Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Glowing She / My Shining Girl


          Rooftop Prince ile 2012 sezonuna açılış yapan 'K'ore Günlükleri'nin ikinci talihlisi Glowing She yada My Shining Girl -siz hangisini kabul ederseniz artık- o oldu. :))

-Spoiler-
          Diziyi izlemek konusunda beni cezbeden iki unsur vardı:
Birincisi: Kim Hyung Joon oluşu; Bu ara SS501 üyelerini boşladığımı farkındayım. Üyeler ikinci albümleri çıkarırken ben pek ilgilenemedim malesef. Bu yüzden telafi etmeye bu noktadan başlamak istedim.:)
İkincisi ise: dizinin romantik komedi türü olarak geçmesi.
          Ama gelin görün ki ben diziyi beğenmedim ve biraz hayal kırıklığına uğradım. Kahkaha bastığım sahneler olmadı değil ama dizinin konuya giremeyişi ve bir yere varamayışı finalde diziyi vasat konumuna sabitledi benim için.
          Her sakallıyı dedem sanangillerden bu Koreliler de canım. İçinde kiss sahnesi olan her yapımı romantik sanıyorlar. Ben dizide pek romantik unsur yakalayamadım sizin anlayacağınız. Hallyu starımızın herkesin içindeki sorumsuzca davrandığı kiss sahnesi "Büyümemiş erkekler gerçekten sinir bozucu. Düşüncesiz bencil aptal sonuçlarını göremeyen abalak, seni boğmak lazım" hissi uyandırıyordu sadece.:D
          Başlarken de söylediğim gibi dizi bir türlü konuya giremedi. Nasıl konuya girsem diye 7-8 bölüm süründü sonrada hepten dibe vurdu benim gözümde. Birbirine bağlamaya çalıştıkları ama çalıştıkça ipin ucu kaçan konular üzerine dönüp bir yere varamadan aşk üçgeni çıktı bir anda karşıma. Allah sen ne zaman hoşlandınız arkadaş birbirinizden? Nasıl özel bir an oldu da tugın tugın oldu kalpleriniz? Biz niye göremedik o anları?! Hallyu ile Jun Ji Hyun çiftinden bahsediyorum. Bence PD kazanacaktı tekrar başrolümüzün kalbini ama o kadar Hallyu yıldızı oynatıyoruz, ajumma da "Senden hoşlanmıyor değilim" desin de ayıp olmasın dediler bence.
          SS501 grubundan tanıdığım Hyung Joon'u gerçekten seviyorum. Sesinin güzel olduğu düşünüyorum. Öyle ki dizinin OSTlarından Heaven şarkısını ilk duyduğum çok beğenmiştim. Sözleri tahmin edilir kadar basit gelse de Hyung Joon çok güzel seslendirmiş şarkıyı. Ancak oyunculuğu konusunda övgüler de bulunamayacağım malesef. Oyunculuğunu zayıf buldum. Yada Park Kwang Hyun 'un yıllarını oyunculuğa vermişliğinden kaynaklanan profesyonelliğinin yanında Hyung Joon çok toy kaldı bilemeyeceğim. Belki rolü yakıştıramadım kendisine, bilemiyorum işte.:)

          Bir yere varamayışının yanında dizinin bir de klasik Hallyu Star hareketleri mevcuttu malesef. Evin içinde yada her yanlız kaldığında sahnede yarı çıplak dolaşmak, sürekli kameranın karın kaslarına zoomlaması... Ezik, zavallı, yanlız Hallyu bir sürü sorunu var... Oyyy bıcı bıcıı ilk kez de aşık olurmuş, ne kadar ilginç. Her zaman ki hikaye. Hallyu karakterini ben sevmedim yav. Bir kamyon dolsunu kadınla yatsın, ilk kez aşık olsun?! Yuh, "Erkekler işte böyle de öküzdür" mü demek istemiş burada yazarlar?, bilemedim. Üstelik Hallyu'nun birinci mi ikinci mi karakter olmasına karar veremeyen yazarlar beni zıvanadan çıkardı. Düzgün yazamamışlar, sonuçta da yazık olmuş Hyung Joon'a yani.
Halbuki pek de sevimli oğlumuz ama... Ah bu yazarlar...

          You've Fallen for Me (Heartstrings) dizisinin Profesörü Jung Yoon Soo'dan bu performansı beklemiyordum acıkçası. Oradaki ciddi ve fark edilmez karakterden sonra burada deli, kendini bir numara gören bencil, düzensiz kadını güzel oynadı bence. Özellikle dağınıklık saçlarını çok sevdim.:))
 


           Sonuç olarak ben diziyi beğenmedim. Hikayenin işlenemeyişini, bir yere varamayaşını, yan iki bayan karakterin o dizi de ne aradı falan hiç mantığa bağlayamadım. İzleyip, izlememek sizin tercihinize kalmış. Belki siz beğeneceksiniz bilemiyorum. Belki benim keyfim yoktu izlerken anlayamadım diziyi bilmiyorum. Gelipte çemkirmeyin bana sonra, "güzel diziymiş, niye bizi yanlış yönlendirdin" demeyin.:))



Adı: 자체발광 그녀 / Jachebalkwang Geunyeo
Bilinen Adları: My Shining Girl, Glowing She, Sunshine Girl
Tür: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 12
Yayınlandığı Kanal: KBSN
Yayın Tarihleri: 07.01.2012 – 17.03.2012
Yayınlandığı Günler: Cumartesi 24:00


Oyuncular:
  • So Yi Hyun / Jun Ji Hyun


  • Park Kwang Hyun / No Yong Woo

  • Kim Hyung Joon / Kang Min

  • Go Na Eun / Kim Kkot Min

  • Chae Young In / Seo Young Hee


OST:
Part 1 13.02.2012
1.Tekrar 다시 - 김정훈 Kim Jung Hoon
2.Parlayan Yıldız 다을 / Da Eul

Part 2 29.02.2012
1.Parlayanım 자체발광 - 레이나 feat. 만성Raina feat. Man Seong
2.Uzak - K2

Full Album || Release Date 2012-Mar-06
1.Parlayanım 자체발광 - 레이나 feat. 만성 Raina feat. Man Seong
2.Hergün 달콤 - 김형준 / Kim Hyung Joon
3.Tekrar 다시 - 김정훈 / Kim Jung Hoon
4.Kız (Space Cowboy Ver.) || by 김형준 / Kim Hyung Joon
5.Uzak - by K2
6.Uzun Gece 잠 못 드는 밤 -  김형준 feat. 길미 / Kim Hyung Joon feat. Gil Mi
7.Parlayan Yıldız - 다을 / Da Eul
8.Cennet (Akustik Ver.) || by 김형준 / Kim Hyung Joon
9.Parlayan Yıldız (Akustik Ver.) - 다을 / Da Eul
10.Shinny Herself 

11.Tear Drops
12.Aydınlık Gökyüzü
13.Gerçek Aşk
14.Cuban Night
15.Ay Işığında Dans
16.Parlayanım 자체발광 (Enst.) 


29 Temmuz 2012 Pazar

Inu X Boku SS

          Anime listeme eklediğim son favorim Inu X Boku Secret Service ile sizleri tanıştırmak mutluluk duyarım.

          2009 yılında yayınlanmaya başlayan ve günümüzde de yayınlanmaya devam eden aynı isimli mangasından uyarlanma bir yapım. Anime bu yılın başında yani Ocak - Mart 2012 tarihlerinde 13 bölüm olarak çıkıyor karşımıza. 13 bölüm çok kısa görünsede ben çok tadında bıraktıklarını düşünüyorum. Final olarak da güzel bir final ortaya koyabilen nadir yapımlardan.:)

          Öncelikle izleme sebebimi söylemek istiyorum.
Animenin konusunun altındaki yorumlarda "USUİ" gibi kelimesi gözüme patlayınca hemen izlemeye koyuldum. (Yaban'a bağlayıp) "Neyyy Usui mi? Mümkün mü?" şaşkınlığı ile soluğu animede aldım. Evet Kaichou Wa Maid Sama 'nın Usui'sine benzer bir karateri var başrolümüzün ama yine de aynı etkiyi bırakmıyor bence. İkisi farklı... Ama ikisini de seviyorum.:))

          Soyuna canavar kanı buluşan ailerinin asil kanını taşıyan yavrucakların hikayesi. Ben animenin fantastik kısmını bilmeden izlemeye başladım. Az önce bahsettiğim Usui mevzusu yüzünden tabiki. Ama animenin içindeki fantastik olguları, karakterleri, komedisi, çizimleri, aşkı benden tam puan aldı.:))
İyi ki oraya " Usui gibi" diye yazmışlar, teşekkür ediyorum buradan.:)) 

          Bu arada bu Japonlar ve Koreliler sayesinde birgün karşımıza korkunç dokuz kuyruklu bir tilki çıksa korkmayacağız bu gidişle yanlız. "Ayyy canım benim sen ne sevimli şeysin öyle" diyip gumihoları kaçıracağız bence:D




          Animenin sadece tilkisi değil diğer karakteri de çok sevimli ve sevilesiydi. Kumaş parçası, "Manıyakı" diyerek gözlüklerini parlatan sapık prenses, dünyayı S ve M diye ikiye ayıran delisi, masum ayaklarına yatan sadist tavşan, herşeye atlayan yarış delisi bay kusurlu, yemekten ve Watanuki'den başka birşeyi önemsemeyen iskelet ve insanları terslemekten kendini ayrımayan tilkimizin biricik aşkı... Ben hepsini çok sevdim ve çok eğlendim izlerken.:)

          Animenin en sevdiğim bir diğer tarafı ise bölüm sonlarında her karakterin söylediği şarkılar oldu. En çok Roromiya'nın Sweets Parade şarkısını seviyorum. Barış Manço şarkıların hatırlatıyor bana.:))
Bilirsiniz Japonlar sever Barış Manço'yu. Belki de etkisi vardır kim bilir.:))

          Yani özetle derim ki bence izlemelisiniz, güzel yapım. Tavsiyemdir...:))

    

   

    


(Gifler tabiki de alıntıdır.)


22 Temmuz 2012 Pazar

Beklenen Sürpriz: Rooftop Prince

          Hayal kırıklığına uğradınız değil mi?:D Flower Boy Ramyun Shop 'un sonunda "Bir sonraki blog güncellememde size bir sürprizim var çingular... Bekleyin...:))" diye bir söz vermiştim. İşte o sıralar Rooftop Prince izliyordum.
Çok büyük bir sürpriz olmadığının farkındayım.:) Ama ben sevdim diziyi. Üstelik süpriz aslında Rooftop Prince değil. Nihayet benim düzenli KDramala izlemeye dönüşüm sürpriz. Sürprizin bir diğer yüzü ise Kore Günlükleri 2012 sezonunu açmış bulunması. (Nasılda uyduruk sebepler oldu.) Neyse sürprizmiz bu çingular özetle...:))


          İzlediğim ilk 2012 dizisi olma özelliği taşıyan bu yapımı ben sevdim. Herşeyden önce dizi benim tarzımdı. SBS'in fantastik temalı dizilerine bayıldığımdan mıdır nedir bilmem, bunu da seviyorum. Bence izlenemeli.

          O vakit oyuncular ile başlayalım söze... ve sözü uzatmadan direk spoilere geçelim.:))
Başrol dört oyuncu da benim için tanıdık ve sevdiğim yüzlerdi. Yoochun ile Han Ji Min sevmek normalde, benim için kötü olan Lee Tae Sung ve Jung Yoo Mi'nin sevdiğim yüzlerden olmasıydı. Çünkü dizideki rolleri gereği ikisininde sevilecek tek bir yanı yok bildiğiniz gibi.

           Öncelikle Yoochun'u övmek istiyorum biraz. Kendisinin oyunculuk performansını ilk Sungkyunkwan Scandal'da izlemiştik ve (en azından ben) çok başarılı bulmuştuk (buldum yani:)). Yoochun'u biraz kez daha takdir ettim burada. Hatta "helal sana" nidaları attım yeri geldi izlerken oyunculuğu karşısında.:)) SKK Scandal sevgimden mi bilmiyorum ama tarihi adamı oynamak çok yakışıyor canım. O ciddiyetinin altındaki şebelek tavırlar Yoochun'a çok yakışmış. Rolünün hakkını vermiş, rolü kendine yakıştırmış. Hemen Yoochun'a seslenmek istiyorum burada " Bu yolda devam etmelisin, Yoochun ssi fighting!! Her yıl bir dizi yapmaya devam et lütfen, sana güveniyoruz, romantik komedi olsun yanlız." Çok duydu, dimi?:D
          Han Ji Min ise sevdiğim sayılı bayan oyunculardandır. Dae Jang Geum, Capital Scandal, Yi San gibi birbirinden başarılı ve sevilen dizilerle karşmıza çıktı.
          Lee Tae Sung kötü adam hemde köküne kadar kötüyü oynasada ben onu Playful Kiss ve 9 End 2 Outs dizilerinden seviyordum.  Jung Yoo Mi ile Dong Yi de tanışmış ve sevmiştim kendisini ama burada herkes gibi bende boğmak, boğmak ve boğmak istedim. Yong Tae Moo ve Hong Se Na çifti kötüğünün suyunu çıkardı resmen.

          Diziyi tasarlarken "Atalarımızın şimdiki Seul'ü görse ne yaparlardı?" diye mi yola çıktılar bilmiyorum ama tarihten göçüp gelen dört adamım uyum sağmala dönemleri çok komikti. Çoha da yaverleri de çok sevimliydiler. Parmağı kesilince tuvaleti gelen ilkokul çocuğu gibi parmağı havada bekleyen velihat prens, arkaya binin deyince kamyon yerine koydukları otomobilin bagajına binen üç kafadar, yangın söndürücüye bulanmış 4 Chosonlu, trafik ışıkları gibi oradan buraya koşturan deliler gibi çeşitli uyum sağlama dönemleri beni çok eğlendirdi.
          Kocaman bir gürültü ile başlayınca dizi insan ne oluyor diye şaşırıyor önceleri. Tarihteki o sır perdesini kaldırmak için finale doğru inanılmaz bir merak uyanıyor içinizde ama ilerken o merakın yerine kalbinize bir aşk acısı çöküyor. Sizin olmayan ama çok derinlerden yaralayan...
          Senden hoşlanıyorum derken ki göz yaşları... Seni sevmemem gerekiyor ama ben kendime engel olamıyorum, püü benim duygularıma, böhüüüü diye haykırışların simgeleşmiş haliydi sanki. "Kıyamam sizee canlarım. Sizin kaderiniz birlikte olmak Allah böyle yazmış, değiştiremezsiniz. " cümlelerini kurduraca kadar çok sızlattı içimi izlerken. Yani resmen gerçekmiş gibi muamele edip, kendimi çok kaptırdım diziye. :D Hatta prensesin kötü bir insan olduğunu çözdüğünde şükürler etim Allah'a. Düşünün nasıl ciddiye aldığımı artık.:))
          20 bölüm olan dizi benim için de bir çok izleyici gibi aslında 19.da bitti. Hemde ne bitmek, bizde bittik resmen.:) Zaten Lee Gak zor bela kabul etmişti sevdiğini Park Ha'yı. Bir de böyle ayrılınca bizde kendimize gelemedik malesef bir süre. 19.bölüm beklediğim kayış koptu kısacası. Han Ji Min'den daha çok ağlamışımdır herhalde ben.:D "Kacima çohaa böhüüüüüüüü" eşliğinde tamamlamış oldum bölümü. Bu yazarlarda çok acımasız canım. Herhangi bir yerde, bir hayal gibi, rüya gibi ortadan kaybolacak korkusu yarattılar bize. Sonunda da en mutlu anlarında... ahhh diyecek kelime bulamıyor insan...


          20. bölüm olayı açıklığa kavuşturmak tatlı sona bağlamak içindi, biliyordum ama bekledğimden daha çok ağladım o bölümde de. Arka arkaya izlediğimden olsa gerek.:)) Son bölümdeki tüm komiklikler bile içimdeki acıyı silmeye yetmedi. Ve sormak istiyorum; son sahnedeki o çoha mıydı, Tae Yong muydu? ne kadar tatlı sona bağlamaya çalışırlarsa çalışınlar olmamış. Yani o çoha değil ki, sonuçta tüm anıları çoğa ile igili dimi?
Böhüüü diyerek tekrar ağlamaya başlayabilirim hemen.:))

         Dizinin sadece aşkı değil OSTları da bir o kadar güzel. Her dinlediğimde içimi yakıyor hala. Şimdi bir de Türkçe altyazısına baktım, ağlamaya ramak kaldı şarkı bitine kadar.:) Sözleri de diziye çok uygun. Baek Ji Young'un muhteşem sesi ile dinlediiğimiz After a Long Time şarkısının, erkek vokal Jo Eun 'ın söylediği After a Long Time 'ı ile birleştirilince bazı sahneler dizide beni çok etkiledi. Ali'nin söylediği Hurt ise başka bir güzellik. Mutlaka tavsiye ederim dinlemeyelere. Zaten diziyi izlediyseniz mutlaka dinlemişsinizdir ve büyük konuşuyorum sizde beğenmişsinizdir kesin.:)) Diğerleri de güzel ama bu üçünün yeri bende ayrı.
Bir de çok sevdiğim bir tema müziği var dizinin. Bu müziğin çaldığı sahneler ise çok eğlenceliydi.



          Sevdiğim bu güzel yanları haricinde beni hoşnut etmeyen noktalarda vardı tabiki. Örneğin;
* Park Ha'nın annesini bulmasını sakız gibi uzattılarda uzatlılar, içim daraldı. Gol bekleyen futbol holiganı gibi hissettim kendimi bir ara.
* Se Na'nın iyi tarafa geçmesi şimşek hızıyla oldu. Hiç samimi gelmedi bana.
* Tae Moon sonuna kadar her daim kötüydü tamamda hani bu adam kuzenini yanlışlıkla denize düşürmüştü, o noktada bir uyumsuzluk vardı gibi.
* Zenginlerde ne çok seviyor şu "squash "ı. 2005'de My Girl'de onu oynuyorlardı. Üstünden 7 yıl geçti hala aynı oyunu oynuyorlar. Bana fenalık geldi.:))
* Büyükanneleri koca çeneli, yargaracının tekiydi, ama ölünce de içim burkuldu. Ölmeseydi iyiydi çünkü bu noktada kötülüğün iyice suyu çıkmış oldu.

          Bu küçük rahatsız edici noktalar haricinde çok severek izlediğim güzel bir yapımdı. Uzun süredir böyle içli aşk izlememiş, ohh iyi oldu da izledim. Sizi Devdas kılıklar sizi, az ağlatmadınız bizi.:D

Adı: 옥탑방 왕세자 / Oktabbang Wangseja (Çatı katındaki Prens)
Bilinen Adları: Rooftop Prince, Attic Prince
Tür: Fantastik, Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 20
Yayınlandığı Kanal: SBS
Yayın Tarihleri: 21.03.2012 – 24.05.2012
Yayınlandığı Günler: Çarşamba – Perşembe 21:55




Oyuncular:

  • Park Yoo Chun / Lee Gak - Yong Tae Yong 

  • Han Ji Min / Park Ha - Bu Yong

  • Lee Tae Sung / Yong Tae Moo

  • Jung Yoo Mi / Hong Se Na - Hwa Yong 

  • Lee Min Ho / Song Man Bo

  • Choi Woo Shik / Do Chi San 


  • Jung Suk Won / Woo Yong Sul 





OST:
Part 1 / 2012.03.22
1.
Uzun zaman sonra 한참 지나서 - 백지영 / Baek Ji Young
2. Yara 상처 - 알리 / ALi
3.
Uzun zaman sonra 한참 지나서 (Enst.) V.A.
4.
Yara 상처 (Enst.) V.A. 

Part 2 / 2012.03.29
1. Mutlu Son 해피엔딩 - 박재범 Jay Park
2.
Yara 상처 (Enst.) V.A. 

Volume 1 / 2012.04.19
1.
Uzun Zaman Sonra 한참 지나서 - 백지영 / Baek Ji Young
2. Yara 상처 - 알리 / ALi
3. Mutlu Son 해피엔딩 - 박재범 Jay Park
4. Buyongji Gölü 부용지 연못 
5. Boş 빈

6. Çatı katındaki Prens옥탑방왕세자 
7. Sınırlı 4lü 쫄쫄이 4인방
8. Seul Gezisi 서울 나들이 

9. 금소화동숙
10. Bilmece 수수께끼 
11. Uzun zaman sonra 한참 지나서 (Enst.) V.A.
12.
Yara 상처 (Enst.) V.A. 
13.
Yara 상처 (Enst.) V.A.

Part 3 / 2012.04.27
1.
Uzun Zaman Sonra 한참 지나서 - 조은 / Jo Eun
2. Gökyüzü Altında Bile 어느 하늘 아래 있어도 -박기영 / Park Ki Young
3. Adante - 지인 / JEA:N
4. Zor Aşk 사랑은 어려워 - 트와일라잇 / Twilight
5. Parlamak 비춰줄께 - 길구봉구 / Gilgubonggu
6.
Uzun zaman sonra 한참 지나서 (Enst.) V.A.
7. Gökyüzü Altında Bile 어느 하늘 아래 있어도 -박기영 (Enst.) V.A.
8. Adante (Enst.) V.A.
9.
Zor Aşk 사랑은 어려워 (Enst.) V.A.
10.
Parlamak 비춰줄께 (Enst.) V.A. 

Şu çiçek bile uzunca bir süre içimi acıttı.:))
           Selamımızı da çaktıktan sonra bir diğer dizide bulaşmak üzere çingucanlar.

 

Tüm Mümin kardeşlerimin Ramazan'ı mübarek olsun bu arada.:))

13 Temmuz 2012 Cuma

Suju 6. Albüm: Sexy, Free & Single

          Kendimi gerçekten yaşlı hissediyorum artık. Hani Kore'de 선배 seonbae durumu var ya, işte kendimi o seonbae 'den hissediyorum, Suju sağ olsun. İlk çıkışı 2005 yılında yapan Super Junior 7 yıldır Kpop sektörünün en temel taşlarından biri oldu artık. Suju bile seonbae olmuşken artık, benim seonbae gibi hissetmem kaçılmaz oldu bu durumda.
         Ben Super Junior ile ilk karşılaştığımda 2010 yılı başlarıydı. 2009'da Sorry Sorry her yeri kavurmuş, çeşitli versiyonlar etrafa saçılmıştı. Bizim tanıştığımız o yıl 4. albüm Bonamana piyasaya çıktı. Kaç kez dinledim bilmiyorum çıkış parçasını. Albümü ise bir o kadar hatmetmişliğim var.:)) Güzel albümdür her şarkıyı severim neredeyse...
         Sonra geçen yaz SuJu 5. albüm müjdesi verdi. Albüm çıktı, beğenenler oldu, eleştirenler oldu ama sevdik dinledik sonuçta. Hatta ben büyük bir heyecanla takip etmiş, şu dandik yazımda düşüncelerimi bile paylaşmıştım kendimi tutamayıp.
          Şimdi ise Super Junior üyeleri başka bir albümle bizlerle. Onlar mı hızlı, zamanda mı hızlı, ben mi yavaşım bilmiyorum ama bu kadar çok albüm Suju'yu seonbae yaparken, bu kadar albüm gören bizlerde seonbae olduk en nihayetinde. :)) Neyse biz halimizden memnunuz gelsin albümler... Seviyorum ben Super Junior'ı ve şarkılarını...
          O zaman 6. Albümü hakkındaki duygularımı da aktarayım şuralara. (Zaten şu yazıyı yazma amacım bu da, bakalım uzadıkça ne kadar saçmalarım diye kontrol ediyorum kendimi.:))


          Bilen biliyor zor bir yıl geçirdiğim için Suju'nun albüm çıkardığımdan bile son dakika haberim oldu. Çift çift üyelerin fotoğrafları yayınlanmıştı. Ben hepsini bir anda gördüğüm için diğer ELF arkadaşlar gibi merak ve heyecan duygularına kapılmadım. Mitolojik tarzı öznel konseptleri olan üyelere küçük çocuk ve günümüzün en popülerinden oppacı ergen edası (Oppacı ergen demişken, oppalarından daha popüler oldular vallahi. Başımı nereye çevirsem onlarla ilgili yazı görüyorum.!?)
ile bakarsam şunları söylerim:
* Leeteuk oppa Mr.Simple'daki meçli ajummadan kokoş ajummaya geçiş yapmış:D
* Siwon da aynı falcılara benzememiş mi?
* Kangin boya küpüne düşmüş diye özetlenen makyaj yapmayı beceremeyen ve yüzüne gözüne bulaştıran balo maduru hissi uyandırırken...;
* Donghae sen ne masum ne sevimli bir namjasın yerim se.... öhöm ne diyordum.:))
* Yesung'un kafasına kuşlar yuva yapmış.
* Shindong'a boynuzları ile ilgi ilgili sıradan belden aşağı espriler yapardım Türk aklımla ama çok mitolojik olmuşsun diyip geçelim.
* Sungmin.... Sungmin ablaaaa... Bilmeyen kız der ama. Donghae ile Eunhyuk'un konsepti Romeo-Juliet miş ama bu konsepte Sungmin'de uygun olurdu bence.:))
* Hepiniz fark etmişsinizdir ki en normal Eunhyuk. :))
          Ben youtube'da teaser' yayınlandıktan birgün sonra öğrendim Suju'nun albüm yaptığını. O da sağ olsun Uzaktan Al Haberi sayesinde öğrendim, yoksa daha geç kalacaktım. Teşekkürlerimi bir borç bilirim.:))
Ve hemen koştum teasera.:))




          Bir kaç gün içinde çıkış şarkımızın klibi de bizlerle buluştu.




          Klip hakkında söyleyecek birşeyim yok. Bildiğiniz Suju kliplerinden. Kendilerini tekrar ettiklerini falan ima etmiyorum bence Suju'nun tarzı bu ve ben bu tarzı seviyorum. Napsınlar yani yeni çıkış yapanlar gibi  mik mik haraketler yaptıkları klipler mi yapsınlar. İstemem koca adam oldular bu yolda devam .:))
Yalnız klibi ilk izlerken Kangin'ın sırası geldiğinde "Aaa Kanginnn... " tepkileri ile yüzüme bir gülümseme oturdu, özlemişiz yahu Kangin'i.
          Şarkının sözlerine gelirsek türkçe altyazısı mevcut. İyi ki Korece'm çok iyi değil. Yoksa sözlerle ilgili saatlerce nutuk çekebilirdim. Ama çeviriyi ben yapmadığım için susuyorum. Çok özel sözleri olduğundan demiyorum ama Seksi, özgür ve bekar iyi bir adamım demeleri yetmezmiş gibi üyelerin sola söylediği kısımların gruba ve üyeler paylaştırımını beğendim. Misal Kangin'in sözleri...:)

Neyse çingular gelelim biz albümün diğer şarkılara.

2. From U
         Leeteuk oppanın şarkının başında ve sonunda geceleri radyoda şarkının üzerine şiir okuyan radyocular gibi olması her duyduğumda gülesimi getiriyor. He ne kadar şarkıyı ELF'mize adadık,sizi seviyorum gibi hoş sözler söylesede ilk duyduğum da bu kim bee falan olmuştum ben. Onun haricinde şarkıyı beğendim, baby-lady ne kadar klasik kafiye olayı da olsa sevdim şarkıyı. Zaten ELF'mize diyince sözleri de bir başka seviyorsunuz canım.:)) (Şarkının Türkçe altyazılı halini Youtube'da bulabilirsiniz.:))

3. Gulliver
           Gulliver'in gezileri kılıklı şarkımız ne yalan söyliyim bir tuhaf geldi bana. Çok da merak ediyorum ne anlatıyor şarkı, oturup çevişresim geldi. Bildiğimiz Gulliver'den bahsediyor olmaz değil mi?


4. Someday
          Slow hoş bir aşk şarkısı. İlk dinlediğimde sözlerinin güçlü olduğunu düşünmüştüm ki gerçekten öyleymiş.:)) Sevdim şarkıyı. Ama Suju dinlemin en eğlenceli yanlarından birini daha hatırladım bu şarkıda: Şarkıları ilk kez dinlerken hangisinin sesi diye tahmin etmek... Evet ben bir psikopatım, eğlencem bu. :D
(Şarkının Türkçe altyazılı halini Youtube'da bulabilirsiniz.:))

5. Now ve 6. Rockstar
          İki hareketli şarkı. Super Junior bunlara güzel koreografi yapar bence.:))


7. Bittersweet
          Kyuhyun'un o billur sesi ile başlayan ve biten bu güzel şarkıyı Yesung, Ryeowook, Sungmin 'in eşiliği ile birlikte severek dinledim. Yine sözlerini güçlü olduğunu düşündüğüm bir şarkı. Kıman kıman diye yalvarışlarından bu sonuca vardım.:))

8. Butterfly
          Bir açıdan bana 2NE1 şarkıları hatırlattı. Sevdim ben.:))

9. Daydream
          Hoş slow bir şarkı daha. Bunu da sevdim.:)

10. A Good Bye
          Hoş slow bir şarkıyken biraz hızlanıyor gibi bir his bırakıyor dinlerken... Biraz hızlandığındandır belki.:D
Ama ben bu şarkıyı nereden hatırlıyorum. Çok tanıdık geldi.:))

          Şimdilik albümüz 10 şarkıdan oluşuyor. Ama bu böyle kalmaz biliyoruz ki. Birkaç şarkı daha eklenir yakında ve bir albüm daha hortlatır Sujumuz. Ben bütün şarkıları sevdim. Bilmiyorum neden ama dinledikçe seviyorum. Suju dinlemeyi seviyorum.:))

         Bu arada yeni bir anket başlattım. Suju'nun en sevdiğiniz albümü? Sadece albümleri aldım, Single'ları bu işe karıştırırsam altından kalkamayız diye düşündüm. Malum 13 kişi ve 7 yıl...
Yoksa bende biliyorum 6 albümle sınırlı değil Super Junior...:))

8 Temmuz 2012 Pazar

Anime Dosyası: Ek Dosya: Working!! , Kyou Koi Wo Hajimemasu, 5 Centimeters Per Second

          Kore Günlükleri bitirmiş olduğu anime dosyalarına ek dosya ile devam ediyor.(!!??)  (Yani bu dosya bitmez...:D)
                  Working!!

          Wagnaria Restoranı çalışanlarının maceralarının anlatıldığı eğlenceli bir anime. Küçük şeylere ilgisinin sapıklık boyutuna erişmesine iki kalan Takanashi, erkek korkusu sayesinden gördüğü her erkeğe yumruk savuran Inami, kısa boyu yüzünden herkes tarfından ilkokul öğrencisi sanılan Taneshima, Yanki görünüşlü kibar Sato-san, gözünün Kyoko'dan başka kimseyi görmediği kalın kafalı Yachiyo, çevresindeki herkesi sırları ile avlayan Soma, kendine yeni bir anne baba arayan sakar, ortalık karıştırıcı Yamada, yemek yemekten başka birşey yapmayan yönetici Kyoko, süt almaya giderken kaybolan karısını arayan Oto-san ve tüm bunların yanında garip Takanashi ailesinin bayanları gibi birbirinden ilginç karakateri olan bir yapım.

          Anime 2 sezondan oluşuyor. İlk sezon Nisan - Haziran 2010 tarihleri arasından 13 bölüm olarak yayınlanmış. İkinci sezon bir yıl sonra Ekim - Aralık 2011 tarihleri arasından yine 13 bölüm olarak karşımıza çıkıyor. Tahmin edersiniz ki Working!! diğer animeler gibi bir mangadan uyarlanma. Mangası 2005 yılında başlamış ve hala devam etmekte.


          Ben ilk sezona göre ikinci sezonu daha çok sevdim. Bunda ikinci sezonun daha komik olmasının yanında, birinci sezonun karakterleri sevdirmesi yatıyor.
          Sözü daha fazla uzatmadan sizi izlemeye teşvik edecek giflerle baş başa bırakıyorum.:))
      

    

      

 (Gifler tabiki de alıntıdır.)

                 Kyou, Koi wo Hajimemasu


          Soyadları tesadüf eseri aynı olan sıra arkadaşlarının kavga ile başlayan aşk öyküsü.
          Anime, manga tanıtımı amaçlı olsa gerek (diğerlerinin amacı da o gerçi de neyse:D) 2 bölüm. 2010 yılında yayınlanan animenin mangası ise 2008 ve 2011 yılları arasında 15 cilt olarak yayınlanmış. Özet geçer tadında olduğu için olsa gerek ben pek özel birşey bulamadım animede. Belki ben özel birşeyler bulacak havamda değildim bilemiyorum. Ama izlerseniz de birşey kaybetmiş olmazsınız. 2 bölüm sonuçta.:))


            5 Centimeters Per Second
 
          2007 yılında yayınlanan 65 dakikalık anime film.
Bir erkeğin hayatının farklı dönemlerinde ilk aşkın etkisini anlatıyor.
Hoş bir hikayesi olmasıyla beraber yine benim gözümde çok özel bir hikaye olamadı. Çünkü konuyu okuduğumda öyle büyülenmiş bir anlatımla karşılaştım ki dolayısıyla beklentim yükseldi. Bu yüzden de özel gelememiş olabilir.

          Fakat şöyle bir sonuca varmaktan da kendimi alı koyamadım; "büyümek insanı anlamsızlaştırıyor." Tıpkı benim, bizlerin, animedeki baş karakterin hayatının büyüdükçe anlamsızlaştığı gibi. 

          Özellikle alttaki sahne anlamsızlaşan hayatın hüznünü, değerli olduğu geç fark edilen günlerin özlemi ile çok güzel yansıtıyor bence.:)) (İzlerseniz bu kız ne diyor anlarsınız.:))