Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

24 Ekim 2012 Çarşamba

I Do I Do



          Kim Suna unni ne zaman dizi yapsa içimde izleme istediği oluyor. The King 2 Hearts'ın son bölümlerinde yayınlanmaya başlayan fragmandan önce de diziyi izlemek istemiştim. Ama fragmanlarla daha merak eder oldum. Gerçi dizinin beklentileri karşılamadığını duydum ama yine de Kim Suna hatırına izlemeliyim diye düşündüm diziyi. Fashion King'deki her lafın altında kalan ezik Lee Ga Young karakterinden sonra Kim Suna gibi karşısındakinin ağzını payını verecek, kendini ezdirmeyen birini izleyip keyiflenme ihtiyacı sonucu diziyi izlemek için bir yığın nedenim oldu özetle.
          Çok birşey beklemediğimden olsa gerek dizi bana kendini sevdirdi. İtiraf etmeliyiz ki dizinin çok özel bir yanı yok aslında. Yani benim için olmazsa olmaz bir hikaye değil ama Kim Suna kendine yakışanı yine yapmış ve topluma verilmesi gereken mesajlarını veren bir diziye imza atmış.
          Hepimiz artık farkındayız ki Koreliler içkiyi seviyor, her zaman reklamı yapılıyor, bazen abartılıp övülüyor, hatta onlarda bir gelenek. Fakat dizi "Aslında içki sevdiğimiz kadar iyi birşey değil." düşüncesini topluma sunup, kendini modernleşmiş sanan Kore halkına "Aslında hala geri kafalıyız, aptal onurumuzu bencilliklerimiz ile donatıp bir cana tercih edebiliyoruz" diye mesajlar veriyor. Yani dizi bizim ülkemizde de bu yıl fazlası ile dikkat çekmiş konulardan biri olan kürtaj konusuna, romantik komedi başlığı altında değiniyor.
          Bu konu hakkında benimde fikirlerimi söylemem gerek yok sanırım. Kötü birşey olduğu, katillik olduğu aşikar. Bu tarz dizilerin televizyonda olmasını ise çok tasdik ettim. Sonuçta televizyon zamanında insanları bilinçlendirmekle işe başladı ama zamanla başkalarının hayatlarına müdahale eden, kötü örnek olan bir araç haline geldi. Bu yüzden toplumsal mesaj içeren yapımların televizyon için doğru tercih bence.:))
          Gerçi bence sapıkların yada seri katillerin olduğu diziler, filmlerde yapılmamalı. Çünkü bunlar kötü örnek teşkil eden toplumları zihinsel olarak etkileyerek kötülüklerin artmasına etken olan işler. Senin kendi tercihin izlemesenle olmuyor malesef. Siz izlemesiniz de istemesiz de çocuklar cahilliklerinden o tarz insanları örnek alıp, geleceğin katili, sapığı olabiliyor ne yazık ki. Allah korusun ama bunlar gerçek. Örneğin bizim ülkemiz bir dönem Küçük Emrah filmleri yüzünden kendine gelemedi. Benim teyzem hala "çayınıza ilaç atarlar, dikkatli olun" der. Nasıl psikolojisini bozduysa kadının filmler.:))
Neyse konu daha fazla toplumsal mesaja dönüşmeden diziye dönelim.:)
          Dizinin asıl konusu olan annelik ise doğru bir bakış açısı ile anlatılmış fikrimce. Özellikle "Neden 9 ay bekliyoruz?" sorusuna "Alışmak için..." cevabı ile daha da bir idrak ettim olayı.:) Çocuk sabihi olmak kesinlikle ağır bir sorumluluk. Büyüt, okut, doğru yetiştir, sağlıklı yetiştir vs. bir sürü zorluk. Düşündükçe insanın gözünde büyüyen bir sorumluluk ama dokuz ay boyunca öyle bir bağlanıyorsun ki bir ömür boyu o sorumluluğun zorluğuna düşünmeden katlanıyorsun. Onun uğruna herşeyle hiç korkmadan mücadele etmeyi öğreniyorsun. Benden bir parça, benim gibi biri daha... düşünceleri ile bir annenin çocuk sabihi olmak için geçirdiği süreçler anlatılıyor.

           Dediğim gibi dizi çok aman aman bir dizi değil. Diğer dizilerle örtüşen bir çok yani vardı. Örneğin; baş kararkterler bir açısından Baby Beauty Faced 'dekilere benziyordu. Doktor karakteri ise Greatest Love'ın hatırlattı. Yazar en son 2006 da bir dizi yazmış. 6 sene sonra yazdığı bazı numaralar bayat gelse de; buna rağmen ortalama hoş bir diziydi. Sıkıldığım yerlerde bile bir merak vardı içimde sonra ne olacak diye. Sanırım Kim Suna'dan kaynaklandı bu durum. Ne yapsa izlettiyor kendini.:) Gerçi beklediğim Kim Suna 'dan daha sessiz bir Suna vardı sonlara doğru ama en sevdiğim Kim Suna özelliği yerli yerindeydi. Karşısındaki onun azarlarken, aşağılamayı çalıştırken herşeyi tersine döndürüp karşısındakinin yerin dibine sokmayı yine becerdi.:))
Böyle görünen ve...

böyle konuşan Kim Sun Ah'yı seviyorum.:))



          Park Tae Kang karakteri ise 2012'nin en saftirik karakter adayı olarak ilk sıradan listeyi zorlar. Onun kadar safoş insan bulmak kolay değil bence drama dünyasında bile.:)) Eğlenceli, çocuksu tavırlarının yanında kendi çocuğuna başka bir baba bulan bir safoş oldu benim gözümde.:) Gerçi yakışıklılığı ile bir çok kişinin oppa listesini de zorlamıştır fikrimce.:))
          Safoş olduğu kadar, eğlenceli olduğu kadar da romantikti oğlumuz. Sorumluluk sahibi olmayı da öğrendi oğlumuz. Evlilik teklifi için hazırladıkları ise en güzel sahnelerden biriydi. Ben çok romantik olan şeyleri samimi bulmam ama onun hazırladıkları özel ve emek verilerek ortaya konulmuştu.:))
              Ama ben en çok bu halini beğendim hehe.:)
Taş gibi hatun dedikleri durum bu herhalde. (At gibi de olabilir tabii.:D)

          Dizinin 2. namjası ise ağır bir imaj altında olsa da Park Tae Kang kadar çatlattı bence. Arkasına kağıt yapıştırıp gezerken kafasına bir de çiçek takaydı artık doktor değil deli olarak anılacaktı çalıştığı hastanede.:))

          Fakat benim diğer diziyi beğenenlere göre benimseyemediğim tek nokta finali oldu. Ben pek anlayamadım çünkü finali. Rüya mıydı değil miydi, rüya ise neden diziye bir rüya ile son verildi? Bazı annelerin doğumdan kısa bir süre sonra rüyasında çocuklarının büyümüş hallerini gördüğünü duymuştum. Onu mu yansıtmak istemişler pek idrak edemedim. Ama diziyi sevenlerin finali çok beğendiğimi öğrendim. Anlasam bende beğenirdim belki. :))

          Anne olmakta kararsız kalan bayanlara çok yararı olacak bir dizi özetle. İzlettirin.:))


Adı: 아이두 아이두 / I Do, I Do
Tür: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 16
Yayınlandığı Kanal: MBC
Yayın Tarihleri: 30.05.2011 - 19.07.2011
Yayınlandığı Günler: Çarşamba - Perşembe 21:55

Oyuncular:
  • Kim Sun Ah / Hwang Ji An

  • Lee Jang Woo / Park Tae Kang

  • Park Gun Hyung / Jo Eun Sung

  • Im Soo Hyang / Yeom Na Ri 

OST:
Part1
01. Çiçeklerden güzel o kız 꽃보다 그녀 -
Yesung (Super Junior)
Part 2
01. Yapabilirim -
Park Ji Yoon
Part 3
01. Koşan adam 러닝맨 –
Lee Won Seok (Daybreak) 이원석 [데이브레이크]
Part 4
01. Beni arıyorsan 나였으면 -
Alex (알렉스) 
Part 5
01. İlk gibi 처음처럼
- EDEN (김태형)

9 yorum:

  1. Şimdiye kadar izlemediğim bir senaryosu var,merak ettim açıkcası :)) Önerin için sağol :)

    YanıtlaSil
  2. aslında diziyi pek merak etmedım acıkcası ama senin degındıgın su televizyon konusundq bende bıseyler soylemek isterım =) bırıncısı korelilerin bu icki merakını pek anlamıyorum simdiye kadar izledigim tüm dizilerinde bi sarhoş olma olayı var ve sanki insanları bunlara alıştırmaya calışıyolar gibi bide dedeign gibı televizyondaki şu kız hamile kalıp kurtaj olması fılan beni hasta ediyo bide ailelerde guya cok normal gibi kızlarını korumuyolar mı sinirlerim yayından cıkıyo... Üzgunum diziye yorum yapmadım ama boyle konuları icermesi cok iyi olmuş :) önerilerinin devamını dilerim arora..

    YanıtlaSil
  3. İşte beklediğim yazııı ^___^
    Kesinlikle izleyeceğim bir dizi , Kim Sun Ah sayesinde listeme giren bir dizi :D
    Konusunu da sevdim kulağa eğlenceli geliyor.
    Yazın yine çok güzeldi bloggerim çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  4. Sonunda geldi beklediğim yazı :) Beklediğime değiyor ama :D
    Bu dizinin zamanında yeni bölümlerini ne beklemiştim ama :D

    YanıtlaSil
  5. I watched that show and loved it!! That one has to be one of my favorite kdramas. All those pretty shoes, too! ;)

    YanıtlaSil
  6. <Arora yorumun için teşekkür ederim. :)
    Söylediklerinin her kelimesine katılıyorum.:))

    <Hilalcim beklettiğim için üzgünüm. Umarım izlediğinde beğenirsin. Ama beklentini yüksek tutma derim.:))

    <Özlem seni de beklettiğim için üzgünüm. Beklediğine değdiyse çok mutlu olurum ama.:))

    YanıtlaSil
  7. <Thank You Michelle. Nice shoes and nice drama.:)

    YanıtlaSil
  8. Hiç sorun değil canım bloggerrim ^____^
    Çünkü yazın fazlasıyla tatmin etti beni , güzel bi yazıydı yine teşekkürler :)

    YanıtlaSil