Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

12 Ocak 2013 Cumartesi

Dünyanın Hiç Bir Yerinde Olmayan İYİ ADAM

          Uzun süredir yazmak istediğim ama bir türlü yazamadığım Nice Guy ile nihayet karşınızdayım sevgili çingular...

 

          2012'nin Song Joong Ki sayesinde en çok dikkat çeken dizilerinden oldu Dünyanın Hiç Bir Yerinde Bulunmayan İyi Adam yani kısaca Nice Guy.
          Bir çoğumuz Song Joong Ki adına izledi elbette. Benimde başlama sebebim Song Joong Ki olsa da diziyi çok sevdim. Genelde romantik komedi seven ben arada dram izleyip rota değişitirmeyi seviyorum. Nice Guy bir intikam hikayesi olarak rotamı değiştirme görevini başarı ile yerine getirmiş oldu.:)
          İlk bölüm tahmin edilebilir bir suç üstlenme ile başlasa da dikkat çekiçi ve merak uyandırıcıydı. 2. bölümün de bana bir A Love to Kill havası hissettirdi. Ve fark ettim ki yazar aynı yazar. MiSa'yı çok sevmesem de A Love To Kill'i çok sevdiğimden diziyi izleme istediğim daha çok kabardı ve düzenli olarak takip etmeye çalıştım her hafta.
          Senaryonun her kelimesini kaydetmek istedim, çok dikkatli, özenli yazılmıştı, çok beğendim ben. Şiirsel bir havası vardı adeta. Diziden çok, senaryodan çok, edebi bir eser okuyormuşum hissi verdi zaman zaman. MiSa severler zaten en çok senaryosunun ayrıntısından sever MiSa'yı. A Love To Kill'in son vuruşu senaryodur. Nice Guy'da beni en çok bu yönü ile bağladı kendine diyebilirim.
          Dizi başlamadan evvel ortalarda dolanan konusu; hikayenin orta kısmı olduğu için; hani hafızasını kaybeden kızın kandırılmasıydı bu dizi diye bir sorgulama moduna geçtim. Ama daha sonra bize vaad edilen hikayeye kavuştuk.

           Senaryonun başarısı kadar oyuncularda başarılıydı bence.  


-Spoiler-

         
          Song Joong Ki'yi neredeyse hepimiz Sungkyunkwan Scandal ile tanıdık sevdik hatta kendisine bayıldık. :)) Arada Tree With Deep Roots tarihi dizisinde boy göstermiş olsa da biz pek sallamadık ve kısmet Nice Guy'a kaldı. Nice Guy da bize kendini sevdiren rolünün tam tersi bir karakterlerle karşımıza çıktı. İntikam almak isteyen her türlü çirkinliğine bulanmış bir adam. Yüzündeki pırıl pırıl parlayan o güzelim gülümsemesinin yerini acı bir bakış aldı. Marucan'ın güldüğü çok nadir zamanlarda gördük. O gülüşün altında zaten acı dolu bir bakış vardı, kalbi kanrevan içinde kalmış bir adam vardı. Kötülüğün yakışmadığı, kötü olmak zorunda kalan, pişman olan iyi bir adam vardı.
          Song Joong Ki rolünün hakkını verdi, karakterin içine girdi Kang Ma Ru oldu. Öyle ki MAMA'da kırmızı halıda, sunuculuk yaparken, dizi final verdiği halde hala Kang Maru'ydu. Yüzü zorla gülüyordu, hatta gülmüyordu. Karakterden çıkamamıştı bana göre. Kang Maru gibi de giyinmişti zaten. Kırmızı halının avanak sunucuları bile benimle aynı düşünceye sahipti.:))
          Umarım sıradaki projesi  romantik komedi olur da hem o kendine gelir, hem biz yolumuzu buluruz hehehe:D


          Geçen yıl Moon Chae Won The Princess' Man ile bir çok kişinin gönlünde taht kurmuştu. Ben henüz The Princess'Man izlemediğim için bilmiyorum. Bunun aksine My Fair Lady'de beni sinir edişlerini hatırlıyorum. Ancak bu imaji bu dizi ile silinmiş oldu aklımdan. Rolünün altından başarı ile kalktığına inanıyorum.
          Seo Eun Gi her ne kadar oyuna getirilen kızda olsa, hafızasını kaybedip saf masum bir halde ortalarda da dolansa dizide iyi diye bir kavram yoktu. Herkes kötüydü, herkesin hırsları vardı, herkes intikam peşindeydi. Kötü çevre sonucu kötüleşen insanların hikayesiydi Nice Guy. Bir kötülük başka bir kötülüğü beraberinde getiriyor. Bataklık misali çırpınmasan batıyorsun, çırpındıkça daha hızlı batıyorsun...
          Bu durumu Han Jae Hee'nin hikayesinde vurgulayama çalışmışlar özellikle. Han Jae Hee yıllarca annesinin ve abisinin kendisini satmasından korkarak yaşayan ama sonunda kendisini, aşkını para satan bir kadın oluveriyor.
Dizinin sonlarına doğru yaşanılan çöküşün yüze yansıması... Acıların kadını Han Jae Hee.:))

           Dizinin kötü kadını, paragöz karakteri, Han Jae Hee yani Park Si Yeon. Neden bilmem şu kadın ile bir türlü barışmadı yıldızımız. Kendisini her gördüğümde sinire gar oluyorum. Tam da kendisine yakışan kötü kadını oynuyor zaten burada.:D Kendisini sevmesemde onunda rolünün altından başarı ile kalktığını söylemek isterim. Yiğidi öldür hakkını yeme.:))

Kadın ciddi ciddi çok kötüydü yahu... Kendi kendini dövdü, ağzını burnu patlattı, evi dağıttı, yara bere içinde kaldı... Sırf Maru'yu kandırmak için, yanına çekmek için... Allah'tan Maru kanmadı bu cadolozun oyunlarına. Her seferinde tersledi onu. Ohhh.:D
Ağzın bal yesin, kaymak yesin Çoko... Ne güzel dedin...
 

           Han Jae Hee'den daha kötü biri varsa Avukat Ahn kesinlikle... Adamın gözü dönmüştü; cinayetler, cinayete teşebbüsler...


         Kang Maru'ya güvenmeyip sürekli sözleri ile kışkırtsa da Marucan'ı; sevdiğini korumak isteyen, ikinci adamdı Avukat Park. Gerçi Kang Maru yüzsüzce cevaplarıyla ağzının payını güzel verdi hepsinin. Bu diziden öğrenmiş olduk: "Utanmazlık bazen verilen bilen en güzel karşılıktır." Bazı insanlara utanmazca davranmak gerekiyor çünkü...


          Kang Maru'nun biricik kardeşi Çoko... Her ne kadar dizinin başında, Maru tutuklandığında yağmurda abisine işkence yaparak, bizi sinire gar etsede ben zamanla Çoko'yu sevdim. Finalde Jae Gil ile evlenmeleri ayrıca hoşuma gitti. İnsanın sevdiğine kavuşması, sevdiği tarafından sevilmesi ne güzel...:))


          Birbirini küçücük zamanda seven baş aşıklar intikamlarını, hırslarını aşklarının üstünde tuttu ve yollarını ayırmaya karar verdiklerinde ölümü seçtiler. Büyük bir trafik kazasını sonrası işte karşımıza bu sahne çıktı.(9.bölümdü sanırım, tam hatıtrlamıyorum.)

          "Ne yani, Marucan öldü mü?" soru işareti şöyle bir beynimize sokulmaya çalışıldı ama biz yemedik daha önümüzde 11 bölüm vardı.:))
          Ve daha da yakışıklı bir halde çıktı karşımıza Maru can...

Ağzımızın suyu aka aka,"Ayıp ya" dedik "Bu kadar yakışklı olunur mu?"

           Çok güzel, çok özel, çok sevdi Maru, Seo Eun Gi'yi... Yalandan yanına yaklaştığında bile, Han Jae Hee'yi kızdırmaya çalıştığında bile samimiydi duyguları Eun Gi'ye karşı. Farkında değildi, içinde gizliydi ama çok sevdi Eun Gi, hiç beklemediği şekilde, hiç istemediği biçimde... Başlarken pişmandı, bitecekken pişmandı, intikamdan da büyük kalbinde bir Eun Gi vardı...

Eun Gi geri döndü dediğin ben daha çok mutlu oldum. Kalbime bir ok saplandı animelerdeki gibi...:))
 

          Başlarken pişmandı, bitecekken pişmandı. Mutluydu ama hepsi bir rüyaydı onun için bir gün elbet uyanacaktı...

          Önce Eun Gi uyandı. Unuttuklarını hatırlayınca yıllarca yalnız kaldığı dünyasını, güvensiz dünyasını hatırlayınca aşk da güvenmeye yetmedi. Maru sevinse mi üzülse mi bilemedi kadınının iyileşmesine. Rüyanın son bulmasına sevinsemi üzülse mi bilemedi vicdanı bile...

          Ve karar verdi ancak o mutlu olsun ben onunla mutlu olamam, onunla birlikte olamam.

          Yine de Eun Gi, hedeflediği yola varabilmek için daha çok mesafe kat etmeliydi. Tehlikeli, başarma olasılığı düşük, kaybetmeye ramak kalan bir yolda tek başına yürümeliydi. Ama dünyanın hiç bir yerinde bulunamayan iyi adam buna izin veremez, göz yumamazdı. Ne olursa olsun, onunla olmalıydı, ölmek için can atan bir bedeni olduğu halde...

           İnatla "ölmeyeceğim" dedi Maru, "yaşayacağım, daha mutlu yada mutsuz fark etmez, yanıp tutuşacağıma, çaresiz kalacağıma yaşayacağım, ne olursa olsun, yaşayacağım"... Belki Eun Gi ile tekrar mutlu olur umuduyla...


          Ölmedi de çok şükür... MiSa ve A Love to Kill'i göz önünde bulundurunca ben, içime bir korku yerleşmişti. "Ahh bunlarda mutlu sona ulaşamayacak. Yine ağlayacağınız dizinin sonunda böhüüü..." diyip durdum kendi kendime. Neyse ki yazar mutlu son yazmayı biliyormuş, korkulan olmadı. :)


.....

Yaaa hayat işte... senin değersiz diye bir kenara attığın birinin nefesinden daha değerli olur...
        
          Gül yüzlü Kang Maru'nun yüzünü darma duman ettiler dizinin ilk yarısında. Neyse isabette oldu hani... Kadınları kandırırken bir gözü açık öpüştükçe benim gözünü patlatasım geliyordu. Onlar benim yerime patlattılar sağ olsun. Hayır ilk bölümler her önüne geleni öptüğü yetmiyormuş gibi bir gözünün tekini açtıkça sinir kat sayım hepten tavan yaptı....:))
Sanki benim beynimden söküp alınmış bir cümle...

           Senaryonun oyuncuların başarısı kadar OSTlarda başarılıydı. Melodileri, anlamları, diziye uyumları çok güzeldi. Junsu'nun güzel sesinden Love Is Like Snow dinlemek çok güzeldi. Song Joong Ki'ye şarkı söylemeyi yakıştıramasam da anlam bakımından onun seslendirdiği şarkı da çok uyumluydu diziye. Yine de benim favorim Nice Girl ve I Only Want You. Özellikle I Only Want You'da bir A Love To Kill - Goom havası hissettim. Yerini tutamaz elbette ama ben Nice Guy'ı A love To Kill ile çok bütünleştirdim içimde.:))

           Özetle ben diziyi çok başarılı buldum ve çok sevdim. Tavsiyemdir. Kötü-saçma yönleri yok muydu? Sürüsüyle vardı ama ben o kısma girmek istemiyorum.:)) Tavsiye ediyorum sadece...
Hatta biz Boys Over Flowers larla falan boşuna uğraşıyoruz. Direk Kanal D'ye başvurup Nice Guy önerelim. Yediden yetmiş yediye herkes televizyona kitlenir. Tam bizim topluma göre bir dizi, yalan, ihanet, intikam, yasak aşk, cinayet... Ne farkı var bizim Kanal D dizilerinden...:)) Havada karada kapmalı bence Kanal D bu diziyi. Kötü kadını Beren Saat dublajladı mı tamadır bu iş...:)) Yalnız lütfen kötü kadını dublajlasın, Park Si Yeon'u sevmediğim kadar onu da sevmiyorum çünkü.:D



Adı: 세상 어디에도 없는 착한남자 / Sesang Eodiedo Eobsneun Chakhan Namja
Bilinen Adları: 착한남자 / Chakhan Namja, Nice Guy, The Good Man Never Seen Before, The Innocent Man
Tür: Melodram, romantik
Bölüm Sayısı: 20
Yayınlandığı Kanal: KBS2
Yayın Tarihleri: 12.09.2012 – 15.11.2012
Yayınlandığı Günler: Çarşamba - Perşembe 21:55


Oyuncular:
  • Song Joong Ki / Kang Ma Roo (30)

  • Moon Chae Won / Seo Eun Gi (29)

  • Park Si Yeon / Han Jae Hee (35) 


OST:
CD 1
1. Aşk kar tanesi gibi 사랑은 눈꽃처럼 - JYJ (Junsu)
2. İyi Kadın 착한 여자 - Lee Soo Young
3. İyi İnsan 좋은 사람입니다 - Cho Eun
4. Yalnız
5. Jaehee ve Maru 재희와 마루 (With Empty Heart & Change)
6. İyi İnsan
7. Hüzünlü vals
8. Eungş ve Maru 은기와 마루 (With Late Autumn)
9. Melankoli
10. Mavi Ay
11. Eun Gi 은기(With Magnolia)
12. Son güz
13. Boş kalp
14. Kırık Kalp
15. Nilüfer çiçeği
16. Manolya

CD 2
1. Gerçekten 정말 - Song Joong Ki
2. Sadece seni istiyorum 너만을 원했다 - Son Ho Young
3. Seni Seviyorum 사랑해요 - Yoon BitNaRa
4. Değiştirme
5. Burada kalmak için
6. Komplikasyon
7. Hüzünlü vals gitar vers.
8. Güzel aşk
9. Kimse beni göremez
10. Veda
11. Labirent
12. Yalnız Sokak
13. Ön çarpışma
14. Kış gelmeden önce...

19 yorum:

  1. ANYEONG Unni-ah Baktım ki unnim ''JAAAAAAAAAAAAAAAANG!'' bir yazı yazmış bende yorum yapayım dedim... Unni-ah yine döktürmüşsün vallahi sanki tekrar izlemiş gibi oldum... Son olarakta Junsu nun Final müziği her bölümde beni benden alıp kurda köpeğe verdi... Kısacası Muhteşem müzikleriyle muhteşem bir diziydi benim için nice guy! Bu arada unni-ah TTBY'yu da yazda bir de senin fikirlerini öğreneyim...Ve bu kesinlikle son olacak!Tabiki de ''Unni-ah JAAAAAAAAAAAAAAAAAAANG!''

    YanıtlaSil
  2. Harika bi dizi ya konusu oyunculuklaro OSTları herşeyi harikaydı herkes izlesin ayrıca song joong ki ye olan hayranlığım her bölüm dahada çok katlandı moon chae wonunda oyunculuğu çok iyiydi ben ikiliyi gerçektede yakıştırdım bu ararda bi sahne vardı birbirlerine sarılırlarken kojinmal diyolardı tam olarak hatırlamıyorumda bölümü kızın hafızası yerine geldikten sonraydı diziyi bitirdiğimden beri nezaman aklıma gelse o sahneyi hatırlıyorum Yazı içinde teşekkürler çok iyi bi yazı olmuş

    YanıtlaSil
  3. Güzel bir çalisma ortaya çikarmissiniz. Çok vakit almis olmali.?

    YanıtlaSil
  4. @Çatlak Agasshi
    Teşekkür ederim canım.:) Karaladım birşeyler işte yine.^^ TTBY da yazacağım yakın zamanda. Ama önce Big var onunla uğraşıyorum şimdilerde.:D Ama TTBY benim biraz hayal kırıklığına uğrattı şimdilik bunu söylemek isterim. Tabi ben Japon versiyonunu önce izlediğim için böyle muhtemelen.:))

    @Adsız
    Teşekkür ederim. Benimde çok sevdiğim ve başarılı bulduğum yapımlardan biri oldu Nice Guy. O sahneyi bende hatırlıyorum.:))

    @xmedy
    Teşekkür ederim. Biraz aldı ne yalan söyliyim.:) Resimler sayesinde ortalama bir gün uğraştırdı beni diyebilirim.:))

    YanıtlaSil
  5. Kesinlikle bir sonraki dizim olacak , çok merak ettim :) Big izliyorum şu sıralar. Yazı çok güzeldi çok teşekkürler Kübra abla kk ^______^

    YanıtlaSil
  6. Teşekkürler Hilalcim.:)) Güzel dizi tavsiyemdir. Yalnız Big'den sonra biraz ağır gelebilir. Tam tersi bir tarzda çünkü Nice Guy.
    Bu arada ilk kez blogda ismime hitaben bir yorum görüyorum. "Aaa ben Kübra'yım dimi?" oldum bir an, hehe.:D Big'deki Jang Ma Ri gibi ruhsal çöküntü yaşadım bir an...:D

    YanıtlaSil
  7. Hahahha :D Bende ilk defa isminle hitap ediyorum tepkinide merak etmiştim :)) Yılbaşındaki yazında öğrenmiştim adını ^____^ Peki sence bigden sonra ne izlemeliyim ? :) O diziden sonrada bunu izlemeyi planlıyorum .

    YanıtlaSil
  8. Nice Guy izleyebiliriz Hilalcim. Sadece türünün tam tersi olduğunu hatırlatmak istedim.:))

    YanıtlaSil
  9. Tamamdır teşekkür ederim bloggerim ^____^

    YanıtlaSil
  10. Ba;layip biraktiklarimdandi ama Yeorim rolunden sonra basladim tekrar/ Iyikide baslamisim diyorum

    YanıtlaSil
  11. Melodram olmasından ötürü bunaltıcı kısımlar olsa da güzel bir dizi. Ben severek izledim.:))

    YanıtlaSil
  12. mimlendin unniciğiim :D http://ifeelgoodman.blogspot.com/2013/01/mim-ajans-kuruyoruz.html

    YanıtlaSil
  13. Unnii...
    Biliyorsun daha önce sana anlatmıştım kendimi :)
    Bu diziyi merakla bekliyordum ama izleymedim bir türlü. Çok iyi oldu bu post. Aplak suratlı ama tatlı kız olarak aklımda hep. En sevdiğim unniler arasında.
    Çok güzel ellerinde sağlık.
    Bir de sorum olacak.
    İndirecek dizi arıyorum. Konusu komedi ve romantik olacakmış, güldürken ağlarken türünden öyle istendi... :D
    Yani kısaca; my princess, secret garden, my girlfriend is gumiho kıvamında olacak bir dizi.
    Umarım yardım edersin. Senin dizi zevkini gerçekten çok beğeniyorum..
    Öpüldünn :*

    YanıtlaSil
  14. Bu sevimli yorumun ve iltifatların için teşekkür ederim Şevvalcim.^^
    Bahsettiğim modu düşününce aklıma direk Rooftoop Prince geldi. Daha sonra hem güldüren hem ağlatan diye düşünce Queen In Hyun's Man geldi. Son zamanlarda beni bu ikisinde başkası ağlatamadı şöyle içli içli zaten.:))

    YanıtlaSil
  15. Her bölümde gözünden bir damla yaş dökülen MaRu'nun final bölümünde ağlayarak gülmesine kahkaha attım resmen :D Sonra kendimden utandım :$

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Melodram ya türü adamı gülerken de ağlatacaklar illaki.:))

      Sil
  16. ay cok merak etdm bu diziyi zaten song joong ki sungkyunkwan scandal dizisinde kalbimi kazanmwti o baw rol diye izlicem bu diziyi cok cok cok weker bi aktor ))))))

    YanıtlaSil
  17. Bu dizi nasıl güzeldi yahu! Söylediklerinin çoğuna katılıyorum gerçekten. Song Joong Ki için başlamıştım hatta ilk bölümünde sıkılmış bırakacaktım ki son sahneye kadar.. Sonra bir bağlandım ki sorma, bitecek diye az az izlemeye çalışıyordum:D Song Joong Ki her geçen bölüm daha da tatlı geldi izlemeye doyamadım!
    Ayrıca Moon Chae Won nasıl bir güzelliktir öyle ya. Bayıldım resmen oyunculuğu ve güzelliğine diyecek tek lafım yok vallahi :) En sevdiğim oyunculardan oldu. Ağlaması, gülmesi şahane yahu hele ki başlarda ki soğukluğunu pek sevdim zaten gözü kara karakterler ayrıdır benim için :)
    Çok emek verip diziyi bu kadar iyi anlattığın için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  18. SPOİLER. Arkadaşlar diziyi izlemeyen okumasın lütfen!! Dizinin son kızmında biraz aklım karıştı Eun Gi nin hafızası yine mi gitti

    YanıtlaSil