adı bile insana hüzün vermeye yeterken aslında büyük bir özlemin bitişinin habercisidir: Üşüyüp ısınmaya duyulan hasret gibi... Bu hasret bazen sıcacık bir bardak çayda, sütlü geleneksel bir salepte,kat kat giyilen elbiselerde, bazen de ana kucağında, dost ocağında...
          Bunaltan yaz günlerinden sonra bazen ılık bazen soğuk esen rüzgar gerçek hayatın ufak bir özetidir sanki. Yazın yoruculuğundan zayıf düşmüş yapraklar rüzgarın şiddeti ile sağa sola savrulurlarken; hayatıma giren insaları hatırlatır bana. Kendimi yaprakları dökülen bir ağaç gibi hissederim. Kış bitip de ilkbahar kapıya dayandı mı bilirim yeni yapraklarım olacak, hayatıma yeni insanlar tat katacak ama yine geçmişin mutluğu geleceğin belirsizliğine gölgeler düşürüp içime ufaktan bir endişe salar. Düşünürüm; hayatın anlamı bize bahşedilen bir ömürde saklı aslında. İnsanların iki ömrü vardır belkide. Biri kendi yaşadığınız bize ait kılan ömür (hani şu her koyun kendi bacağı... meselesi), diğeri başkalarının hayatında yer ettiğimiz zamanlar... İşte sonbahar böylesine karışık, kurcalıyıcı, hatırlatıcı ve aynı zamanda çok ciddi bir mevsim bana göre. En sevdiğim mevsim işte sonbahar...
          Ben sonbaharı bu kadar severken blogcuğuma da bir sonbahar havası uğrasın istedim işte bu yüzden. :))
Aslında çok da içime sindiğini söyleyemeceğim ama kışa kadar idare edin derim:)) Bu arada beni idare eden, yorumları ve takipleri ile bana destek olan herkese çok teşekkür etmek istiyorum. :))
          Ve küçük de bir itirafta bulunup yazımı sollandırıyorum:)) Aslında şablon değişikliği yaparken bir isim değişikliği de yapmak istemiştim ama isim bulma özürlü olduğumdan bu dileğimi gerçekleştiremedim. Kore günlükleri ismi daha çok Kore'ye gitmiş ve oradaki deneyimlerini paylaşan birine yakışan bir isim olduğunun farkındayım ama içime sinen güzel bir isim gelmiyor hiç aklıma.:( Aklım bu yönde başarı sağlayana kadar bu konuyu görmezden gelmeye devam edeceğinizi düşünüyorum:))
         Bol dizili, filmli, animeli günler dilerim.:)) naeil bwayo:))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder