Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

29 Kasım 2016 Salı

Bir İki Film...


          Selam çingular,
Ekonomik krizin baş göstermek için kendini zorladığı bugünlerde hayatın gıcıklığına inat iki film izleyelim diyoruz hepimiz değil mi?
Öyle ise bugün bir değişiklik yapalım ve 'K'ore Günlükleri'nden 'K'nin Günlükleri'ne geçelim ve sizlere bir iki Hint Filmi'nde bahsedeyim ne dersiniz? :)

Raanjhanaa

             YouTube da şarkı dinlerken Filmfare ödüllerine takıldı gözüm. Biraz müzik biraz performans biraz Shahrukh izleyip, arada iki de Ranbir süzeyim derken dikkatimi aslında
ödül kazanan filmler çekmeye başlamıştı bile.

            Böylece gözüme Danush'un filmi Raanjhanaa çarpmış oldu. Tollywood'un oyuncusu bir Bolly filmi çekmiş ve başrolünü de Anil Kapoor'un tatliş kızı Sonaam 'la paylaşmış. Çok filmini izledim.Sonaam'in, az filmi olmasına ragmen hemde😅 Khoobsurat filmini çok sevdiğimden, ödül töreninde Ranbir 'in sürekli Danush'a takıldığını görünce izlemek lazım bu filmi dedim. Fragmanlar da güzel gösteriyordu hani filmi.

           Çok bir beklenti yok... ben romantik komedi bekliyordum. Kızla çocuğun birbirini sevdiğimi engelleri aşarak kavuştuğu standart bir film bekliyordum.


-Spoiler-

          Herşey gayet standart başlamıştı da... Lise yıllarında aşık olan bir oğlan kızın peşinde koşar, kız yüz vermez, istemem yan cebine modunda... biraz naz biraz uğraş sonucu kız çocuğa evet der demez ne öğrensin. Oğlan yalancı, dinini saklıyor kızdan.
          Bir kaç hengame olay derken kız oğlanın herşeyini kabullenmişken -tamda beklendiği gibi- aileler öğrenir ve çocukları ayırıverirler...
          Herşey gayet beklenilen gibi değil mi?
Aradan yıllar geçer yollar tekrar kesişir. Oğlanın aşkını bekleyişi son bulur Paro'nun Devdas'ını bekleyişi gibi... ama kader aynı oyunu oynar ve kızın babası kızını başkası ile evlendirmek ister...

*Ağır spoi (okursanız filmi izleyemezsiniz ve filme yazık etmiş olursunuz gidin izleyin😉)-

          Danush tam bu noktada kızın aslında başkasını sevdiğini öğrenmesin mi? Küçük bir darbe almadm desem yalan olur bu noktada. Senelerce geçen bekleyiş adeta bir aldanışa dönüşür o an.
          Yine de romantik filmlere yakışır karakterimiz acısını kalbine gömer ve kızı sevdiği ile kavuşturma planlarına girişir. Bu da gayet beklediğimiz bir şey yine.
          Ama o da nesi romantik adam falso verip kızın evliliğini bozmasın mı?
Sevdiği kızın sevdiği adamın bir yalancı olduğunu tesadüfen öğrenen aşık oğlumuz soluğu kızın düğününde alır. Ve o da nesi iki seveni birbirinden ayırır. Düğün bozulur... kız hastanelik olur... oğlan komalık olur...
           Ailesi biricik oğlumuz der çocuklarını alıp memleketlerine döner. Az önceki küçük darbe içimde bir kat daha büyüdü tabi. Yine de Danush sevdiğini mutsuz, nefret dolu görmeye dayanamaz, kaçırır kızı sevdiği adamın yanına. Bu da gayet bekledigim birşey olur tabi...
           Sevdiğinin nefret dolu gözleriyle yolculuk yapan Danush sonunda sevdiğini sevdiceğine kavuşturacağı eve varır... Bizde deriz acılı aşıkla bu film biter...
           Ama o da nesi kızın sevdiceği bu ağır komaya dayanamayıp ölmesin mi?
Ya Allah... bu izleyici için hiç beklenmedik ve büyük bir darbe yaratıyor işte... 

          Buradan sonra filmin akışı keskin bir çizgi ile değişiyor ve aşkın yerini politika, bencilce kötülükler, nefret, suçluluk duygusu, kirli oyunlar ve on numara karakterli bir adam alıyor.

          Ama asıl darbe filmin sonunda geliyor...

          Suçluluk duygusu ile bir şeyleri telafi etmeye çalışan bir adamın ne kadar samimi ne kadar karakterli bir insan olduğunu görüyoruz, yetmiyor bu adam yine aşkı ile bitiriyor bu aşkı ile başlattığı filmi...

          Sevdiği kadının onu ölüme götürdüğünü bile bile, tuzağını bilmiyormuş numarası yaparak gidiyor ölüme...ve son cümlesi ile bitiyor film....
          Herşeyi bu kadın için yaptı... tekrar hasta yatağından bile bu kadın için kalkabilirdi. Ama o şansını kendi inanışına göre diğer hayatta kullanmayı karar verdi ve film bitti...

Okudunuz dimi ben bunu izlemem diyip... biii yazık ettiniz filme...
Öyle ise geçelim sıradaki filmimize...
Ek Villain


           Bu film ilk çıktığında sırf Ritesh Deshmukh hatırına izlemeliyim diye düşünmüş ama izlemeye fırsat bulamamıştım. (Kore dizisi izlemekten tabi.)

      Aradan abartmıyorum yıllar geçti ve nihayet bir gün filmin izlenme zamanı geldi. İzledim ama izlemesem de olurmuş ya. Ne bilim... bir kere Hint filmi izliyormuş gibi değildim. Sanki gerilimli bir vasat Hollywood filmi gibiydi. Bir seri katil ki bu seri katil benim canım Ritesh'im... işte zaten bulun bilincinle bir soğuyorsunuz için için filmden. Tabi oyuncuların değişik rollerde olması çok önemli çok güzel ama alışmışız bir Bolly tarzına yakıştıramıyorsun işte napalım. Sonra bir kötü adam, onu mafyalardan uzaklaştırıp hayatta döndüren kızımız çok klasik, her ne kadar kızı bir amansız hastalıkla vuralım,  biraz trajedi katalım dedilerse de yemedim ben ya olmamış. Vasat kalmış işte film. Sonunda bir o kadar klasik bana göre.... Ben düşünmeden gözüm kapalı yazarım o sonu. Özetle ben beğenmedim. Hee film akıcıydı evet ama Vay mükemmel diyemedim, denilmezdi de zaten. Filmin tek güzel yanı var ona şarkıları... Çok güzel... İzlediğime tek bir şey için pişman değilim. Bu şarkıları filmi izlemeseydim bu kadar sever miydim bilmiyorum. İzleyip izlemek sizin güzel niyetinize kalmış;)

Sanam Teri Kasam

           Uzun süredir içimde tuttuğum bir şeyi size itiraf etmek istiyorum yeri gelmişken: Herkesin ayıla bayıla izlediği Aashiqui 2 var ya ben pek beğenmedim. Gerçek hayattan bir kesit gibi olsa da çok da ruhumu dürtmedi ne bilim. Bu yüzden derim ki bana göre Sanam Teri Kasam Aashiqui 2 den kat be kat güzel, anlamlı, etkileyici... Baya baya ağlattı beni ki artık ben öyle herşeye ağlamayan bir insan oldum. Ama film baya içliydi Türkçe :D Şarkıları da Aashiqui kadar güzel... Belki film daha güzel olduğu için şarkıları bende bir tık daha farklı....
Örneğin; Main Teri Yaadon Mein şarkısı...
"Khamoshiyan hain khata meri / Tanhaiyan hai sazaa meri"
"Sessizlik hatam benim, Yanlızlık cezam benim." diyen bir şarkı nasıl anlamlı olmaz, nasıl güzel olmaz... Filme uyumu ise number one... 
Number One demişken Wikipedia diye yaptıklarını ilk etap saçma görünen ama ama küçücük cümlesi ile sahneye değil filmin geneline bağlanan "Koi nahi samjha yeh rishta jaaniye"  Hiç anlamadım bu ilişkiyi" cümlesi ile adamın aşk dolu gözlerine bakan farkındasız kızımız anlamlaştırıyor herşeyi aslında...

          Özetle demek istediğim sevdiği kızı içi yana yana başkasına veren bir adamın gücü kudreti,sabrı, aşkı, herşeyi güzeldi ya aramızda kalsın oğlan da pek güzeldi. ;) Kızın ailesine olan bağı, ailesinin onu hiçe sayan tutumu ve zavallı kızın makus kaderi... Bazılarımıza mutlu olmak yazılmıyor ne yazık ki...

O zaman ben kısaca diyorum ki izleyin...

Housefull 3



      Bilen bilir ben komedi seviyorum... Ve biri komedi dedi mi Bolly'de Akshay Kumar gelir aklıma. En sevdiğim komedi filmleri arasında Sing Is Kinng ve Housefull serileri gelir. Akshay Kumar benim için candır bu konuda... Bir diğer unutamadığım komedi Dostana iken, sevdiğim komedi oyuncularından biri Riteish Deshmukh iken, bu film benim bekleme listemde tavanlar yaptı özetle. Tek şikayetim bayan oyunculardı ki şikayetçi olunmayacak gibi değiller. Bu kadar cinsel içerikli bayan sevmiyorum ben arkadaş. Ama film tam komediydi. Ben sevdim. Şarkıları boş brişey beklemeyin. Ama Akshay, Ritesh, Abhish, üçlüsü izlenmeye değer eğlenmek için...:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder