.label-size span { display: none !important; }

Bu Blogda Ara

Bollywood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bollywood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2019 Salı

Bir Kaç Film Önerisi:

          Bereket mağfiret ayı Ramazan da gelip geçti sevgili arkadaşlar. Hepinizin bayramı mübarek olsun. Ramazan Bayramı bu yıl 9 günlük tatil getirdi bizlere. Bu 9 günlük tatil de boş kalıp birşeyler mi izlesek diyenlere film öneri ile geldi bugün.
          'K'ore Günlükleri bugün Kore'den ayrılıyor ve K'nin Film Günlükleri'ne geçerek; Hint Yarımadası'na yolculuğa çıkıyor filmler ile sizler için...

Isn't Is Romantic:
          Youtube reklamları ile varlığından haberdar olduğum bir Netfilx filmi. Fragmanı sayesinde konusu dikkatimi çekti öncelikle filmin. Fantastik bir tarafı vardı ama en önemlisi Priyanka Chopra oynuyordu filmde. Priyanka Chopra çok sevdiğim ve başarılı bulduğum bir Hint oyuncudur. Kendisinin oyunculuğunu özlediğim için izlemek istedim filmi. Benim içinde biraz değişiklik olurdu hani. Amerikan filmlerini pek sevmiyorum da. Ön yargılıyım yani.:D
          Aşikar, basit tahmin edilebilir bir finale sahip olsa da eğlenceli çerezlik hoş bir yapımdı. Özgüvenin insan için ne kadar değerli olduğu mesajı yanında hikayenin ikinci bir farkındalık oluşturma özelliği vardır. Hayata dışarıdan baktığımızda çok net görebiliyorken, içeriden baktığımızda ne kadar aptal olabileceğimizi de anlatıyordu. Biz fark edene kadar doğru zamanı kaçırabileceğimizi de anlatıyordu. Ama çok kıyada köşede kalmış minik bir mesajı da vardı: Çocukları kendi hayal kırıklıklarınızla yetiştirmeyin. Hayatlarını manipüle edebilirsiniz. Gerçekleri anlatmak ile hayal kırıklıklarınız arasındaki farkı bilmelisiniz de diyordu. Yani her zaman anlamak isteyene çok şey anlatır filmler. Anlamak istemeyenler yada o an anlama potansiyeli olmayanlara saçmalık gibi görünür, sıradan gibi görünür... Herşey kişinin algılaması kadar bu dünyada.:D

          Bu arada Priyanka Chopra cidden Hintliymiş yani ne kadar esmer bir teni varmış. Yıllar sonra fark ettim beyazlarla fazla içli dışlı olunca. Yıllardır izlerim okul yıllarında nasıl ırkçılığa maruz kaldığını anlayamamıştım. Bence Priyanka normal diğerleri çok beyaz. 

JAGGA JASOOS (2017)

          Çok başarılı ve türüne az rastlanır bir film Casus Jagga.
Bir müzikal tadında, masalımsı ama bir o kadar aksiyonlu ve gerçekçi gizemli hikayelerin sahibi bir film. Baş rollerini Ranbir Kapoor ve Katrina Kaif'in üstlendiği film bir o kadar da eğlenceli ve komik. Afrika'nın doğal manzaraları ile süslenmiş bir görselliği de var aynı zaman.
Görselde yada ilk bakışta çocuklara hitap eden bir film imiş izlenimi verse de; daha ilk hikaye de büyüklerinde ilgisi çekip; dünyanın gerçeklerine komedi türünde kocaman bir başlık atan film.

          Merak ettiniz değil mi? Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.


SULTAN (2016)

          Benim için Aamir Khan'ın Dangal filminden sonra güreş hakkında yapılmış 2. en güzel film Sultan. Salman Khan'ın başrollünü üstlendiği film; hor görülen amaçsız bir insansın gururu uğruna elde ettiği başarısının; kibire yenildiğini anlatan güzel bir yapım. "Herşey sınırları dahilinde güzel ve anlamlıdır. Sınırları aşarsa insan güzellikler çirkinliğe, zaferler yenilgiye dönüşür. Yinede nefes alıyorsa insan savaşmaya devam etmelidir. Çünkü insanın asıl savaşı kendisi iledir." mesajlarını vermesi vazgeçtiğimiz hayallerimizi gerçekleştirmek için minik bir dürttü oluşturuyor.



VELAIYLLA PATTATHARI (2014)

         Bir Dhanush klasiği. Bilmeyenlere Dhanush klasiği nedir hemen anlatalım.
Dhanush'un filmlerinde hikaye aslında çok tanıdıktır. Ama ortasında öyle bir dönüm noktası olur ki; final gediğine öyle bir oturtulur ki; hiç bilmediğiniz, tahmin edemediğiniz, tadı damağınızda kalan bir güzellik çıkar ortaya.
         İşte Velaiylla Pattathari de o filmlerden biri. İkincisi; birincisi kadar sevilmese de, ben henüz ikincisini izlemesem de; sizin bu film izlemenizi şiddet ile tavsiye ederim.
         İşsiz ve şımarık bir adamın hayatın gerçekleri ile devleşmesini izlerken, duygusal çıkarımlar dizinin havasını bir tık daha renklendiriyor.


3 MOONU (2012)

Bir Tamil filmi.

          İzlediğim 2. filmi olmasına rağmen, beni Dhanush'a ikinci kez hayran bırakan; yukarıda bahsettiğim bir Dhanush Klasiği daha.
          Akıl sağlığımızın ne kadar değerli olduğu anlatan biraz geren, ama hüzünlendiren çok başarılı bir yapım.






ENAKKUL ORUVAN (2015)

Bir Telagu filmi.

          Gerçek mutluluk arayışında; hayal ile gerçek dünya arasında gidip gelen bir hikaye.
          Sonundaki vurucu gerçeklikle filmi yazan zekaya duyduğum hayranlığı hiç unutmayacağım. Mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim yapımlardan biri kendileri...



AKSHAY KUMAR

          Akshay Kumar; Bollywood da yıl bazında en çok film çeken aktörlerden biri. Bir dönem piyasa adamıydı Akshay Kumar. Çoğuna göre işi boş izlenilmesine gerek olmayan filmlerin adamıydı. Sevmeyeni çoktu bizim Bollyciler arasında.

          Ben her zaman çok sevmişimdir Akshay Kumar'ı. Herşeyden önce gülmeyi severim. Akshay beni güldürmeyi başaran yetenekli ve işinde ciddi bir oyuncu olmuştur her zaman.
Son dönemde sevmeyenlerine kendini sevdirecek öyle kaliteli ağır filmleri var ki; artık herkes gözüm kapalı tavsiye edebiliyorum kendisi.

RUSTOM;
 onlardan biri. Akshay Kumar'ın son dönemlerdeki biyografi filmleri çok başarılı. Aktörün ne kadar yetenekli olduğunu da bize kanıtlıyor. Özellikle Rustom tahmini zor senaryosu ile gurur verici bir biyografi filmi. Herkes mutlaka izlemeli.



Jolly LLB 2
           Sadece mahkeme de geçmesine rağmen verdiği mesajlar ile pişmanlıklar ile adaletin nasıl manipüle edilmeye çalışıldığı, açgözlülüğün masumların canını nasıl katlettiğini kendi tarzında anlatan, mekanların sınırlı yerlerde geçmesine rağmen hikayenin akıcı yapısıyla kaliteli bir yapım.



7 Mart 2019 Perşembe

Pad Man ve Akshay Kumar

          'K'ore Günlükleri olmaktan vazgeçelim bugünlük ve K'nin Günlükleri'ne geçelim mi sevgili takipçiler... K'nin film günlüklerinde bugün PadMan var.
         Zıtlıkların ülkesi Hindistan...
Bir tarafta zenginlik bir tarafta fakirlik ile başlayan herşeye ve tam tersine sahip ülke Hindistan ve bunu bize en güzel şekilde aktaran gerçek hayattan alınmış bir film... Pad Man.

          "Amerikan'nın Superman'i var, Batman'i var, Spiderman'i var. Hindistan'ın ise Padman'i var."
Filmden alıntı bir diyalog... en güzel şekli ile özetliyor filmi.
           Müstehcen olmakla, sapık olmakla, deli olmakla suçlanan bir adamın karısına verdiği değer, insanlığa, insan sağlığına verdiği muhteşem değer. İnsanlık hala ölmemiş be dedirtten bir insanlık öyküsü...

          Son yıllarda popüler hale gelen, toplumsal mesaj içerikli filmlerden biri ile karşımıza çıkan Akshay Kumar ve Anıl Kapoor'un tatlış kızı Sonaam Kapoor'un oynadığı bu filmi mutlaka izlemenizi tavsiye ederim film severlere.
          Toplumsal mesaj deyince herkesin aklına Aamir Khan geliyor Bollywood' da.. Bir yanda Hollywood özentisi filmleri ile eski kalitesini kaybeden Hint filmleri varken bir yanda Aamir Khan gibi Akshay Kumar gibi toplumsal konulu filmleri ile Hint toplumunu bir adam ileriye götürebilecek adamlar da var.  İşte karşımıza yine bir Hindistan zıtlığı çıkıveriyor bu noktada. :)
          Akshay Kumar seveni olduğu kadar sevmeyeni de olan bir oyuncu biz Türk Bollycileri için. Ama ben izleyerek seven biri olarak diyorum ki kırın ön yargılarınızı ve Akshay Kumar izleyin. Rustom izleyin. PadMan izleyin. OMG izleyin.
          Gerçekten filmden anlıyorsanız, saçmalık gibi görünen OMG filminde bile muhteşem mesajlar göreceksiniz. Özellikle kendi toplumuna mesaj veren bir Hindu olduğunu düşünürsek büyük cesaret işi olduğunu göreceksiniz o filmin.

          Minik spoilerle biraz da PadMan filminden bahsedelim.
Hinduların kadını bir obje olarak, aşağı tabakadan bir varlık olarak görmelerinin iğrenç yüzüne de değinen bir film olma özelliği de taşıyor aynı zamanda.
         Eleştirisel olarak baktığımızda gerçek hayattan bir kesit olduğunu düşündüğümüzde adamın eşini hatalı bulmamak mümkün olmuyor. Evlilik eşlerin birbirine destek olup hayatlarını beraber idame ettirdikleri bir kurum. Eğer eşi adama destek olsaydı bence adam aşağılanmadan da bu işi başarabilirdi. Tıpkı Sonam Kapoor'un destek çıktığı gibi destek çıkmalıydı eşine, kaçıp gitmek yerine.

19 Eylül 2018 Çarşamba

Bir Hint Film: Padmaavati

Genelde sevdiğim, etkilendiğim yayınları paylaşmayı severim blogumda.
Şarkıların filmler yada günümüzün modern ve teknolojik sanat eserlerin tek ortak noktası vardır. Duygular, kaliteli yapımlar duygulardan oluşur, duygularınızı etkiler derinlikleri ile.

Benim için her Bhansali filmi öyle olmuştur. Bir görsel şölendir, bir kültürün yeniden canladırılışıdır, derindir, aşkın derinliği ile her başrol karakteri kendi içinde sevdirir. Devdas gibi, Bajirio Mastani gibi, Saawariya gibi, Hum Dil De Chuke Sanam gibi. Hem Hint kültürü kokar, hem duygusal derinlikleri ile bizi belki günlerce etkiler...

Padmaavati de bir Sanjay Leela Bhansali filmi...

Ama ilk defa bir Bhansali filmini bu kadar beğenmedim ben. Görsellik derinlik ondan çıkmamış gibi çok sıradan.
Sıradan bir savaş filmi izlemiş gibiyim. Deepika'nın başına niye ödül koymuşlar anladım. Hinduların saygısızlığını kazanacak hiç bir şeyi yoktu. Aksine onların sevdiği gibi bildiği gibi sonlandı film. Bence Hinduların değil Müslümanların ayaklanması lazımdı bu kadar kötü müyüz diye? ki Müslümanlarında yüz karası Alaaddin Sultan yani Ranveer Singh'in karakteri.

Ranveer Singh'i oldum olası sevmem. Sevenlerine sorry ama ben sevmiyorum. Dahası Deepika gibi bir hatuna da yakıştırmıyorum ama herkesin kendi kararı bizi ilgilendirmez. Lakin bu film ile hepten tiksindim kendisinden. Ne kadar başarı bir oyuncu, role girmiş işte ayaklarını bana kesmeyin, yemem.

Film Müslümanları kötü göstermiş şeklinde yorumlar gördüm, haksız sayılmazlar. Ama Alaaddin Sultan gerçekte de amcasını öldürüp tahta geçen bir caniymiş zaten. Allah korkusu olmadan can kıyana kendi kibri için can kıyana Müslüman denir mi pek sanmıyorum. Allah kibirli insanları sevmez. Ayetler var.

Filmin tek güzel yani şu şarkı

o da söz bakımında biraz sakat gibi ama çaktırmayın iyi düşünelim iyi olsun ben çok dinledim Allah affetsin .

29 Kasım 2016 Salı

Bir İki Film...


          Selam çingular,
Ekonomik krizin baş göstermek için kendini zorladığı bugünlerde hayatın gıcıklığına inat iki film izleyelim diyoruz hepimiz değil mi?
Öyle ise bugün bir değişiklik yapalım ve 'K'ore Günlükleri'nden 'K'nin Günlükleri'ne geçelim ve sizlere bir iki Hint Filmi'nden bahsedeyim ne dersiniz? :)

Raanjhanaa

             YouTube da şarkı dinlerken Filmfare ödüllerine takıldı gözüm. Biraz müzik biraz performans biraz Shahrukh izleyip, arada iki de Ranbir süzeyim derken dikkatimi aslında
ödül kazanan filmler çekmeye başlamıştı bile.

            Böylece gözüme Danush'un filmi Raanjhanaa çarpmış oldu. Tollywood'un oyuncusu bir Bolly filmi çekmiş ve başrolünü de Anil Kapoor'un tatlış kızı Sonaam 'la paylaşmış. Çok filmini izledim Sonaam'ın, az filmi olmasına rağmen hemde😅 Khoobsurat filmini çok sevdiğimden, ödül töreninde Ranbir 'in sürekli Danush'a takıldığını görünce izlemek lazım bu filmi dedim. Fragmanlar da güzel gösteriyordu hani filmi.

           Çok bir beklenti yok... ben romantik komedi bekliyordum. Kızla çocuğun birbirini sevdiğimi engelleri aşarak kavuştuğu standart bir film bekliyordum.


-Spoiler-

          Herşey gayet standart başlamıştı da... Lise yıllarında aşık olan bir oğlan kızın peşinde koşar, kız yüz vermez, istemem yan cebine modunda... biraz naz biraz uğraş sonucu kız çocuğa evet der demez ne öğrensin. Oğlan yalancı, dinini saklıyor kızdan.
          Bir kaç hengame olay derken kız oğlanın herşeyini kabullenmişken -tamda beklendiği gibi- aileler öğrenir ve çocukları ayırıverirler...
          Herşey gayet beklenilen gibi değil mi?

Aradan yıllar geçer yollar tekrar kesişir. Oğlanın aşkını bekleyişi son bulur Paro'nun Devdas'ını bekleyişi gibi... ama kader aynı oyunu oynar ve kızın babası kızını başkası ile evlendirmek ister...

*Ağır spoi (okursanız filmi izleyemezsiniz ve filme yazık etmiş olursunuz gidin izleyin😉)-

          Danush tam bu noktada kızın aslında başkasını sevdiğini öğrenmesin mi? Küçük bir darbe almadım desem yalan olur bu noktada. Senelerce geçen bekleyiş adeta bir aldanışa dönüşür o an.
          Yine de romantik filmlere yakışır karakterimiz acısını kalbine gömer ve kızı sevdiği ile kavuşturma planlarına girişir. Bu da gayet beklediğimiz bir şey yine.
          Ama o da nesi romantik adam falso verip kızın evliliğini bozmasın mı?
Sevdiği kızın; sevdiği adamın bir yalancı olduğunu tesadüfen öğrenen aşık oğlumuz soluğu kızın düğününde alır. Ve o da nesi iki seveni birbirinden ayırır. Düğün bozulur... kız hastanelik olur... oğlan komalık olur...
           Ailesi biricik oğlumuz der çocuklarını alıp memleketlerine döner. Az önceki küçük darbe içimde bir kat daha büyüdü tabi. Yine de Danush sevdiğini mutsuz, nefret dolu görmeye dayanamaz, kaçırır kızı sevdiği adamın yanına. Bu da gayet bekledigim birşey olur tabi...
           Sevdiğinin nefret dolu gözleriyle yolculuk yapan Danush sonunda sevdiğini sevdiceğine kavuşturacağı eve varır... Bizde deriz acılı aşıkla bu film biter...
           Ama o da nesi kızın sevdiceği bu ağır komaya dayanamayıp ölmesin mi?
Ya Allah... bu izleyici için hiç beklenmedik ve büyük bir darbe yaratıyor işte... 

          Buradan sonra filmin akışı keskin bir çizgi ile değişiyor ve aşkın yerini politika, bencilce kötülükler, nefret, suçluluk duygusu, kirli oyunlar ve on numara karakterli bir adam alıyor.

          Ama asıl darbe filmin sonunda geliyor...

          Suçluluk duygusu ile bir şeyleri telafi etmeye çalışan bir adamın ne kadar samimi ne kadar karakterli bir insan olduğunu görüyoruz, yetmiyor bu adam yine aşkı ile bitiriyor bu aşkı ile başlattığı filmi...

          Sevdiği kadının onu ölüme götürdüğünü bile bile, tuzağını bilmiyormuş numarası yaparak gidiyor ölüme...ve son cümlesi ile bitiyor film....
          Herşeyi bu kadın için yaptı... tekrar hasta yatağından bile bu kadın için kalkabilirdi. Ama o şansını kendi inanışına göre diğer hayatta kullanmayı karar verdi ve film bitti...

Okudunuz dimi ben bunu izlemem diyip... piii yazık ettiniz filme...
Öyle ise geçelim sıradaki filmimize...
Ek Villain


           Bu film ilk çıktığında sırf Ritesh Deshmukh hatırına izlemeliyim diye düşünmüş ama izlemeye fırsat bulamamıştım. (Kore dizisi izlemekten tabi.)

      Aradan abartmıyorum yıllar geçti ve nihayet bir gün filmin izlenme zamanı geldi. İzledim ama izlemesem de olurmuş yani. Ne bileyim... bir kere Hint filmi izliyormuş gibi değildim. Sanki gerilimli bir vasat Hollywood filmi gibiydi. Bir seri katil ki bu seri katil benim canım Ritesh'im... işte zaten bulun bilinciyle bir soğuyorsunuz için için filmden. Tabi oyuncuların değişik rollerde olması çok önemli, çok güzel ama alışmışız bir Bolly tarzına yakıştıramıyorsun işte ne yapalım. Sonra bir kötü adam, onu mafyalardan uzaklaştırıp hayatta döndüren kızımız çok klasik, her ne kadar kızı bir amansız hastalıkla vuralım,  biraz trajedi katalım dedilerse de yemedim ben ya olmamış. Vasat kalmış işte film. Sonunda bir o kadar klasik bana göre.... Ben düşünmeden gözüm kapalı yazarım o sonu. Özetle ben beğenmedim. Hee film akıcıydı evet ama Vay mükemmel diyemedim, denilmezdi de zaten. Filmin tek güzel yanı var ona şarkıları... Çok güzel... İzlediğime tek bir şey için pişman değilim. Bu şarkıları filmi izlemeseydim bu kadar sever miydim bilmiyorum. İzleyip izlemek sizin güzel niyetinize kalmış;)

Sanam Teri Kasam

           Uzun süredir içimde tuttuğum bir şeyi size itiraf etmek istiyorum yeri gelmişken: Herkesin ayıla bayıla izlediği Aashiqui 2 var ya ben pek beğenmedim. Gerçek hayattan bir kesit gibi olsa da çok da ruhumu dürtmedi ne bilim. Bu yüzden derim ki bana göre Sanam Teri Kasam Aashiqui 2 den kat be kat güzel, anlamlı, etkileyici... Baya baya ağlattı beni ki artık ben öyle herşeye ağlamayan bir insan oldum. Ama film baya içliydi Türkçe :D Şarkıları da Aashiqui kadar güzel... Belki film daha güzel olduğu için şarkıları bende bir tık daha farklı....
Örneğin; Main Teri Yaadon Mein şarkısı...
"Khamoshiyan hain khata meri / Tanhaiyan hai sazaa meri"
"Sessizlik hatam benim, Yanlızlık cezam benim." diyen bir şarkı nasıl anlamlı olmaz, nasıl güzel olmaz... Filme uyumu ise number one... 
Number One demişken Wikipedia diye yaptıklarını ilk etap saçma görünen ama ama küçücük cümlesi ile sahneye değil filmin geneline bağlanan "Koi nahi samjha yeh rishta jaaniye"  Hiç anlamadım bu ilişkiyi" cümlesi ile adamın aşk dolu gözlerine bakan farkındasız kızımız anlamlaştırıyor herşeyi aslında...

          Özetle demek istediğim sevdiği kızı içi yana yana başkasına veren bir adamın gücü kudreti,sabrı, aşkı, herşeyi güzeldi ya aramızda kalsın oğlan da pek güzeldi. ;) Kızın ailesine olan bağı, ailesinin onu hiçe sayan tutumu ve zavallı kızın makus kaderi... Bazılarımıza mutlu olmak yazılmıyor ne yazık ki...

O zaman ben kısaca diyorum ki izleyin...

Housefull 3



      Bilen bilir ben komedi seviyorum... Ve biri komedi dedi mi Bolly'de Akshay Kumar gelir aklıma. En sevdiğim komedi filmleri arasında Sing Is Kinng ve Housefull serileri gelir. Akshay Kumar benim için candır bu konuda... Bir diğer unutamadığım komedi Dostana iken, sevdiğim komedi oyuncularından biri Riteish Deshmukh iken, bu film benim bekleme listemde tavanlar yaptı özetle. Tek şikayetim bayan oyunculardı ki şikayetçi olunmayacak gibi değiller. Bu kadar cinsel içerikli bayan sevmiyorum ben arkadaş. Ama film tam komediydi. Ben sevdim. Şarkıları boş birşey beklemeyin. Ama Akshay, Ritesh, Abhish, üçlüsü izlenmeye değer eğlenmek için...:)

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Barfi !


          Aşkın ne kadar özel olduğunu anlatan, aşkın kalpten geldiğini anlatan, görünürde sadece aşkı anlatan ama altında onunla birlikte binlerce cümle kuran, sessiz- sakin özel bir film... Barfi...

          Her zaman savunmuşumdur, "Neden hint filmleri?" diye soranlara hep aynı cevabı vermişimdir; onlar gerçek aşkı anlatıyor. Aşkın varlığını anlatıyor, derinliği anlatıyor, anlatmakla kalmıyor, hissettiriyor, yüreğinizi bir parçasını, sizinle kilometrelerce alakası olmayan bir aşka bağlıyor... Tıpkı Barfi gibi...

          Belki hiç anlayamayacağımız, hayatın koştumacasında asla yaşamadan aklımızın ucuna gelmeyecek bir dünyanın renginiyle boyuyor aşkı. Herkesinkinden daha özel, daha parlak, daha ayrıcalıklı...

          Bir çokları tarafından üzerinde durulmayan kıyıda köşede kalmış hayal kırıklıklarının yarattığı mecburiyetler, mecburiyelerin getirisi alışkanlıklar, alışkanlıkların fark etttirmeden oluşturduğu bağlar... O bağların bütünleşip saf aşkı oluşturması... Zorlama olmadan, çaba gerektirmeden, fark etmeden, fark ettirmeden, kendiliğinden hayata gelip yerleşen, aşk...

          Hakkında hiç birşey söylemek istemediğim ama çok şey söylemem gereken bir film. Ne yapmalıyım bilmiyorum, bildiğim tek birşey var tekrar izlemek istediğim. Herkes izlemeli bence bu özel filmi...:))

           İzlemeye doyamadığım, ağlamaya doyamadığım bir film.... Ağlattığı halde yüzünüze kocaman bir gülümse yerleştiren, bir film. Güneş ile ayın bir arada olduğu tek zaman, tutulma anıdır. Göz yaşları ile gülümsemenizi bir araya getirecek bu film, yüreğinizde bir tutulma gerçekleştirecek. :))

      

          Hikaye kadar, akış hızı kadar oyuncularda çok başarılı. Ranbir Kapoor çok yetenekli, tanıtımlarda bahsedildiği gibi dedesi Raj Kapoor'un kanını taşıdığı için değil; Allah onu yetenekli yarattığı için, torun olarak değil Ranbir olarak başarılı genç bir isim. 2000 Dünya Güzeli Priyanka Chopra ise en iyi performansı ile karşımızda. Priyanka'nın 10'dan fazla filmini izlemiş biri olarak söylüyorum ki en başarılı olduğu filmi. Belki de ikiside çok özel karakterlere can verdiği için böyle ama her yiğidin harcı değil diye düşünüyorum bu film.

          Herkesin gündeminde olacak bir filmi bloguma taşımak istemezdim aslında. Fakat uzun süredir aşkın bu kadar güzel anlatıldığı bir film izlememiş. Yolculuk yaptığım metro, rayların üzerinden değil benim üzerimden geçiyordu sanki filmden eve dönerken.:))


           Bir 2012 filmi Barfi; Türkiye için çok geç kalınmış bir film aslında. Buna rağmen Bollyseverler tarafından fazlaca reklamı yapılmış bir film. Öyle ki Başrol Ranbir Kapoor'un Google çeviri modunda Türkçe konuştuğu bir tanıtım videosu bile var.:)