.label-size span { display: none !important; }

Bu Blogda Ara

Super Junior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Super Junior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2020 Pazar

15. Yılında 10 Yıllık Suju'm...

              6 Kasım 2020'de 15. yılını kutlayan Kore yapımları sever olmamda yoldaşım olan Super Junior 10. Yıl yazıma hoşgeldiniz sevgili çingular. 

            "Zaman inanılmaz hızlı akıyor"un en bariz örneklerinden biri benim için Super Junior. Onları ilk tanıdığım, sevdiğim, dinlemeye başladığım günler dün gibi. Ama üzerinden 10 yıl gibi upuzun bir zaman geçip gitti bile. 

Kpop ile hala çok yakın ilişkisi olmayan ben You're Beautiful dizisindeki Sorry Sorry parodisi ile tanışmış oldum ilk kez Suju ile. Genç yıllarımın enerji kaynağı oldular benim için. Hayat telaşından eski yakın takipliğim devam edemese de hala dinler, hala sever, hala değer veririm tüm üyelerine tek tek. Adeta beraber yaşlandığım insanlar oldular sanki. Aradan yıllarda geçse Siwon'u gördüğüm her anda içimden bir yerlerde sırıtan bir ergen çıkıyor ortaya sanki. Hafızam o günlere geri dönüyor tekrardan. 


15. yıl dönümlerini kutlamak için Yesung ve Leeteuk'un yazmış olduğu bu şarkıyı dinleyip tatlış klibi izleyince aklım bir kez daha o günlere kaydı işte. Siwon'un iç ısıtan gülümsemesi ile başlayan klip fanları eski günlere götürmek için yapılmış belli zaten. 

Super Junior'ın samimiyeti, sıcaklığı, üyelerin kendilerine has karakterleri, zorlandıkları yıllara, uzaklaşmak zorunda kalan üyelerine rağmen hala Super Junior adının yaşıyor, yaşatılıyor olması bence harika bir detay şu hayatta. 

Gecikmeli de olsa; 10. albümlerinde tekrar ELF ile buluşan SUJU; karantina günlerinde konser havasında çok harika bir klip sunmuş bizlere;

 

Şu seslerin güzelliğini, berraklığını ve uyumunu dinlemek yıllardan beri keyif aldığım değişmez rutlarımdan biri olması sanırım beni onlara bağlayan etken. Sadece dinlemeye bile bayıldığım şarkılarını artık anlıyor olabilmekte yılların bana kattığı en güzel hediye üstelik.

Piştikçe daha da lezzetlenen sesleri ve yıllara meydan okuyan arkadaşlıkları... Super Junior iyi ki varlar. Bir eğlence programında yaptıkları parodideki gibi dede olduklarında bile bir arada olup şarkı söyleyemeye devam ederler umarım. 

           Ama bana bu yazıyı yazdıran asıl mevzuyu sona sakladım çingular. 
 10. Albümün 2. şarkısı ve klibi olan Burn the Floor...  

 Çayda çıranın modern Super Junior versiyonu tarzındaki kareografileri, hele ki klibin ortasında yukarı kaldırılan let ışığın altından geçen üyeler ile bana adeta bizim kına gecelerini anımsattı. Eski günlerin hatırına bu duygumu sizlerde paylaşmak istediğim için hemen buraya koştum. :)

4 Mart 2019 Pazartesi

Mini Dramalardan Tavsiyeler Vol 3: Web Dramalar

          Yeni serimizin 3. devam postu ile beraberiz sevgili çingular....

Serimizin ilk bölümünü buradan, ikinci bölümünü şuradan okuyabilirsiniz.


EXO Next Door:

          Hayatta tesadüf diye bir şey var mıdır yoksa her şey kader midir? bilinmez ama bu seri yazılarımızın içinde hep EXO var ilginç ki...

          Oh! Boy serisini bilir misin TvN'in. Kesin biliyorsunuz. Yakışıklı yan komşu temalı dizilerimiz vardı ya hani... Flower Boy Ramyun Shop, Shut Up Flower Boy Band ve Flower Boys Next Door dizilerini bilmeyen yoktur eminim. İşte bu yan komşum çiçek oğlan temalı dizilerimiz TvN'in Oh!Boy serisinin bir parçası.
          Adı EXO Next Door olunca başta bu serinin bir parçasını olabileceğini düşündüm ben tüm cahilliğimle. Sonra kısacık bölümleriyle bir mini dizi olduğunu anlayıp hayal kırıklığına uğradım.
İzlerken çok eğlendim tabi ki. Mutlaka izlemenizi tavsiye edebileceğim, aşırı eğlendiğim bir yapım.

Bong Soon, A Cyborg In Love:



          Sırf Super Junior Kyunhyun için izlediğim bir mini drama. Gerçekten çok anlamsız ve sıkıcıydı. Verilmek istenen güzel mesajlar vardı ama bunu izleyiciye iletme başarısızdı. ... MSIP Kore İletişim Komisyonu destek olmuş bir de projeye. Ne sebeple, ne anlatmak istemiş kurum bilemiyorum.
           Konu olarak I'm A Robot dizisine benziyor sandım ben ilk bölümde. Kız insan çıkar umudum varken, başrolün kendi yaptığı robot olarak devam etti. Bilim kurgunun suyu çıkmıştı bence.
Bence izlemeseniz de olur. Oyunculuk yer yer 2.sınıftı yan karakterlerde, hikaye 3.-5. sınıfa kadar düştü, ben sevmedim hiç...



Ruby Ruby Love:

          Evden çıkmaya, topluma karışmaya korkan bir takı tasarımcısının sihirli bir yüzükle ile değişime uğrayarak kaybettiği özgüvene sahip oluşunu anlatırken, aşka açılan yelkenlerde mevcut. Çerezlik bir yapım. İzleyip izlememek sizin tercihiniz olsun. Ortalama 13 dakikalık 5 bölümlerden oluşan bir yapım. Sıkışık vaktinizde bir Kore Dizisi ihtiyacınız olduğunda izleyebilirsiniz belki de.


The Boy Next Door:



          Başrollerini Jang Ki Yong ve Choi Woo Shik beylerin paylaştığı inanılmaz komik bir web drama. Bu listedeki, belki de şuana kadar bu serideki en komik mini dizi. Mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Son dönemde türeyen cringe hikayelere benzeyen bölüm sonları ile acayip eğleneceksiniz. Ortalama 10-12 dakikalık süreleri olan 15 bölümden oluşuyor. Ama daha olsa da daha izlesem diyeceksiniz bitince.
          Birbirlerine komşu olan iki erkeğin, istemedikleri halde arkadaş oluşları ve sürekli yanlış anlaşılacak durumlara düşmelerini anlatan bir yapım. Bir webtoon uyarlaması aynı zamanda kendisi.
          Ben Jang Ki Yong için izlemek istemiştim. İyi ki izlemişim. Kesinlikle kaçırmayın derim. Bu çocuk çok iyi yerlere gelmeli. Umarım doğru projelerle buluşur...
          Ayrıca Abnormal Summit ile tandığımız Canadalı Guillaume Patry da komşulardan biri olmasını sevdim ben.

19 Şubat 2019 Salı

Mini Dramalardan Tavsiyeler Vol 2: Lotte Duty Free


          Güney Kore ile yakından uzaktan bir ilişkiniz varsa yani en az bir kaç dizi izleyip, Kpop'dan bir kaç idole hayranlık hissedebilirim noktasına geldiyseniz; mutlaka fark etmeden Lotte Duty Free ile karşılaşmışsınızdır.

O zaman Lotte Duty Free ne demek?

          Öncelikle Duty Free Alışveriş gümrüksüz alışveriş demek. Yani gittiğiniz hava alanında pasaportunuzu gösteriyorsunuz ve vergiden muaf bir şekilde alışverişinizi daha uygun fiyatlara yapabiliyorsunuz. Özellikle Asya Pazarında kozmetik ve güzellik kavramları ile kendini ön plana çıkarsa da Duty Free mağazalarında pek çok ürün çeşitliliği de bulmak mümkün.

          Lotte Duty Free ise Güney Kore'nin ulusal alanda en bilinen ve en çok kazanan Duty Free şirketi...
Lotte Grup'a ait şirketler zincirinin kollarından biri aslında. Japonlarla ortak olan Lotte Grup dizilerde gördüğümüz Chaebol 재벌 ailelerden kısaca. Her alanda bir işleri olduğu gibi 2017 yılında da vergi kaçırma gibi skandallara da karışmış bir şirket. Kaynak kıtlığı ve zaman yetersizliği gibi yan sebepleri ön plana alarak, uğraşmak istememe niyetimle beraber derinlemesine bir araştırma yapmadığım için konuyu burada kesiyorum ve asıl konumuza dönüyorum.

          Lotte Duty Free reklamları ile yıllardır benim dikkatimi çekmiş bir mecra. Dünya üzerinde hiç bir reklam onların ki kadar beni heyecanlandırmadı, beklenti içine sokmadı, meraklandırmadı desem abartmış olmam. Demem o ki reklamcılık alanında en başarılı şirket benim gözümde. Neden?
Dönemin en çok konuşulan, sevilen, takip edilen ünlülerini tek bir reklamda görmek mümkün çünkü. Pazarlama alanında çok başarılı bir yöntem işletmeci gözüyle baktığınızda. (Çaktırmasam da işletme mezunuyum ben. Chaebol 재벌 olmam eksik sadece...:D)


          Yukarıda gördüğünüz 25 dakikalık müzik videoları 2009-2014 yılları arasındaki Lotte Duty Free'nin reklam amaçlı oluşturduğu video kliplerin tamamı. 2 yılda bir konsept ile ilerleyen firma her yıl yeni ünlüleri kliplerine katarak zenginleştirmiş sizlerinde fark etmiş olduğunuz üzere.
Yıl 2015...
          Popülerliğini eskiden bir tık yukarı taşıyanlar ve onlara yetişen, kimileri geçen isimler listeye katılıyor ve yeni bir reklam müzik klibi ile beraber bizlerle oluyor Lotte Duty Free sayesinde.

Yıl 2016...
          İki yılda bir konseptli kliplerimiz olduğunu söylemiştik az önce. Bu yüzden bir yıl önceki müzik videosuna yeni popüler isimler katarak reklamını tekrarlıyor 2016'da firma.

          2016 yılında reklamlarına bir yeni seri daha katıyor Lotte Duty Free; Web Drama. İşte bu yazı serimde LDF'nin yer almasının nedeni de bu Web Dramalar.
Ortalama 10'ar dakikacık kadar kısa da olsalar, reklam amaçlı da olsalar, kadroları ile öyle dikkat çekici ki herkesin mutlaka izlemesini tavsiye edeceğim bir içerik türü.

          İlk web dramamızın adı 7 First Kisses.
Hiç sevgilisi olmamış resepiyonist kızımızın yaptığım bir iyilik sonrası 7 sihirli kart almasıyla başlayan romantik yolculuğu. Her kart yakışıklı bir oppayı temsil ederken, bildiğimiz klasik romantik hikayeler ile izleyiciyi bile heyecanlandırıyor. Bayanları kastediyorum. 
         Bu romantik hikayelerde; zengin kız fakir oğlan hikayesinden tutun, yakışıklı çekici müdür hikayesine, Kore dizilerinin klasiği olan noona aşkından, yan komşu oppa aşkına her türlü romantik hikaye mevcut dizimizde.
          Başrollerde Lee Jun Ki, Park Hae Jin, Ji Chang Wook, EXO Kai, 2 PM Taecyeon, Lee Jong Suk,  Lee Min Ho yer alırken; bu yakışıklıları seçme şansı Lee Cho Hee ssi'ye ait. Bu şansı ona veren isim ise Choi Ji Woo...

Siz olsaydınız hangisini seçerdiniz diye sormaktan geri alamıyorum kendimi.
 Ben Park Hae Jin'i seçerdim.:D En çok onun hikayesini sevdim çünkü.
En çok Ok Taecyoeon ile olan bölümde eğlendiğimi de söylemeden geçemeyeceğim.


           Lotte Duty Free Web Drama konseptiyle 2018 yılında bir reklam projesi daha sunuyor müşterilerine.

          Secret Queen Makers isimli mini dizi; yıllarca çirkin diye hor görülen kızımızın birbirinden yakışıklı güzellik melekleri ile bakımlı bir kadın haline gelmesi anlatılıyor. 

          Bir önceki projeden bu projede yer alan tek ünlü Lee Jun Ki. Kadromuz geçen yılın aksine oyuncu ağırlıklı değil Kpop ağırlıklı. 2 PM Chansung, Super Junior Leeteuk, Şarkıcı Hwang Chi Yeul, EXO Chanyeol, EXO Sehun'un meleği olduğu şanslı kişi ise bu yıl Go Won Hee ssi.



          "Reklam olsa da, dış görünüşün bu kadar sevilmesi rahatsız edici aslında. Çocuğun ben güzel teyzeleri severim demesindeki saygısızlık kibirlilik bu gençlik, insanlık nereye gidiyor sorusunu sordurmuyor mu kimseye. Benim çocuğum olsa eve gidince bir temiz dayak yerdi, çünkü bunu çocukken söyleyen ben olsam bir temiz dayak yerdim. Annemizden ne gördüysek o.:D
fikirleri aktı gitti beynimde izlerken yakışıklı oğlanların havasına kapılmaktan ziyade. Yaşlanıyor muyum ne?
          Bunun yanında güzelliğin özgüven ve bakımla insana geldiğini ifade etmeleri bence güzeldi. Yani herkes güzel olabilir kendine bakarsa. Kendine bakmak sanılanın aksine dar giyinmek, aşırı makyaj yapmak değil malesef. Bol da giyebilirsiniz, sade makyaj yapmak bence ağırlarından daha güzel. Önemli olan özgüvenli, özenli ve düzenli olmak bence.
           Beni en şaşırtan bölüm Hwang Chi Yeol ssi'nin olduğu bölümdü. Baktım nedense ağzım açık izliyorum Chanyeol ile ikisini. Nedenini bende anlamadım, anlayanları yorumlarda bekliyorum.:)

           Dediğim gibi Lotte Duty Free reklam yönetimi konusunda gerçekten çok başarılı ve iddialı bir pazarlama stratejisine sahip işletmeci gözüyle. Popüler olan kimseyi es geçiyor Güney Kore'de. 2018'in en son ki müzik videosu tahmin edin bakalım kimden?
Tabi ki şuanda tüm dünyada sevilen ve dinlenen, ödülleri toplayan BTS...


Wanna One dağılmak üzere kurulan bir grup olmasaydı 
eminim bu projenin içinde yer alırdı. 
Bakalım gelecek de;
 Wanna One üyelerini
 Lotte Duty Free reklamlarında görebilecek miyiz?

27 Ocak 2019 Pazar

Kariyer Bitiren Skandallar

          Güney Kore'de bir ünlüyseniz imajınız çok önemli. Saygılı olmak yetmez, çok çalışkan olmak yetmez. Bir iki saatlik uykularla köpek gibi çalıştığınızı bilirler. Ay yazık kıyamam, şirket nasıl eziyet ediyor derler. Ama 2 etkinlikte boy göstermese, ay saygısız, işine sahip çıkmayan, umursamaz, kaba diye etiket yerler. Napsın bu insanlar yahu, memnuniyetsiz yaratıklar dedirten saçmalıkları var netizenlerin. Hayranları onlardan ne istese yaparlar, onlardan iyisi olmaz. Ama bir kez kendi istediğini yapsa bitti hayatı. Hele ki bu kendi istediğini yapacağım derken bir skandala bulaştıysa ölse daha iyi duruma düşürürler insanı.
          Hele son zamanlarda öyle saçma bir cümle duydum ki;
"Biz bu idoller için para harcıyoruz, nasıl bizim paramızla sevgili yapıyorlar." 
Pardon?
Hepimiz böyle yaşamıyor muyuz?
Çalışıyoruz, iş verenlerimizden emeklerimiz karşılığı paramızı alıyoruz. Hatta kapitalist sistemde hak ettiğimizden az para alıyoruz. O para ile yaşıyoruz.
Yaşamak nedir?
Yemek, barınmak, aile kurmak.
İnsanlar önce doğar, sonra okur, sonra iş bulur, sonra evlenir aile kurar, değil mi? İdollerde insan olduğuna göre bu sırayı yaşamlarında niye bir sıkıntı olsun? mantığımın hiç bir anı kabul etmedi bunu.

            Kısacası ünlülerin belasıdır netizen yorumları. Bir anda en üstlere taşıyabileceği gibi bir anda en dibe de çekebilir. Patlayan skandallar, kendi yaptıkları hatalar, yada kurban gittikleri komplolar derken kariyeri yerin dibine geçen ünlülerleyiz bugün.

  • Super Junior Lee Sung Min; 1 Ocak 1986 doğumlu. 2014 yılında müzikal oyunucusu Kim Sa Eun ile evlendi. Ve çok büyük acıdır ki adeta kariyeri bitti. Evlenmek bir kariyerin bitmesine nasıl sebep olabilir, hele ki bir erkek için. Kore de biz de ataerkil toplumlarız. Yani erkeğin evin reyisi sayıldığı, geçimi sağlayacak bireyler olduğu toplumların parçasıyız. Bu adam çalışmazsa evini nasıl geçindirecek. ELF'e saygısızlık yapmış, bütün hayran mesajlarını silmiş. Bak sen.. adamı ne duruma getirdiniz, nasıl çıldırtınız da gözü döndü acaba? Sungmin senelerini verdiği grupta ne yazık ki boy gösteremiyor, solo geri dönüş yaptı yıllar sonra. Ama yine de başarıya ulaşamadı.
  • Super Junior Choi Si Won: Askerdeyken ailesine emanet ettiği köpeği bir komşusunu öldürdü.
Siwon gibi dini inancı olan bir insanın köpeği bir insanın ölmesine sebep oldu ve sebep olan da bir can onun için. Ölümün ne kadar acı bir şey olduğunu bilen bir insanım. Komşu için, komşusunun geri de kalan sevdikleri için, ailesi için o kadar üzüldüm ki... Çünkü ölüm başınıza gelmeden anlayamayacağız bir çaresizlik biçimi...
Ama ne yazık ki dünyanın kanunu acımasız. Kalanlar yaşamak zorunda. Siwon da yaşamak zorunda. Yaşamak için, hayatını ikame ettirebilmek için çalışmak zorunda her insan gibi. Neden hala netizenler tarafından istenmediğini anlamış değilim. İstenmemeyi bırakın, katil diyorlar, sanki çekip kendi vurmuş gibi. Napsın şimdi bu adam. Komşunun kanı yerde kalmasın diye köpeği mi çekip vursun. O zaman da katil diyeceksiniz. Siwon bu olaydan sonra promosyonlara katılamadı. KBS'in alt kanallarından birinde dizi kadrosuna dahil oldu ancak, katil etiketini üzerine yapıştırılmaya devam ediyor.
  • Super Junior Kangin: SuJu'nun skandal makinesi gözüyle bakılan Kangin, en çok kaşınanlardan biri ELF olarak itiraf ediyorum. Gençliktir hata yapar dediler, askere giden ilk üye oldu. O günden sonra kendini topar diye düşünen tüm hayranlara inat, yine benzer sebeplerle skandallara karıştı Kangin. Ve istenmeyen gruptan atılsın diye kampanyalar başlatılan bir üye haline geldi. 
  • Kim Hyun Joong: SS501 lideri. Herkes onu Boys Over Flowers ile acayip sevdi. Dördüncü boyuttu, liderimizdi, kafası diğerlerinden yani normal standartlardan farklı çalışan bir insandı. Yetenekliydi de, herkes çok seviyordu, yere göğe sığdıramıyordu. Grubunu koruyamayan bir lider olarak çokça eleştirirdi. Yine de solo da başarılı oldu. Ta ki; hayatını bitiren skandala karışana kadar. İnsanları ikiye ayıran şaibeli bir skandal. Çocuğu oldu Kim Hyun Joong'un. Herkesin prensi adam bir anda yapılan suçlamalarla adi, kadınlara şiddet uygulayan, kendi çocuğunu reddeden, düşük yapmasına sebep olan bir katile dönüştü. Kadının yaptığı da sanki Kim Hyun Joong'un hayatını bitirmek için gibiydi, tuzak gibiydi. Kadında masum değildi, Hyun Joong'un da değildi. Olan masum bir çocuğa oldu. Tabi prens de tüm yeteneklerine rağmen, vasıfsız bir köle sınıfına sürülmüş oldu. Yıllarca davalarla kendini temizlemeye çalıştı. Davalarda sonunda kazanan taraf oldu. Ama nezitenler etiketledi bir kere onu. Geri dönüş yapmak için uğraşsa da hüsrana uğrayıp duruyor Kore'de. Japonya yada diğer ülkelerde başarılı olsa da Kore kariyerinin eskiye dönmesi çok zor. Triple S'in yıllardır beklediği SS501 geri dönüşü de sırf bu imaj yüzünden imkansızlaşıyor.
  • Park Yoo Chun: Herkesin sevdiği şebelek isimlerdi Yoochun. SM'den ayrıldıklarında hayranlarından destek alarak, ayakta dimdik duran nadir isimlerdendi. Oyunculuk konusunda pek çoğumuzun takdirini kazandı. Yıldızı pırıl pırıl parlıyordu. Şimdi adının yanında iğrenç bir etiket var. Tuvalet.

Yaptığı hata kocamandı, bir de düştüğü bataklıktan çıkayım diye yanlış çırpınışlarda bulununca, geri dönüşü başarısızlığa uğrayacak bir isim gibi duruyor Park Yoochun şimdiden. Uzunca bir süre bu etiketten kurtulamayacak gibi... Üzücü ama savunulabilecek bir taraf da yok ne yazık ki... Sonuçta herkesin kendi hayatı, kim bilir yakalanmayanlar ne haltlar yiyor nereden bileceğiz. Üstelik bize ne bir yerden sonra. Ben güzelse şarkılarını dinler, dizileri güzelse izlerim. Kişiliğinden bana ne, deyip geçmez gerekmez mi? Bilemiyorum. Diyemiyoruz işte. Kötü olduklarını öğrenmek hayal kırıklığına uğrattı çünkü bizleri.
  • Park Shi Hoo: The Princess' Man dizisi ile yıldızı bir anda parlayan bir isim. Aldığı ödüller sayısızdı o yıl adeta. Herkes seviyordu, el üstünde taşıyordu. Bir sonraki projesi heyecanla bekleniyordu. Cheongdamdong Alice çok başarılı bir yapım olmasa da standart sınırında kalsa da Park Si Hoo'nun oyunculuğu çok beğenildi. Yıldızı parlamaya devam ediyordu. Çok iyi işler yapacak bu adam beklentisi varken, bir anda yerin dibini gördü. Adı tecavüz skandalına karıştı. Hukuksal açıdan kendisini temize çıkarmış olsa da bu etiket üzerinden uzunca bir süre kalkmayacak gibi. 2017'de My Golden Life dizisinin başarısından sonra bir adım ileri atmış olsa da, drama dünyasına geri dönmüş olsa da nezitenler bu skandalı hala gündeme getiriyor. 
  • Big Bang T.O.P: YG Entertainment'in dünya çapında tanınan, ödüller alan, sayısız başarılı olan, yılların grubu BigBang. Yıllar boyuncu doğru yanlış bir çok skandala karıştı. Hepsi konuşuldu, konuşuldu, yeni başarılarla tarihe karışıp gitti. 

Ama bu sefer ki sorun çok daha büyük patladı. Uyuşturucu skandalı en çok T.O.P'ye zarar verdi. Şuan üyeleri askerde olan grubu gelecekte nelerin beklediğini merakla beklenmekte.
  • Enes Kaya: Abnormal Summit programı ile popüleritesi pırıl pırıl parlayan bir isim oldu Enes Kaya. 
Büyük umutlar oluşturan bir isimdi aynı zamanda Türk Fanlar içinde. Korelilerde çok seviyordu onu. Ta ki kariyerini bitiren o skandal patlayana kadar. Eşini aldatan ahlaksız adam olarak etiketlendi ve bir anda dibi gördü Enes Kaya. Çizdiği imaj yerle bir olurken, herkes kandırıldığı gerekçesiyle nefret yorumları yazarak sildiler bir anda Enes Kaya'yı.

          Daha hayat bitiren nice skandalları vardır Güney Kore'nin. Ama benim bildiğim yada unutamadıklarım, sürekli karşıma çıkıp göz çıkaranlar bunlar. Hepsinin ortak özelliği ise popüleritesi tavan yapmış olduğu o anda yere çakılmış olmaları.

          Beni ilgilendiren kısmı ise netizenlerin acımasızlığı. Herkes insan ve hata yapar mantığı ne yazık ki bu insanlarda yok. Bir insan yanlışlıkla, istemeden adamda öldürebilir.
Yada isteyerek vergi kaçırıp başkalarının hakkına da girebilir. (Burada yazmamış olsam da örnekleri ve kariyerleri alt üst olan isimler var.)

Ama pişmanlık, hata olduğunu kabul edip doğru yoldan gidebilmesi için herkesin 2. bir şansa ihtiyacı olduğunu düşünmekteyim. Ne yazık ki netizenler bu şansı bir zamanlar çok sevdikleri bu insanlara tanımıyor. O zaman düşünüyorsunuz işte, her sevgi göründüğü kadar samimi olmayabilir, sahte de olabilir.

Yanlış anlaşılmasın bu adamları savunmak için yazmadım bu yazıyı.
 Hatalı yada değillerdir beni çok da ilgilendirmez. 
Ama emek harcayarak geldikleri yerlerden bir anda kovulmaları, üzüldüm sadece empati yaparak. Belki onlar kendi elleriyle yıktı hata yaparak bunları,
belki de komploya kurban gittiler kim bilir...

25 Nisan 2018 Çarşamba

Super Junior İyi Ki Varlar...

Selam sevgili çingular görüşmeyeli nasıl keyifleriniz?

Hayatlarımızın fesatlıklarla işgal edilmeye çalışıldığı zaman dilimine bir sırtımızı dönelim dedirten canım SuJu'm için karşınızdayım yine ben.

K-Pop 'un en önemli yapı taşlarından biri olan canımız hayat enerjimiz Super Junior'umuz geri döndü.

Dönmüş yani...

Hatta öyle bir dönmüş ki Latin Amerika tarzı ile dünyaya açılmış.

Fanlar için heyecanlı bekleyiş etkinlikleri düzenlenmiş gün gün üyelerin seslerinden şarkı özetleri geçilerek hemde.

Peki tüm bunlar olurken 8 yıllık ELF ben neredeydim peki? Tabiki işte... yaşlanmak böyle birşey işte. Hayatın telaşından mutluluk kaynaklarımızı bile unutuyoruz.

O zaman varın bu yaşlı teyzeniz (yaş 27) biraz gençliğine dönsün ve Siwon'una sulansın. 


İşte klibimiz bu. Muhtemelen izlediniz de yine de sayfamda dursun diye koydum ben.

Latin Amerika tarzıymış anlamam ben öncelikle onu söylemek isterim. Klipteki kıyafetlere hadi bir şekilde gönül katlandı da performanslarında giydikleri beni benden aldı. Şu adamları çirkinleştirince ne geçiyor arkadaş elinize.

Hele Siwon'um hangi akılsız yine senin saçını sarıya boyadı.Uyma şu vicdansıza kıskanıyor aşkım senin siyah lepiska saçlarını... O deri pantolon o üzerindeki yazlıkçı kokoş teyze bozması gömlek vari şey nedir gözünü kaşını ayrı sevdiğim. Yakışıyor mu senin gibi karizmatik adama böyle şeyler yapma ne olur kafana taşla mı vuruyorlar canımın içini senin. Sağlam kafa ile yapılacak tarz değil çünkü bu...

Hepsini geçtim o hatun nasıl Siwon'umu merdiven olarak kullanır. Ekranın içine girip onun o bacaklarını kırasım geldi. 

Tüm bunlar ne demek oluyor biliyor musunuz çingular... Bir anda ergenliğe geri döndüm utanarak söylüyorum ki. Ama bu bana iyi geldi. Herşeyi tüm olgunlukları bir kenara bırakıp biraz çocuklaşmak lazımmış. Yine yüreğim yanarken bu yaşta bile SuJu'm beni eğlendirdi, mutluluk kaynaklarım tabirimi hak ettiklerini bir kez daha kanıtladılar yıllar sonra bana.

Tabi yıllar sadece beni değil onları da yaşlandırmış. Heechul oppamız ameliyat geçirmiş, geçmişteki kaza hala yakasını bırakmamış ve performanslara katılamayacakmış. Keşke kenarda otursaydı klipteki gibi de onun o gül yüzünü göreydik. Yoksa hiç problem... sağlıklı olsun bize yeter.

Şarkının İspanyolca içerikli olduğunu ilk dinlediğimde anlayacak kadar kültürlüymüşüm çok şükür...
Ama acaba ben bu şarkıyı bir kaç gün önce radyoda duydum mu hissi dürtükledi beni bakalım deneyeceğim yarın iş yerinde... Şayet radyolarda çalınıyorsa bu biz Türk fanlar için büyük nimet benden söylemesi....
SuJu'muz yurt dışı konserleri ile de çok güzel başarılar elde etmiş. İşte  o konserlerde birinde yaşanan komik bir hikaye ile yazımı sonladırıyorum.
Bana kalsa C.N.Blue Yong Hwa'nın hikayeyi anlatışı komik sadece. Yoksa ben şu batı kültürüne acayip kılım. 

DipNot: Bu arada şarkının sözleri yani iması bizim kültüre göre biraz müstescen yada bana göre öyle. Ben eski kafalı adamım. :))

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Geldi geldi...


          Geldi geldi gözümün nuru askerden geldi. 
SuJu üyeleri sıra sıra askere giderken ahh ahh Siwon'uma sıra geliyor diye içim sızlaya sızlaya gün sayarken sonunda Siwon'um askere gitti. İki koca yıl nasıl geçer dedim. İnstagramın da paylaştığı her fotosunu beğenilere boğmak istedim. Ama bir beğenme hakkı vardı🙈

         Öyle böyle derken hayat telaşında, kardeşimin "Siwon 'un askerde kafası kopacak " cümlesi eşliğinde beni sinire gark ederken (26 yaşında kazık  kadar kız-ben- niye bu sataşmayı ciddiye alıp sinir oluyorsam artık çocuk gibi
)  iki yıl geçti. Siwoncuğum nihayet askerden döndü. O yüzden değmeyin keyfime çingular. Sizlerlede bu mutlu haberi bir de ben paylaşayım dedim.

She was Pretty gibi şahane bir dizi ile asker yolcusu olan canım Siwon'um asker dönüşü ekranlarda gözümüzü şenlendirmeye hazırlanıyormuş üstelik. 
Ekim ayında dizilerini severek izlediğimiz TvN de bir diziye başlayacakmış gülen yüzüm. Hemi de uzun bir arada sonra dizinin başrolü olacak.
         Tabi bu güzel haberi hemen hiç de hoşuma gitmeyen bir ayrıntı ile gölgelemek istiyorum hüzünle.
Siwon'uma gıcık tipsiz Kang So Ra eşlik edecekmiş sanki Kore'de başka oyuncu kalmamış gibi...
Her neyse çok kötü de olsa izleyeceğim. Bu gözler her hafta Siwon görecek taze taze daha ne isterim. Kang So Ra'ymış, Park Shin Hye'imiş, Park Shi Yoon'muş ne fark eder... 
Düşündüm de
eder ya Park Shin Hye de kartoş Park Shi Yoon da olmasın ya, bir de onlar çıkmasın başıma.
İçimdeki canavarı uyandırmayalım dimi 

           Sıra sıra vatani borçlarını ödeyip gelen SuJu üyelerimiz kıdemli Kpopcular olarak yeni bir albüm de patlatmaya hazırlanıyor biz ELF ler için... heyecanla beklemedeyim... Albümün çıkış gününde buluşmak üzere sevgili çingular...

25 Mart 2014 Salı

Super Junior M - Swing

         Günler sonra kendim olabildiğim bir an ile karşı karşı bulunmaktayım sevgili çingular... Bu heyecanımı hemen sizinle paylaşmak istedim.
          SuJu severlerin bildiği gibi Super Junior M 3. mini albümünü piyasaya sürdü yine acayip karizmatik SuJu-M üyelerini ile birlikte.

          Acayip karizma olmanın yanında acayip bir şebekliğe sahip olan üyelerimiz tadından yenilmez klipleri ile bizleri kendilerine bağlamaya devam ediyor. Onlarla zaman; sanki içinde kaybolduğum bir harikalar diyarı gibi. Her kapının ardından çıkan büyülü süprizlerle beni benden alıp kendi içlerine katıyorlar. Bu yabancı adamlar, dilini bile doğru düzgün anlayamadığım bu adamların samimiyetini nasıl bu kadar yakınımda hissediyorum hala anlamış değilim. Ama seviyorum onları."Yıllardır aynı tarzda, aynı şarkılarla ilerliyor" diyenlerin ağzına sünger tıkamak istiyorum. "Siz Suju'dan ne anlarsın bee" demek istiyorum en mahalle karısı halimle...:))

         Lafı fazla uzatmadan yakışıklı dolu ofis klibimize geçelim en iyisi çingular...



[MV] Super Junior-M - SWING (嘶吼) (CHN ver) [HD... paylaşan: svaensk



          Zhou Mi'nin ilk kez bir klipte bu kadar çok sırıttığını gördüm söylemeden geçemeyeceğim.:)





           Eunhyuk kaç yaşına gelirse gelsin, ne kadar erkeksi tavırlarla dolanırsa dolansın, şapkasını taktı mı bir anda gençleşiveriyor sanki, bir sevimli oluyor ki sormayın gitsin...


           Kyuhyun'un fotokopi düğmesini keşfettiği andaki mutluluğu... ahh yavrum kıyamam sana... Gel noona-na stajer ol, yardımcı olsun sana...

          Ryeowook'un saçlar aşırı dağınık olmuş, Siwon değilde o uykudan kalmış gibi.
 
          Ve Siwon demişken... her zaman gibi süper yakışıklı süper şekşi Siwon'um... Onu sevmeyeni öldürürüm, direk kendim-bizzat öldürürüm, ölsün bedduası ile falan uğraşmam...:D Gerçi bende seveni öldürebilme potansiyeli de yok değil ama içimdeki cadıyı durdurabilirim.:D
Bu arada Siwon'um... Maria kim? Kimlerle aldatıyorsun yine beni?



          Tema ofis ortamı olsa da girişte bir lise sırası havası yok değildi. Ama kazık kadar olmuş üyelerimize sexy, free, single ofis çalışanı olmak daha çok uyuyor artık.:)) Ah~ onlarla aynı ofiste çalışmak vardı beee... koşa koşa giderdim hergün işe...

          SuJu sayesinde Çince'ye de alıştık ya ne diyeyim. O kulağıma fare mızıltısı gibi gelen Çinçe ne kadar da farklı geliyor şimdi...

" Bazen ileriye doğru giderken kendimizi kaybederiz. Derin okyanusun dibine vuracak gibi olur kalbimiz. Bırak bu melodi alıp götürsün seni. Dans et benimle bu gece..." 

          Çinçe Japonca, İngilizce şarkılardan sonra bir gün Suju Türkçe bir şarkıda yapar mı acaba? Yapsa ne güzel olur, o güzel deşarj dolu enerjik şarkılardan birinin her kelimesini anlaya anlaya bağıra çağıra söyleyerek bizde kendimizi şarj edebilecek miyiz acaba birgün, bizi sürekli köstekleyen hayata inat... Bazı milletler de çok şanslı canım, Suju onların dilinden konuşuyor, onlara şarkı yapıyor. Biz; biri çevirsede öğrensek diye pusuya yatıyoruz sitelerde adeta. Yazık bize... Güzel acındırdım dimi kendimizi.:D
Neyse Allah razı olsun bizimde çok hızlı çevirmenlerimiz var, hemen Türkçe altyazısı çıkmış şarkının....:))

          Albümün diğer şarkılarını da dinledim, vakit kaybetmeden...
Ne diyebilirim ki hiç birini anlayamadım.:( Korece olsa bir iki cümle çakacağım ama Çinçe'de hiç yok arkadaş napak...
          Youtube'da bir kaç şarkının Türkçe çevirisi yapılmış galiba ama bende de Youtube açılmıyor iyi mi? piiiii

Özetle albüm bahane, anlamamak sıkıntı olsa da Suju izlemek şahane... Yeni albüm heyecanı yaşamak bir Elf olarak hissedilebilecek en güzel duygu... Onca iş-hayat stresine rağmen özlemişim kerataları... Seviyorum onları ama en çok da...


:D