.label-size span { display: none !important; }

Bu Blogda Ara

KDrama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KDrama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2025 Pazar

Heavenly Ever After


    
        2019 yılında The Light in Your Eyes dizisinde başrolleri paylaşan Kim Hye Ja ve Han Ji Min 2025 yılında Heavenly Ever After dizisi ile yeniden izleyici ile buluşuyor. Aynı yazarların kalemi ile ve aynı yönetmenin kadrajından üstelik. 

           Aslında bir de 2022 yılında Our Blues dizisinde aynı kadroda yer aldılar ama ben o diziyi, muhteşem kadrosuna rağmen izleme fırsatı bulamadım. 

           The Light in Your Eyes dizisi benim için özel dizilerden biridir. Durağan bir dizi kalmasının yanında çok şey anlatan bir dizidir bana göre. Fantastik türde başlayıp muhteşem bir final ile bitmiştir. Yine de durağanlığına katlanabilenler finalin tadını almış; bir çok izleyici yarı yolda bırakmıştır diziyi. 

İşte bu etki bende Heavenly Ever After izlememde en büyük sebep oldu söylemek isterim ki... Eğlenceli fragmanının da uyandırdığı izleme isteğinden biliyordum ki; bu dizi hayata dair güzel farkındalıklar anlatacak bana. 


            Geçirdiği talihsiz kaza sonucu genç yaşta yatağa bağlı kalan eşinin ve kendisinin geçimini sağlamak için tefeci olan bir teyzemizin ahiret hayatını konu alıyor dizimiz. 

            Öldüğü ilk anda kendini kendi bile cennete uygun bulmayan teyzemiz; korku dolu cehennem durağından sonra  cennetin kapısında alır tuttuğu soluğunu. Malum cennet bu zalim dünyadan sonra yaşayanların gözünde bir ödül yeri. Her şey istediğimiz gibi. Mutlak kurtuluş ve huzur...
2 basit soru sorarlar teyzemize.
1-Kiminle yaşamak istersin?
2-Kaç yaşında görünmek istersin?
     Hiç düşünmeden -annem gibi- eşiyle yaşamayı seçen teyzemiz, yaş kararına geldiğinde eşinin son zamanlarında yaptıkları bir konuşmayı hatırlar ve 80 yaşını seçer. Erkeklere güven olmaz sözünü belli ki unutmuştur. :)

    Eşinin evine hediye paketi yöntemi(!) ile jet hızında ulaştırılan teyzemiz; cennetin tek yaşlı üyesi olduğu hatasını, kocasını 30'larında görünce anlar. 

            Zaten dünya hayatında da huysuz olan 80'lik ninemiz huysuzluğun yasak olduğu cennette yanlışlıklar yaparak cehennem ehli olmak ile yüz yüze gelir bir anda. 


            Tamam konu gerçekten çok kritik ve saçma görünüyor kabul. 

Şöyle de bir giriş yapabilirdim. 

        Bilim var olan hiç bir şeyin yok olmadığını, değişip dönüştüğünü ama yok olmadığını kanıtlıyorken; 
ve dünyanın tek gerçeğinin ölüm olduğuna gözlerimizle şahit oluyorken; 
ya sonrası merakına açılan alternatif pencerelerden biri dizimizin teması: Cennet...

         Ölümden sonra ne isterdin konulu 50 kişilik bir anket yapsak; 50 farklı senaryo çıkarılabilecek bir yöntem tadında senaryo sanki. Gerçekliğin ne olduğunu bilmediğimiz varsayımlar silsilesi...
Kendi cevaplarınızla kendi senaryolarınızı yazabilirsiniz diyor belki senarist bize.
Ama sanki amacı; izlerken kendi hayatlarımızı mukayese edebilmemiz için çok yönlü anlamlar çıkarabilecek bir senaryo oluşturmak gibi...

               Çok fazla irdelemeden; mantık ve inanç doğrultusunda izlemez isek;
iç dünyamızda yeni ufuklar açabilir aslında yaşadığımız hayata dair. 

        Hayat zamanın akışında çok kısa. Ama yaşadıklarımız ve hissettiklerimizle uzun ve zorlu bir yolculuk. İnsan ömründe zaman; bir yaşam kaynağı aslında devam edebilmek için. Zamanın getirisi alışmak ve unutmak kavramları olmasa; dayanması çok güç hissiyatlar ile yaratılmışız gibi ço. 
¹
İnsanı insan yapan yaşadığı duygular sadece. 
Herkesin dili, inancı, kültürü, mitolojisi, anatomisi farklı iken duygular herkeste ortak. 
     Mutluluk, hüzün, umut, kırgınlık, bencillik, kıskançlık, vefa, merhamet, acımasızlık vs. her insanda her millette var olan bireysel kavramlar. Sadece hangi tarafı seçeceğimize karar veriyoruz belki de...

            Ve hayatlarımız sadece baktığımız pencerelerden ibaret belki de... Ne kadar çok zorlasak da kendimizi özümüzü kenara bırakıp başkasının gözünden bakamıyoruz yaşananlara... Kimileri kendini sevmiyor bu hayatta; kimileri kendi olmayı¹... Buna rağmen içgüdüsel midir nedir bilmem farkında olmadan insanın içinde hep bir ben var...

            İşte dizimiz gizem olgusunu türüne katarken; yaşanmış bir olayın herkesin penceresine nasıl sonuçlar getirdiğini izletiyor bize.
            Ortalara doğru sizi biraz sıkacak olsa da dizimiz bu gizem hikayesine duyduğumuz merakla ittire kaktıra izlettiriyor kendisini. 


Adı: 천국보다 아름다운 / Cheonkukboda Areumdawoon (Cennetten Daha Güzel)
Tür: Fantastik, komedi, dram 
Bölüm Sayısı: 12  
Yayınlandığı Kanal: JTBC
Yayın Tarihleri: 19/04/2025 -/ 25/05/2025 
Yayınlandığı Günler: Cumartesi-Pazar 22:30 


 Oyuncular:
  • Kim Hye Ja / Lee Hae Sook
  • Son Suk Goo / Go Nak Joon
  • Han Ji Min / Som
  • Lee Jung Eun / Lee Young Ae
  • Chun Ho Jin / Yönetici
  • Ryu Duk Hwan / Rahip

OST:
0. Heavenly Ever After 천국보다 아름다운 (Cennet Daha Güzel) - Lim Young Woong (임영웅)
1. Meant To Be 운명 (Kader) - Lee Moo Jin (이무진) 
2. Think of me (Beni Düşün) - Sam Ock (샘 옥) 
3. Reunion 재회 (Yeniden Kavuşma) - So Soo Bin (소수빈) 
4. Stay Happy 행복하자 (Mutlu Olalım) Je Hwi (제휘) 
5. For Your Happiness 나의 전부 (Her şeyim)-  OKDAL 
6. Half of Me 반쪽 (Yarım) - hwyl 
7. Heavy Love (Ağır Aşk) - Liz (리즈) / IVE 
8. The Carriage to Forever 영원마차 (Sonsuza Giden Araba) - 4BOUT (어바웃) 
9. As We Love Park Jung Eun (박정은) 
10. Ever After Yoon Chae Young (윤채영) 
11. Beyond Heaven Choi Jung In (최정인) 
12. Be With You Kim Yun Jung (김연정) 
13. Journey to Heaven Im Mi Hyun (임미현) 
14. Fading Star Ong Sung Eun (옹성은) 
15. Celestial Place Yoon Chae Young (윤채영) 
16. Heaven’s Magic Im Mi Hyun (임미현) 
17. Hold My Hand Ong Sung Eun (옹성은) 
18. Nice Try Yoon Chae Young (윤채영) 
19. Freeze! Shin Hyun Pil (신현필) 
20. Like We Used To Ong Sung Eun (옹성은) 
21. Freely Choi Jung In (최정인) 
22. Dear You Im Mi Hyun (임미현) 
23. By Your Side Choi Jung In (최정인) 
24. The Only Thing Yoon Chae Young (윤채영) 
25. Yama Kim Tae Sung (김태성), Choi Jung In (최정인) 
26. The Sixth Realm Choi Jung In (최정인) 
27. Inferno Yoon Chae Young (윤채영) 
28. Watch Out! Kim Yun Jung (김연정) 
29. Panic Shin Hyun Pil (신현필) 
30. No Mercy Im Mi Hyun (임미현) 
31. Last Judgement Park Jung Eun (박정은) 
32. Like The First Time Yoon Chae Young (윤채영) 
33. Silent Enigma Park Jung Eun (박정은) 
34. In Your Memory Yoon Chae Young (윤채영) 
35. Adorable Chaos Park Jung Eun (박정은) 
36. Showing Off Shin Hyun Pil (신현필) 
37. All Our Time Park Jung Eun (박정은) 
38. Happy Mistake Yoon Chae Young (윤채영) 
39. Oh My Heaven! Im Mi Hyun (임미현) 
40. Sparkle Park Jung Eun (박정은) 
41. Cuties Kim Yun Jung (김연정) 
42. Sunny Afternoon Yoon Chae Young (윤채영) 
43. Something Better For Us Shin Hyun Pil (신현필) 
44. Somewhere Back Then Yoon Chae Young (윤채영) 
45. Sweet Dreams Kim Yun Jung (김연정) 
46. Lost Kim Yun Jung (김연정) 
47. Missed Time Im Mi Hyun (임미현) 
48. The Promise Park Jung Eun (박정은) 
49. Be With You (str ver.) Kim Yun Jung (김연정) 
50. Once Again Choi Jung In (최정인)

-SPOİLER-

        Diziye ille de dini açıdan bakacağım derseniz; 
evet saçma ve kendi içerisinde çelişen çok şey var. 

        Senaryo yazılırken; "belli bir dinden etkilenmeyelim, 
herkesin farkı yönlerle inandığı tek bir tanrı var zaten" mantığı üzerine kurmaya çalışmışlar aslında hikayeyi.
Ama Hristiyanlık ön planda.
Az buçuk Budizm anılıyor ama Budizm de cennet cehennem kavramı yoktur aslında. 
Hristiyanlık'da da reenkarnasyon yok bildiğiniz gibi...
    Her şeyden biraz alıp "hangi dine inanıyorsan cennette de aynı yerden devam et" diye bir mesaj vererek,
iyiliğin ve kötülüğün ödüllendirip cezalandırıldığı bir sistemin mesajını vermek istemişler daha çok. 

           Bu kadar hassas bir konu üzerinden tema oturtmak çok doğru mu? bilemiyorum açıkça. 
Fakat son zamanlarda sosyal medya üzerinde gördüğüm üzere insanların din konusunda çok kafası karışmış ve her şey birbirine girmiş durumda zaten. İlahi dinlerin hepsinde kesin bir dille reddedilen reenkarnasyonun İslamiyet'de de olduğunu ileri süren bir kesim var hatta. Atıl ile batıl inanılmaz birbirine girmiş durumda zaten. Bence bu da ahir zamanın en kesin hali. Ama altını çiziyorum bence. 

        Dizimize dönersek tutarsızlıklar sadece ana hatlarda değil küçük ayrıntılarda da mevcut ne yazık ki...      Mesela başlarken dizi, dünya malı dünyada kaldı. Her şeyi kenara bırakırsan ancak Cennet'e gidebilirsin deniyordu. Sonradan halmoninin annesinden  nasıl oluyor düğün davetiyesi çıkıyor. Kaçak yolla mı sokmuş yani davetiyeyi?

        Dizinin en beğendiğim yanı; kesinlikle hayvan dostlarımız üzerinde fazlaca durmasıydı. Sahipleri ile aralarındaki bağdan tutun; kendisine zulmeden insanı bile cehennemde ateşten çıkaran köpüşün merhametine kadar fazlaca duygusal sahnelerdi benim yüreğimde...

27 Şubat 2025 Perşembe

Dikkatimi Çeken 2024 KDramalar - Bölüm 1

          Eskiden her doğum günü yazımızda yılın en iyi anketini düzenler, yılın en iyi dizilerini seçerdik. Bu yıl o anketi düzenleyemediğim için öyle bir imkanımızda olmuyor ne yazık ki. Öyle ise ben izlemeye çalıştığım 2024 dizilerinden bahsetmek istedim bir dublede olsa...



        2024 yılının başından sonundan bir şekilde, bir yerinde yayınlanan bu diziler dikkatimi çekip baktığım diziler oldu sevgili çingular. 

İçlerinden ne yazık ki sadece 4 tanesi bitirebildim. Tamamen benim tembelliğim ve boş vermişliğimden yoksa güzel yapımlar...


My Demon

    SBS'in 2024 sonunda başlayan ve 2025 yılının başında biten dizimiz, fantastik alanda akıcı ve merak uyandırıcı senaryosu ile derin bir gerçek aşk hikayesini anlatıyor. Bitirebildiğim dizilerin ilki kendisi. 

    İnsanları en çaresiz anlarında yakalayan kalpsiz şeytan; onların ruhunu satın alarak en çok arzu ettikleri şeye sahip olmalarını sağlıyor. Ama sadece bir süreliğine. En unuttukları beklenmedik anlarda karşılarına çıkıp canlarını alıyor. 

    Kalpsiz, soğuk, yıllardır insanları yoldan saptıran bu varlığın aşk ile değişen hallerinizi izliyoruz bölümler ilerledikçe evet. Ama ya onu bu hale getiren şey de aşk ise...

    Olay akışı ve senaryo genel hatlarını ile hiç şüphesiz başarılı bir yapım. Tabi ki bir KDrama olmanın verdiği gereksiz sahneleri, karakteri yok değil ne yazık ki. Bu da dizinin başarısını gözümde bir tık aşağıya çekti malesef...

Minak spoiler vermezsem içimde kalır. 

    Hepimizi parçalayan Goblin kül olma sahnesi burada da vardı ama bizi hiç etkileyemediler ne yazık ki. Çakma bir sahne gibi olmuştu adeta. 

    Dizide Jin Ga-Young karakteri resmen 2.sınıf KDrama 2.kadın karakterdi. O kadar saçmalamışlar ki onu yazarken bana fenalık geldi izlerken. "Bu dansçı kızı senaryoya kim, niye yazdı?" diye isyan ettim adeta. Senaryonun kalitesini bu karakter bozdu bence.

    Bulgasal dizisinde de efsanevi bir varlık tarafından kurtarılan nine abisi babası oğlu gibi görmüştü adamı. Jin Ga Young karakteri özellikle merhamet bağı ile de kurtarılmış da değildi. Resmen denk gelmişti. Bu yüzden kızın ona çocuk yaşta aşık olması çok saçmaydı, saplantıydı adeta. Saplantı haline getireceği bir durumda oluşmamış üstelik. 

Fakat başrollerin uyumu için senaryonun meraklandırıcı akışı hatrına bitirebildiğim dizi oldu.



The Story Park's Marriage Contract

MBC'nin 12 bölümlük dizisi bir webtoon uyarlaması...

        Hayatının en hüzünlü anında bilmeden zaman yolculuğu yapan Miss Park; kendini bir anda sözleşmeli bir evliliğin içinde bulur. Üstelik bu adam geldiği zamanda doyamadan kaybettiği kocasına çok benzemektedir. Yeni dünyayı bilmeyen Park Yeon-Woo uyum sağlayama çalışırken aslında zamanın sadece bir tekerrürden ibaret olduğunu keşfettiğinde bir şeyleri değiştirmek zorunda olduğu fark eder. 


Bitiremediğim dizilerden biri oldu ne yazık ki... 

Sevmediğimden değil de benim vakitsizliğimden kaldı yarım... 

Bir gün tamamlayacağım... OST'ları da çok beğendim üstelik...


Death's Game

    Bu diziyi bu yazıyı yazmak için bitirdim desem...

İlk bölümünü sadece 10 dk izleyip aa bu dizi çok şey anlatacak bunu daha sonra izlemeliyim diye yarım bırakıp bu yazıyı yazmaya karar verdiğim an mutlaka bitirmeliyim dediğim dizi. 

            Güney Kore'de TVNING platformunda yayınlanan, sonra Amazon Prime Video'ya satılan 8 bölümlük fantastik bir dizi. İlk 4 bölüm 2023 Aralık ayında yayınlanırken, kalan 4 bölüm  20 gün sonra 5 Ocak 2024'de yayınlanmıştır.

            Sıradan bir ailede dünyaya gelen Choi Yi Jae, başarılı parlak bir öğrenci iken yaşıtlarından bir adım önde başlayacağını sandığı hayata; karşısına çıkan bir talihsizlik sonucu kilometrelerce geride kalarak devam eder. Ancak gün gelir 7 yıl boyunca çabalayıp ilerlemeye çalışan başrolümüz, tüm dolmuşlukları ile intihar ederek bu karanlığa son vermek ister. 

             Fakat ölüm bir son değil başka bir başlangıcın izidir sadece. 

İntiharı ve içinde bulunduğu beyhude düşünceleri yüzünden ölümü kızdıran Choi Yi Jae cehennem ile birlikte 12 ölüm ile cezalandırılır. 12 kez başka hayatların bedenlerine giren ruhu; ya 12 kez ölümü yaşayarak sonsuz cehenneme gidecek yada o hayatları sürdürmek için elinden gelen çabayı göstermek zorunda kalacaktır. 

            Ne var ki her daim kendini akıllı sanan insan oğlunun aslında ne kadar cahil olduğunu anlaması gerekmektedir sadece. 

        Detayları ile birbirine bağlanan muhteşem bir senaryo örneği var karşımızda. Yine bir webtoon uyarlaması olduğunu belirtmek isterim hemen. Her bölümü merakla izliyorsunuz ve her bölüm her ölüm çok şey anlatıp çok şey düşündürüyor size. Oyuncularda çok başarılı performanslar koymuş ortaya. Takdir edilesi bir yapım. 

        Başımıza gelen her şey belki de bizim yüzümüzden, hayatlarımızı rezil hale getiren bizden başkası değil oysa ki. 

Ve intihar oranın bu kadar yüksek olduğu Güney Kore'de böyle bir dizi çok manidar, çok gerekli...

Mutlaka ama mutlaka izleyin derim. 

Spoileri ile başka bir yazı da mutlaka göreceğiz...


Queen Of Tears 

        2024'ün en çok dikkat çeken dizilerinden biri Queen of Tears. 

TvN'in 20 bölümlük dizisi aynı zamanda Netflix'de yayınlanarak bir çok ülkenin en çok izlediği diziler arasında yerini aldı. Hal böyle olunca bir KDrama Blogger'ı ola
rak bu diziyi izlemem gerektiğini düşündüm. Üstelik başrolleri Kim Soo Hyun ve Kim Ji Won paylaşıyordu. İki yeteneğini katlamış oyucunun uyumuna olan merak bile dizi severler için yeterli bir sebep. 

            Zengin kız fakir oğlan konulu dizimizde; Severek evlenen çiftimiz bazı sorunlardan ötürü evli çift hayatından ziyade iki yabancı hayatı sürmeye başlar. Evlilikleri -özellikle fakir taraf için- içinden çıkılamaz bir kabusa dönüşür. O kadar kararmıştır ki herşey; severek evlendiği karısının öleceği haberine sevinen hain bir kocaya bile dönüşmüştür adeta.

Çevresinde kötü niyetli insanlar yüzünden, çiftimiz birbirlerine duydukları sevgilerin farkına vardıklarında bile; kötülerin paraya duyduğu lanet bağ hayatlarına her zaman darbe vurmak için her daim kapının arkasında beklemektedir. 

         Yer yer komedi, yer yer drama bolca entrika içeren bir aşk senaryosu var karşımızda.

Crash Landing on You(tvN / 2019-2020), The Legend of the Blue Sea (SBS / 2016-2017), The Producers (KBS2 / 2015),My Love From the Star (SBS / 2013-2014) dizilerin senaristi olan Park Ji Eun ssi'nin eseri bir senaryo.

Dizi çok sevilmiş olmasına rağmen ben yarım bıraktım. 

Bir gün mutlaka döneceğimi düşünüyorum ama hangi gün bilmem... :)


Frankly Speaking

        JTBC'nin 12 bölümlük romantik-komedi dizilerinden biri. Dizinin Korece adı Sır Yok. 

Başrolünü Ko Kyoung Pyo ssinin üstlendiği diziyi; onun ekrana verdiği enerjiyi sevdiğim ve konuda kendimden bir parça bulduğum için izlemeye başladım.

        Başkarakterimiz Song Ki-Baek bir tv kanalında yükselmekte olan haber spikeridir. Sakin, uyumlu, diğerleri ile çok paylaşımda bulunmadığı stabil bir hayatı vardır. Bir gün geçirdiği bir kaza sonrasında asla yalan söylemez hale gelir.. Dahası aklında geçen her şeyi söylemesine de engel olamaz. Tüm hayatını alt üst eden bu durumdan kurtulmak için keşfettiği şalteri ile tatlı bir aşka yelken açmak ise kaderindeki en kaçınılmaz güzelliklerden biridir. 

        Dizimiz çerezlik bir yapım. Bitirmeme son bir bölüm kala bıraktığım gerçeğini saklamak istemiyorum sizden. Karakterin aklından geçen her şeyi pat pat insanların yüzüne söylediği anlar çok eğlenceliydi. Rahatsız eden durumlar karşısında tüm insanlar böyle davranabilse dünya çok daha güzel bir yer olurdu kesin. Ne yazık ki çoğumuz hayatlarımızı idame ettirebilmek için susmak zorunda kalıyoruz çoğu zaman. Cesaretimizi korkular yiyip tüketiyor bazen. 



Kendimi bulduğum noktaya gelirsek; hiç yalan söyleyemem ben. Hemen belli oluyor. 

Şu yaşıma geldim (34), git gide daha da belli eder oldum. 

Üstelik doğru söylemek başıma belalar açsa da rahat hissediyorum kendimi.

 Yapacak bir şey yok; dışlayan da var seven de... :)

Ama susmayı biliyorum hatta bazen tatsızlık çıkması diye gereğinden fazla susuyorum.

Kızıyorum sonra kendime, içinde kalıyor çünkü sustuklarım... :)


My Sweet Mobster 

JTBC'nin webtoon uyarlaması olan 16 bölüm eğlenceli romantik komedi dizisi. 

            Mayfa olmayı pek de sevmeyen ama doğduğun ev kaderindedir yolundaki poncik bir mafya babası ile çocuklar için yayınlar yapan bir youtuber ın aşkı. 

            Sert, korkulası bir adamın aşk ile yumuş yumuş olan hallerini izlemek çok keyifli. Çok eğlenerek izlediğim bir diziyken neden hala bitiremediğim bilmiyorum ama birgün bitirmek istediklerim arasında kesinlikle. 



Başrolümüz ses tonu çok iyi burada söylemeden geçmek istemiyorum. Çift olarak da çok uyumlular...


İlk bölümün sonuna gelmiş olduk böylece.

İçlerinde izlediğiniz yada bu yazıdan sonra izleme isteği uyandıran diziler var mı?

2. Bölümde görüşmek dileğiyle....


6 Mayıs 2022 Cuma

The K2

          Merhaba sevgili çingular;
Uzun bir aradan sonra KDrama incelemesi ile karşınızdayım.



2016 yılının TvN dizisi The K2.

            Ji Chang Wook Ssi'nin Empress Ki ile dikkatleri üzerine çekmesinin  ve Healer'daki aksiyonu ile yıldızının parlaması ardından gelen dizisi The K2. 
Aksiyon türünün yanına siyaseti katan dizimiz; politika denilen kirliliğin, düzenbazlığın perde arkalarını gösteriyor bizlere bir kez daha. İnanılmaz yakışıklı bir koruma ve birbirinden yetenekli kadrosu eşliğinde üstelik. 

            Para, güç, hırs, aç gözlülüğün siyaseti karalayan sorunlar olduğunu, kimsenin masum olmadığını, herkesin yalnızca kendi çıkarları peşinde koştuğu kirli dünyanın; başrol kadın karakterimizi de nasıl kirlettiğini izliyoruz aslında bölüm bölüm. "Ya dünya ne kadar da güvenilmez ve pis" dediğimiz, kötülere empati duyabildiğimiz ama buna rağmen yine de tasvip etmediğimiz başarılı bir duygu akışı var senaristin kaleminde. 

            Tabi bu başarıya eklenen abartılı ve mantıksız sahnelerin varlığı dizinin kalitesini bir kez daha düşünmemize sebep olmuyor değil yer yer. 

            Yine de oyuncuların yetenekleri uğruna kendini izlettiren bir yapım The K2. Tüm yeteneklerin yanında, bir de biz bayanlara görsel şölen sunan yakışıklı Ji Chang Wook profilinden bahsetmezsem olmaz. Adam başarılı bir oyuncu olmanın yanında o kadar yakışıklı çıkmış ki bazı sahneler; diziyi aksiyonu bırakıp Ji Chang Wook izliyorsunuz, abartısız söylüyorum. :) Kadınların üniforma, takım elbise gibi kıyafetlerden etkilendiğini duymuşsunuzdur. Bu dizide herkes koruma olduğu için her yer takım elbiseli. Bayanların aksiyon sevmesinin nedeni bu olabilir mi diye düşünmedim değil bir an.:)

          Dizimizi izlemekte hala geç kalmış olan varsa benim gibi; uyarmak isterim ki yazının buradan sonrası spoiler içerecek, bilginiz olsun. 

           Dizinin oyuncuları gerçekten sevdiğim ve yetenekli bulduğum isimler.

          Ji Chang Wook şi'ye eşik eden partnerleri Im Yoo Na'dan bahsedelim ilk olarak. Herkesin de dediği gibi gerçekten zayıf bir karakterdi. Karaktere o da pek oturamamış gibiydi. Konu mankeni gibiydi sanki bazen. Oyunculuğu mu zayıf yoksa karakterin zayıflığından kıza oyunculuk yapacak durum mu oluşmadı, bilemedim. 

           Anna; tüm karakterlerin ortak bir bağı, zayıflığı olsun, o da bu kız olsun denilen; sadece aksiyon siyaset yazarsak belki izlenmez, romantik sahnelerde koyalım, süper korumamız aşk da yaşasın diye yazılmış sahneleri olan pasif bir karakter değil mi zaten?

          Çok yere vurdum değil mi karakteri? Ama hak etti. Örneğin; kızın spot ışıkları ile sorunu olduğu halde  işe yaramayan ilaçlar içip, sahnede modellik yapması... Bariz fenalaşacağı belliydi. Kız kötü olsun, yakışıklı koruma sevgilisi de gelsin kıza sarılsın romantik an olsun diye yazılmış boş sahne. Çünkü o an o sahne asla bir yere bağlanmadı. Olmasa daha iyi olurdu kesinlikle. Çatıdaki buluşmaları yeteri kadar tatlıydı bence geceleri. 

          Sonra Je Ha'nın kıza aşık olma hızı... Ramen buldu diye çocuk gibi etrafında döne döne sevinen kıza mı aşık oluyor yani yakışıklı oğlanlar. Bundan sonra bende sevinirken etrafımda mal gibi döneyim bari, bakarsınız yakışıklı bir Ji Chang Wook düşürürüm ağıma...

          Bir çok yorum K2 kıza acıdı mı, korumak mı istedi, yoksa aşık mı oldu ayıramadık demiş, katılıyorum. Bende ayıramadım. Ama zaten adam yakışıklı acısa da olur diye mi düşündü acaba yazar.:)

          Şimdi sürekli yakışıklı yakışıklı diyip duruyorum, yanlış anlaşılmasın; oyunculuğunun önüne yakışıklılığı geçmemiş Ji Chang Wook'un. Performansı harika dizide. Aksiyon sahnelerini kendi çekmiş herşeyden önce. Çok çalışmış yakışıklımız, hakkını verelim. Hatta o yıl kablolu kanalda bölüm başına en çok kazanan oyuncu olmuş, 90 milyon won...

Ama itiraf etmeliyim ki: bu diziyi 31 yaşındaki ben değil de, çıktığı yıl 25 yaşındaki ben izlemiş olsaydı; bu fotoğraf ana ekranım olurdu kesinlikle, bir süre.


          Oysa aşk dedin mi Choi Yoo Jin derim ben The K2'da. 

          Kadın tam aşk kadını. Kötü kadın olmasına rağmen ben en çok onu sevdim, onu haklı buldum, onunla empati kurdum. 
           Sevdiği adam ile evlendiğini zanneden bir kadın; sadece kandırıldığını fark etmiş gün geldiğinde yazık. Gücü, parayı, ailesini sevdiği adam için fırlatıp atmış bu kadın; hiç sevgi görmemiş, hep kullanılmış yazık. Çevresinde binlerce insan varken gerçekte yapayalnızmış, kimseye güvenememiş, kimse onu gerçekten sevmemiş, yanında olmamış. Herkes her an saf değiştirip, sırtından vurabilir tetiğinde yaşamış yazık. Annesi aldatılmış, babasına yıllarca içerlemiş bu yüzden ve yetmemiş bir de babasının vicdansızlığı yüzünden bir dönüm noktası yaşayıp; kötülüğün esiri olmuş yazık.

            Tüm bu karanlığın içinde bir adam gelmiş; canını hiçe sayıp, onu öldürmeye geldiği yerde onu kurtarmış, yanında olmuş. En beklenmedik anında, en sıkışıp kaldığı yerde kurtarıcısı olmuş, belalarına bir şemsiye açmış onu korumak için. Şimdi o kadın nasıl o adama vurulmasın. Onu etkileyen ne yakışıklılık ne başkası. Hayatında ilk kez gördüğü samimiyet sadece. Birine güvenebilirim hissi...
            Ve bu sıcaklığın yumuş yumuş bir koyun değil de; onu şimdiki olduğu kendisinden başka yerlere, başka acılara sürükleyerek yiyip bitirecek bir kurt olduğunu bilmek... Bilse de sevmeye engel olamamak bir çeşit işkence aslında.

            Tüm bu duyguları ve daha fazlasını ekrana aktaran Song Yoon Ah şiyi ayakta alkışlıyorum. Böyle yetenekli bir oyuncu ile daha önce o kadar dizi izlemiş olmama rağmen nasıl karşılaşmamışım, hayret doğrusu. Kötüleri sevdiren oyuncular ve senaryolar Kore Dizileri'nin sevmemdeki en önemli etken. Bize bir şeyler öğretiyor bu insanlar her zaman. 

Dizi de herkes kötü idi ama hiç biri Choi Yoo Jin karakteri gibi sevgimizi de kazanamadı. Yine de Kim Gab Soo, Lee Jung Jin, Jo Sung Ha gibi çok sevdiğim saydığım oyuncuları; kötü rollerde de olsa izlemek benim için keyifliydi. Dizinin kadrosu dizinin en büyük artısıydı benim için. 


Adı: The K2
Tür: Melodram, Politika, Aksiyon
Bölüm Sayısı: 16
Yayınlandığı Kanal: TvN
Yayınlandığı Tarihler: 23/09/2016 - 12/11/2016
Yayınlandığı Günler: Cuma - Cumartesi 20:00

Oyuncular: 

  • Ji Chang Wook / K2 - Kim Je Ha
  • Song Yoon Ah / Choi Yoo Jin
  • Im Yoon Ah / Go Anna
  • Jo Sung Ha / Jang Se Joon
  • Kim Gab Soo / Park Kwan Soo
  • Lee Jung Jin / Choi Sung Won
  • Shin Dong Mi / Kim Dong Mi


1. The K2 Main Theme - Choi Chul Ho (최철호), Park Ah Reum (박아름)
2. Today Too -오늘도 Kim Bo Hyung / SPICA
3. Sometimes - 아주 가끔 Yoo Sung Eun
4. Amazing Grace - Yoona
5. Love you - Min Kyung Hoon / Buzz
6. As Time Stopped - 시간이 멈춘듯 Park Kwang Sun / Ulala Session
7. Anemone (Male Ver.) - J.A.N. (잔)
8. The Witch And The Girl - Choi Chul Ho (최철호), Oh Hye Joo (오혜주)
9. Mirror Mirror - Yang Sun Mi (양선미)
10. Wolf Knight - Yang Sun Mi (양선미)
11. When The Body Dies - Quando Corpus Morietur - Choi Chul Ho (최철호), Hong Dong Pyo
12. Wolf's Song - Yang Sun Mi (양선미)
13. Serenade - Yang Sun Mi (양선미)
14. Witching Hour - Choi Chul Ho (최철호), Oh Hye Joo (오혜주)
15. The Witch's Advice - Kim Min Young (김민영)
16. The Knight of the Rose - Der Rosenkavalier - Choi Chul Ho (최철호), Park Ah Reum (박아름)
17. Against the Odds - Oh Hye Joo (오혜주)
18. A Queen Of The Forest - Choi Chul Ho (최철호), Park Ah Reum (박아름)
19. Anna's Passionate - Anna's Appassionata - Park Ah Reum (박아름)
20. Anemone (Female Ver.) - Yang Sun Mi (양선미)


Aslında daha fazla spoiler içeriyordu bu yazı. 
Ama inanılmaz uzun oldu. 
Bugünlerde kimse uzun uzun yazılar okumuyor. 
Ben bile okuyamıyorum bazen. 😌 
Fakat yazmaya başladım mı da kendimi durduramıyorum malum
Öyle ise diğer kısmı başka bir yazıda paylaşmalıyım dedim.😊 
Dikkat!! tıkladığınız sayfada diziyi biraz gömmüş olabilirim.
Sinirlerimi oynatan saçma final bölümünden bol bol spoiler var çünkü.🙈. 

The K2: Saçma Sahneler...

          The K2 en saçma sahneler diye anket yapsam hangisi kazanır acaba? Kusursuz final bölümü baştan sona saçmaydı ama gelin biz dizinin geneline bakalım. 

 
       
*Cıbıldak korumaların yıkanırken dövüş becerilerini göstermelerinden daha saçma bir sahne yoktu aslında. İt dalaşlarını daha mantıklı bir yerde de yapabilirlerdi bence. 

          *K2'nun hanımefendiyi kurtarması inanılmaz aşık olunası bir sahne... Öyle bir anda o kadar yakışıklı adama aşık olmayacak kadının tercihi erkekler değildir herhalde. Ekran karşısında biz bile aşık olduk. Lakin polisler önce K2'yu arabandan çıkarıyor -ki kurtarma prosedürü her zaman çocuk-yaşlı-kadın şeklinde ilerler neyse- Onu çıkardıkları an araba mini minicik bir alev alıyor. K2'ya oyundaymışçasına bir can yüklemesi, kadını araçtan çıkarıyor, yetmiyor bir de arkadan alevlerden fışkıran bir egzoz takımı adama çarpıyor falan. Daha nasıl abartırız diye düşünmelerine gerek var mıydı bilmiyorum ama hadi o Ji Chang Wook yakışıklılığı, çekiciliği uğruna katlanalım. 

          *Süper Koruma K2'muz yaşadığı travmadan ötürü insanları öldüremiyor, tetiği çekemiyor bu yüzden zaten hanımefendi ile anlaşmaya yapıyor değil mi, vakti geldiğinde biri onun yerine tetiği çeksin diye. Lakin silahlı çatışmalarda kaç tane adam vurdu ben sayamadım. Diyeceksiniz ki hayati yerlerine ateş etmedi ki. Olabilir o zaman baş düşmanı milletvekilinin de hayati yerine vurmasaydı yaralasaydı adam kan kaybından ölseydi çok mu zordu. Odada yalnızlardı.
Tamam tamam, dizi bu, tabi ki böyle olacak. Şimdi bende mantık arama işini abartmayayım değil mi, dizinin kendini abarttığı yerler gibi. 
         
           *Kimsenin kimseye güvenmemesi gereken, zaten de güvenmediği dizide herkesin bombalı odaya koşarak çıkması, çıkarılması dizinin en büyük saçmalığıydı bence. 

En başta da dediğim gibi saçma bir final vardı karşımızda. Yani bu KDrama senaristleri son bölüm beyinlerini kenara bırakıp mi final yazıyorlar anlamış değilim.
Gereksiz dram için yapılmış bir sürü saçmalık vardı mesela. Yaralı halde o kadar darbe aldıktan sonra ölmeyen süper baş kahramanımızı nasıl yüceltir de bir yanda tabi...

           *Jss in başı adam güvenlik kamerası odasındaki adamları saçma bir şekilde oyalarken; kahve silmek dosya toplamak 5 saniye ama adamların içeri sızmasına izin verecek kadar dakikalar alıyor hadi yiyelim.

           Ölümlerden dönüp ameliyatlardan yeni gözünü açmış K2'nun yanına bir de bomba getiriyorlar ya... Karakterdeki kara bahtı sorgulamaktan vazgeçtim artık...
          Je Ha'nın hasta yatağından kalkıp bellek almaya gitme saçmalığına başlamadan önce saçlarının şekillendirmesini de görmezden gelemedim. Ama o yakışıklılığa ses de edemedim işte. 🙈

          Ama yakışıklık için görmezden gelemediğim saçmalıklar tam da o sahneden sonra başladı.
          Yaralı baş kahramanımız kızı kurtarmak için adamların arasına daldı, sürekli kan kaybetmeye devam etti, üstüne binlerce darbe daha aldı, yetmedi bir de başından kan kaybetmeye başladı. Ama o da yetmedi, süper hızda araba kullanıp kızı bombadan kurtarmaya güvenlik şirketine gitti. Halbuki kahramanlık peşinde koşmak yerine bomba patlayacak diye telefon edip haber verse olmazdı dimi? İlk öğrendiği o an 38 dk vardı bombanın patlamasına, arayıp haber versene millete, deli dana gibi araba süreceğine...
Ama bunlarda yetmedi kızı kurtarmak için bir daha dövüştü. 

          Ayrıca güçlü olduğu kadar tek zeki de bu. Her yeri kamera olan binada sadece K2'nun aklına kameralardan kızı bulmak geliyor. Kızı kötü adamlardan kurtardıktan sonra nihayet bayılması normalken, uyandıktan sonra ancak bomba patlayacak demesi...Tüm bu olanların arasında diğer insanlara bomba patlayacak diye haber vermek için binlerce fırsatı varken yine de kahramanlık peşinde olmak dizi yapmak demekse...

          Bir an K2 bombanın yanına çıktığında ümitlendim, bombayı imha edecek diye. Baktı baktı, olmaz dedi bıraktı. 

           O kadar yara alıp sapa sağlam kalan ameliyattan yeni uyanmış adam sonunda bacağına yediği bir kurşun ile bir şey yapamaz hale geldi ya sonunda bravo senarist. İtiraf et hadi. Son bölüm tıkandın 3 yaşındaki yeğenine falan yazdırdın dimi bu sahneleri...

           Oysa başkan adayı cibiliyetsiz baba; karısını arayıp herkese belleğin kendisinde olduğu söylemese, ortalığı karıştırmasa olaylar büyümeyecek kimse ölmeyecek ama...

          Hadi hepsini geçtim. Yahu adam ömür boyu kadının yanında olmamışsın zaten. Çöp adam kadar bu Koreli kadınlar zayıflıkta. Kendini onunla patlatacağına kucakla binin hep birlikte asansöre. Diyet ödemek için ölmek kolay yasa deneyin kadına. Niye terk ediyorsunuz hepiniz. Ne gereksiz dram. 

           Tabi en baştan o hıyar üvey kardeşin bombayı kapatmasını beklemek yerine biz bu bombayı geldiği yerden asansörden dışarı atalım demek hiç yoktu zaten.

           * Kızın kendisini kurtaran ustanın annesini öldürdüğünü hatırlamasından sonra hesap sormak yerine direk adamdan kaçmasına ne demeli? Amacının annesini öldüreni bulmak olduğu söyleyen kız nereye kayboldu. Demek ki kendi canı; annesini, kimin-neden öldürdüğünden daha önemliymiş.
            Hatta tüm olaylar bittikten sonra Usta vicdanını rahatlatmak için mahkemeye bile çıkmadı. Halbuki gücünü kaybetmekten korkan herkes zaten öldü. Flaştaki gizli bilgilerde açıklandı. Ülke sarsıldı. Pekala annesinin de ustanın mahkemesi ile itibari temizlenebilir, adalet tam anlamıyla yerini bulabilirdi. Olmamış final kısaca. 

          Herşeyi, herşeyi geçtim ama bari finalde gerçek adını söyleseydiniz. Bir isim mi uyduramadınız ya adını da temizledi işte sonunda. :)


5 Eylül 2021 Pazar

Flower The Evil

Bugün 2020'nin başarılı dizilerinden biri Flower The Evil ile birlikteyiz sevgili çingular. 


         Dizi ilk olarak dikkatimi çok iyi reytingler aldığında çekti. Herkes beklenmedik ve sürükleyici bir hikaye olduğundan bahsediyordu. Ama diziyi asıl izlememe sebep; Lee Joon Ki'nin dizinin son bölümünü okuduğunda gözlerinin dolduğunu söylemesiydi. Lee Joon Ki'yi yürekten üzen bu senaryo nedir diye merak ettim. Üstelik Lee Joon Ki gibi yetenekli bir aktörü izlemeyeli de uzun zaman olmuştu benim için. 
         Gerçekten bahsedildiği gibi akıcı, heyecan dorukta, gizem dolu bir senaryoydu. Gizemin yanında yürek dağlayan bir yanı vardı. Ama hepsinden önemlisi mükemmel bir Lee Joon Ki oyunculuğu vardı her sahnede. Her bölüm ayrı takdir ettim kendisini. Tam da ondan beklediğim performansı koymuştu ortaya. Karakterini ekrana çok güzel yansıttı. Bir çok oyuncunun harcı değildir bu başarı söylemek isterim ki. Zaten kendisi bu performansı ile ödülünü de aldı.
          Tabi ki diğer oyuncularda başarılı performansı ile diziye kalite kattılar elbette. Ama Kim Ji Hoon ssi 'de kariyerdeki en akıllıcı adımlardan birini atmış bence bu dizideki rolünü kabul ederek. Daha önce onu izlemediğim bir türde karakteri canlandırarak heyecanlı bir risk almış oldu kendi için. :)

         Damdan düşer gibi oyuncularımızı da övdüğüme göre dizinin konusundan ve verdiği mesajlardan bahsedelim o zaman. 

           Talihsiz iki kardeşin hikayesi aslında Flower the Evil. Gerilim dizisi olmasının yanında aslında bir psikoloji hikayesi aynı zamanda. Talihsiz ve hata yapan yaptıkça daha da dibe batan insanların kesişen kaderleri diye biliriz kısaca dizi için. 
          Babaları psikopat bir seri katil olan iki kardeşin yaşadığı kabus bir yanda, canlarının yıllar sonra tekrar tehlikeye girmesi bir diğer yanda... hikayemiz hayatlarını yeniden dağıtmak için evriliyor.
          Hikaye özünde çocukluk yıllarında psikolojik bir bozukluk olarak duygusuzluk teşhisi konulan bir adamın makus talihini anlatıyor. Senaristi bu noktada tebrik etmek istiyorum. Hastayı, hastalığı çok güzel anlatmış, işlemiş lakin en büyük alkış girişte de bahsettiğim gibi Lee Joon Ki ssi'nin. Nasıl güzel ekrana yansıtmış, nasılda o karakter olmuş. 
           Böyle bir durumdan mustarip olduğu yetmezmiş gibi bir de cinayet şüphesi ve seri katil babasının ortağı olduğu konusunda suçlanan bu adam; kaderin cilvesi ile evli bir çocuk babası olduğu bir hayata sahip olur. Tabi ki eşinden bunu saklayarak farklı bir kimlikte yaşadığı bir hayattır bu. Saklanan bir şeyler olduğunda olayların ortaya dökülüp her şeyin tepe taklak olmasını da an meselesidir her zaman. Böylece anında kendimizi olaylar silsilesinin içinde buluruz. 

           Böyle anlatınca sanki senaryo dramatik olsun diye fazla zorlanmış gibi geliyor ancak hikaye senaryo içine o kadar güzel yedirilmiş ki; tüm bu belalar topluluğu niye bu adamın başına geldi diye sorgulamıyorsunuz - en azından bir noktaya kadar-. Kaderin acımasız çarkı ilmek ilmek gerçekçi olarak işlenmiş.-En azından bir noktaya kadar.-
           Tabi ki bu bir insan kaleminden çıkma ve üstelik Kdrama olduğu için bir noktada yine hatalar yapıp abartarak bunalmanıza da sebep olabiliyor sonlara doğru dizi. Bu yüzden ben son 4 bölüm yarım bırakmak zorunda kaldım diziyi. Sonra Lee Joon Ki'nin gözlerine yaşlar dolduran ne varmış merakım galip geldi ve bitsin artık zavallı Hyun Soo'nun acısı düşüncemle finale geldim.
          İyi ki geldim. Gerçekten çok başarılı dolu dolu bir final vardı son yarım saat. Benimde gözlerim iki çeşme oldu. Birden fazla yürek yakan sahne vardı.

- Dikkat Spoiler-

          Hele babasına koşup sarılan kız, onu hatırlayan baba, o özlem koptuğum yerdi.
Allah kimseyi babasından annesinden evladından ayırmasın.

          Baek Hee Song'un babasına da çok üzüldüm. Birine gerçekten değer vermek önemsemek çok tehlikeli olabiliyor. Sonunda kötülük çiçekleri açtıracak kadar...
          Dizi de bu finaliyle neden adının Kötülük Çiçeği olduğu anlatmış oluyordu ki bu da senaryoyu fazlası ile sanatsallaştırdı gözümde. 

           Hazır spoiler demişken son olarak Ji Won karakterinden de bahsedelim. Bölüm bölüm izlediğimizde kah sevdik kah kızdık ona ama hikayenin bütününe bakınca harika bir eş olduğu ortadaydı. İlk duyduğuna inanmayıp içindeki küçükcük güven kırıntısıyla, umuduyla işlerin, gerçeğin peşine düşen sevgisi gerçekten günümüz evlilikleri ile karşılaştırıldığı çok özel geldi bana. Her zaman kocasının yanında; polislik bilinci gereği de doğrulu ile yanında olan tavrı bence her yiğidin harcı değil, takdir edelim. 
          Ne var ki 9. bölüm Ji Won'un kocasına söylediği her söz benim kalbimi deldi geçti. Kocasının ki nasıl delinmesin. O zaman kızmıştım kendisine işte. Ama daha sonra o da fark etti ki; kimseye inanmayan güvenmeyen yıllarca eziyetten eziyete sürüklenen, travmadan travmaya fırlatılan bu adam birine güvenmiş hayatını birleştirmiş. Yetmemiş el üstünde tutmuş, değer vermese bunları yapacak insan var mı sanki. Sadece hasta olduğu için farkına varamadığı durumlar söz konusu. Sevginin ne demek olduğunu bilmeyip adlandıramadığı için sevmiyorum diyor yazık. Oysa ablasını da seviyor ki suçu üstüne alıyor. İçinde sevgi olmayan duygusuz biri asla değil.
           Yani aslında anladık ki Hyun Soo duygusuz bir psikopat değil. Sadece annesini kaybetmenin verdiği acıyla büyük bir üzüntü yaşayan masum bir çocuk. Bu noktada dünyanın genel geçer kurallarından bir kez daha nefret ettim. İnsanların gerçekten içi görünemiyor olsa da; topluma kazandırmak yerine ön yargılar ile yaftalamak neden? Kime göre neye göre olduğu belli olmayan ortalamalar, nasıl öylesi doğrudur diye kabul görüyor, anlamıyorum. İnsanlığın tarih boyu en büyük hatası halbuki standartlara oturmaya çalışmak kudretli çeşitliliği...
5 elma kırmızı ise altıncın yeşil olmasını niye hazmedemiyor insanlar. Yada onunda kırmızı olması için neden yardımcı olmak yerine tatsız kelimler ile damgalayıp dışlıyorlar farklı olanları gerçekten anlamıyorum hiç bir zaman. 

Dizimizin; kötülük çiçeklerinin karanlığını etrafa yaydığı zamanları yumuşatmak için
"koyun can kasap et derdinde" tarzı eğlenceli anları da vardı.🤭

Adı: 악의 꽃 / Agui Kkot (Kötülük Çiçeği)
Tür: Melodram, Gerilim, Gizem
Bölüm Sayısı: 16
Yayınlandığı Kanal: TvN
Yayınlandığı Tarihler: 29/07/2020 - 23/09/2020
Yayınlandığı Günler: Çarşamba - Perşembe 22:50

Oyuncular:
  • Lee Joon Ki / Baek Hee Sung - Do Hyun Soo
  • Moon Chae Won / Cha Ji Won
  • Jang Hee Jin / Do Hae Soo
  • Seo Hyun Woo / Kim Moo Jin 
  • Kim Ji Hoon / Baek Hee Sung 

OST:
1. Psycho - DOKO (도코)
2. In My Heart - Im Yun (임연)
3. Feel You - Shin Yong Jae
4. Title of Flower of Evil Title of 악의 꽃 -Kim Jun Suk (김준석)
5. Flower of Evil 악의 꽃 - Kim Jun Suk (김준석)
6.My Savior 나의 구원자 - Jung Se Rin
7. Switched Destiny 뒤바뀐 운명 - Kim Jun Suk (김준석)
8. Secret Creeping On 엄습해 오는 비밀 - Kim Jun Suk (김준석)
9. Swamp of Lies 거짓의 늪 - Joo In Ro (주인로)
10. Truth That Must Remain Hidden 아무도 몰라야 하는 진실 - Lee Yoon Ji
11. The Specter of The Past 되살아난 과거 - Seo Ye Rin
12. Psychopath 사이코패스 - Jung Hye Bin (정혜빈)
13. Painful Crash 고통스러운 충돌 - Joo In Ro (주인로)
14. Father’s Trap 아버지의 덫 - Shim Hee Jin
15. Distorted Dedication 거짓된 헌신 - Kim Jun Suk (김준석)
16. Upcoming Shadow 다가오는 그림자 - Yoo So Hyun (유소현)
17. Unexpected Danger 통제불능의 변수 - Park Hye Min
18. Someone To Remember 기억해야 할 사람 - Jung Se Rin
19. Cherry Blossom Kiss 벚꽃 키스 - Kang Mi Mi (강미미)
20. The Secret of The Family 가족의 비밀 - Seo Ye Rin
21. Son of A Serial Killer 연쇄살인마의 아들 - Jung Hye Bin (정혜빈)
22. Dark Fog 검은 안개 - Kang Mo Ah (강모아)
23. The Identity of An Accomplice 공범의 정체 - Jung Hye Bin (정혜빈)
24. The Other Side of The Emotions 악의 평범성 - Joo In Ro (주인로)
25. Shadow Love 그림자 사랑 - Jung Se Rin
26. Hard Relationship 인연이라는 이름으로 - Yoo So Hyun (유소현)
27. The Mediocrity of Evil 감정의 저편 - Joo In Ro (주인로)
28. A Covert Suggestion 은밀한 제안 - Lee Yoon Ji
29. Ominous Sign 불길한 조짐 - Kang Min Goo (강민구)
30. Hidden Criminal 숨겨진 범인 - Shim Hee Jin
31. Misery 꽃의 비극 -  Park Hye Min
32. A Sting Operation 작전 수사 - Seo Ye Rin
33. Coming Intuition 떠오르는 직감 - Kang Min Goo (강민구)
34. Dangerous Crime 발각 위기 - Kang Mi Mi (강미미)
35. You And Me Under Flowers And Snow 꽃, 눈 아래 너와 나 - Jung Se Rin
36. Two Faced Man 두 얼굴의 남자 - Kang Mi Mi (강미미)
37. Fake Smile 가짜 웃음 - Seo Ye Rin
38. Eternal Love 지켜주는 사랑 - Kang Mi Mi (강미미)
39. Truth That They′ll Be Faced 마주하게 될 진실 - Yoo So Hyun (유소현)
40. Only You Need To Trust Me 너만 날 믿어주면 돼 - Jung Hye Bin (정혜빈)
41. Killing Approach 살 (殺)의 발자국 - Park Hye Min
42. Voice of A Criminal 범인의 목소리 - Seo Ye Rin
43. A Cold Investigation 냉철한 수사 - Shim Hee Jin
44. Evil Deeds 악업 (惡業) - Kang Mo Ah (강모아)
45. Us Then 그때의 우리 - Kang Mi Mi (강미미)

28 Aralık 2020 Pazartesi

Because This Is My First Life

            Herşeyin ertelendiği bugünlerde dizi izlemesek olmaz değil mi çingular.

           Dizimizde her ne kadar yaş insanların dünyasında önemli, hayvanlar için hergün aynı deselerde, (kısaca önenmsiz). Gerçekten biz düşünen hayvanlar için çok önemli... Yaşadıkça, kırıldıkça, yaşımız artıkça duygularımızda değişiyor. 20'lerinde herşeyi bildiğini zannedenler, gururla bilmişlik taslayanlar, 30'larına gelince hiç bir şey bilmiyor. Doğru olan ne, yanlış olan ne bilmeden yaşıyoruz hayatımızı. Kendimize duyduğumuz özgüven; zamanında rüzgarında belirginliğini yitirebiliyor bazen.
Yüzyıllardır süre gelen zamanın gelenekleri yorabiliyor yüreklerimizi; geri kalsak da, beklenen yolda ilerlese de fark etmiyor.

           Eskiden daha çok hareketli dizileri severdim. Şimdi durağan, hayatın içerisinden dizileri daha çok seviyorum sanırım. Sanki kendimize bir ayna gibi diziler.
          İlk Kore Dizisi izleme nedenimde buydu:
Hayattan dersler alıyoruz.
Bize benzeyen karakterler ile kendimize dışarıdan bakma fırsatı yakalıyoruz.
Sadece hayal ürünü demek çok yanlış bu yüzden oyun, oyunculuk, dizi, sinema sektörüne.
          Hayatı güzelleştiren şey ayrıntılardır. Dizilerdeki ayrıntıları yakalamayı seviyorum. Kitap okumak kadar keyifli... Kitap okumak kelime dağarcığımızı geliştiriyor, ufkumuzu açıyor, hayal dünyamızı büyütüyor. Edebi bir dizi izlemek , bir film izlemenin insana kattığı değer bambaşka...
Kendiniz için başkalarını anlamak için izlemeli, hayali değil gerçekleri tartmanızı sağlıyor.
Hayal dünyanız gelişmiyor ama başkalarını değerlendirmek için anlamak için çok önemli.
Bir bakış, minik bir konuda geçen anlamsız bir cümlenin; insanın duygu ve düşüncelerini nasıl anlayabileceğimizi öğretiyor bana.

İşte Because My First Life dizisi benim için öyle bir dizi oldu. 


          Genelde insanların bencilliklerine şahit oluyoruz bu devirde.
Çoğu dizi gibi; özellikle kötü karakterleri olan, sadece kendini düşünen insanları anlatan yapımlardan çok farklı bu dizi.
          Hayatta sevdiklerini mutlu etmek için kendine haksızlık eden yığınla insanların hayatından bir dizi bu.
          Hata yapabiliriz çünkü bu ilk hayatımız. Hepimiz ilk kez yaşıyor bu hayatı. 

          Kimse 30'larına geldiğinden neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmediğini fark ediyor.
Yılmışlıkların verdikleri bir yanda, gerçekleşmesini beklediğimiz hedefler bir yanda... Arada sıkışıp kalmanın getirdiği stres ile cevabını bilmediğimiz o anları; kısaca 30'lu yaşına gelmiş insanların hikayelerini anlatıyor bu dizi.
          Hayal dünyasını geriye, kırıkları ile bırakmaya başladığımız; pembe gözlükleri sıyırıp gerçekler ile yüzleştiğimiz o anları anlatıyor dizimiz.

Evlilik kurumu, insan ilişkileri üzerinden anlatıyor üstelik.

          Belki de bir çoklarına sıradan gelebilecek bu diziyi ben çok gerçekçi buldum ve anlayacağız üzere çok sevdim. 

         Para ile yönetilen kapitalist dünyada; düşünmeden hareket etmemize sebep olan paradan daha üstün olan şeyin insan duyguları olduğunu görmek, hala bunu görebilmek çok güzel her şeyden önce.

         Bir yanda hiç ilgisi olmayan iki insanın; yaşam idame ettirebilmek uğruna girdikleri yol; geleneksel yöntemi gençlerin eleştirdiğini söylemelerine rağmen kader ve bağın güzelliklerini anlatan bir dizi olması da hoş bir ironi.

        Bir diğer yanda en güzel yıllarını birbiri ile harcayan çiftin uzun süren yollarındaki ayrışmaları ve bocalamalarını anlatıyor dizimiz yan çiftler ile.

        Kalp kırıklığı ile yollarını ayıran insanların; yıllarca birbirlerinin akıllarına düştükçe "bir gün karşılaşır mıyız?" ümitsizliği ile, karşılaşma anını akıllarında 1000'lerce kez prova etmiş insanlar... O büyük an geldiğinde şaşkınlıkla hiç bir şey demeden gayet sıradan cümlelerle o özel anı sıradanlaştırabildiğini de anlatıyor aynı zamanda. 


        Kadınların toplumdaki yerini; insani olmayan yabancı bakışlar ile iş hayatındaki ve ev hayatındaki zorluklarından da bahsediyor.

        Ve tüm zorluklara katlanan çalışanların; son noktasına gelmiş olmalarına rağmen çalışmak zorunda oluşları... Haklarını arayamadan, hiç bir şey yapmadan olayların üstünü kapatmak zorunda oluşları ve bunun için kendilerine yaptıkları baskıları da anlatıyor.

        Eleştirmeden cümlelere dökmeden durumların sahnelerini izleterek anlatıyor sadece.
İşte dizi izlemek bu yüzden güzel... binlerce cümle olmadan sessizce de anlatılabiliyor bir şeyler. Tv insanı aptallaştırır! Tamamen saçmalık bir cümle...
İzlemeyi bilmek lazım. Doğruyu izlemek lazım... Sorgulayarak öğrenerek...

         Ama en önemlisi her karakter sevdiklerini daha mutlu edebilmek adına kendine eziyet edebildiğini anlatıyor. Ailesi uğruna kendi hayatından da vazgeçebiliyor yeri geliyor insan.
        Onları mutlu etmek için kendimizi mutsuz ettiğimiz bu dünyada bizim mutsuzluğumuzun onların mutluluğuna engel olduğunu göremiyoruz bazen. Böyle bir kısır döngü sevgi ve mutluluk.

        Ben hikayelerin çoğunda kendimi buldum. Yapmak zorunda olduğumuz işimizden istifa edip yeni bir hayata başlamanın duygusu da dahil.
Bu yüzden bir nefes alma penceresi açtı bana dizi adeta. Kendi hikayelerimi buldum her anında sanki.
"Aaa bunları yaşamam normal demek ki. Herkes yaşıyor bu yaşlarda demek ki bu duygu karmaşalarını, sıkılmışlıkları..." diye düşünmeme sebep oldu. İçin için ferahlattı da gibi.
Kendi dertlerimizle boğuşurken, herkesten farklı olduğumuzu sandığımız anlarda herkes gibi olduğumuzu hissettiren ve rahatlatan bir pencere açıyor dizi.

            "30'lu yaşlara başlamak ve yaşamak gerçeklere daha yaklaşmak demek aynı zamanda" hissi o yaşa varmış bizlerin bu diziden alabileceği en net his olsa gerek...

           Kısacası bence diziyi izleyin. Çok güzel edebi bir dil ile yazılmış senaryo. Oyuncularda çok güzel oynamış ama senaryo çok kaliteli, mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.

Çünkü; bu hayatımız ilk...





Adı: 이번 생은 처음이라 / Ibeon Saeng-eun Cheo-eumira
Diğer Adı: This Life is Our First
Tür: Dram, Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 16
Yayınlandığı Kanal: TvN
Yayınlandığı Tarihler: 09.10.2017 - 28.11.2017
Yayınlandığı Günler: Pazartesi - Salı 21:30

*Ek Bilgi: Dizi bir Japon manga uyarlaması: 2012 - 2020 yılları arasında yayınlanan Nigeru wa Haji da ga Yaku ni Tatsu adlı manga; 2016 yılında aynı isim ile 11 bölümlük JDrama olarak uyarlanmış. Bir yıl sonra ise KDrama uyarlaması yapılmış. 

Oyuncular:




  • Kim Min Gyu / Yoon Bok Nam


  • Lee Chung Ah as Go Jung Min


OST: 

1. Star Figure 별 그림 UJi (유지)
2. Everyday - Han Hae Bin/Gugudan
3. I Want To Love - 사랑하고 싶게 돼 MeloMance
4. Marriage 결혼 - MoonMoon (문문)
5. This Life - Moon Sung Nam (문성남)
6. Shelter - Song Hee Jin (송희진) feat. Lee Yo Han (이요한) (OFA)
7. Tomorrow - Ryu Ji Hyun
8. Can't Go 갈 수가 없어 - Ben
9. Because You're Here 그대가 있어서 - Jung So Min
10. Two Rooms
11. Star Billy 
12. Live Actually
13. Welcome 
14. Star Picture Strings 
15. Jungle Gym 
16. Halfway 
17. Loner 
18. Star Game 
19. Red Cloud
20. By Chance 
21. Some Where 
22. Odd Neighbor
23. Fall
24. Wake
25. Star Swing 
26. Fresh Horror 
27. Empty Brain
28. Once Again 

Aslında ben bu yazıyı bu senenin baharında yazmıştım
 ama düzenleyip paylaşmak bugüne kısmet oldu...