.label-size span { display: none !important; }

Bu Blogda Ara

Kimi Ni Todoke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kimi Ni Todoke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2012 Çarşamba

Mim: Türlere Göre Favori Anime

          Yayınlamam gereken bir çok taslak ve yarım bıraktığım bir sürü dizi beni bekleyedursun onları elimin tersi itiyorum ve bugünü mimlere ayırıyorum.:))
           Sevgili Filozofcuğum'un beni şu yazısında mimlemişti. Kendisine kocaman teşekkürlerimi yolluyorum.:)) Konumuz anime türlerinde favori olan yapımlar...

           Anime izlemeyi çok sevdiğimi bilen bilir. Ama az cahil olduğumdan türleri bir türlü ayıramam. İnanır mısın tek tek izlediğim animelerin türlerine baktım yazabilmek için şu mimi.:)) Cahil blogger ödülü benden başkası kapamaz gibi geliyor şuan...

Shoujo / Romantizm / Komedi
Öğrendim ki izlediğim tek tür anime "shoujo"imiş. İzlediklerimin yarısından fazlası o bölgede yer alıyor.
  • Kaichou Wa Maid Sama: İzlerken gözlerimi pançak pançak yapan Usui ile bu türdeki ilk sırayı Kaichou Wa Maid Sama almassa çok ayıp etmiş olurum.
  • Kimi Ni Todoke
  • Ouran High School Host Club
  • Lovely Complex


Shounen / Aksiyon / vs
Aşağıdaki sayacaklarım "shounen"miş ya şok oldum.
  • Inu X Boku SS
  • Baka to Test to Shoukanjuu 
  • Love Hina

Seinen / Aksiyon / vs
Bu türle pek işim olmamıştır diye düşünüyordum ama Workinng!! de seinen yazıyordu. Eğer doğru ise benim sahip olduğum tek seinen. O da komedi aksiyon değil...:))

24 Ağustos 2012 Cuma

7. Mim: Anime Karakterleri Analizi

          Sevgili Küçük Filozof  bana çok beğenerek yazacağım bir mim paslamış, kendisine kocaman teşekkürlerimi iletiyorum ve başlıyorum yazmaya.:))
          Konumuz anime karakterleri hakkında küçük bir analiz. 23 anime izlemiş biri olan beni ne kadar zorlanayacak bakalım.:))

          En Çok Güldüğüm Karakter:


          Ouran High School Host Club'un biricik kurucusu, kendi deyimi ile babası, Honey Senpai'nin Tama-chan'ı kadar beni çok güldüren hiç bir karakter olmadı.





          İlk göz ağrım Kimi Ni Todoke - Kuronuma Sawako. Sadako'dan korkanlar ile nasıl eğlendiğimi hala hatırlarım. :)




          En Tatlı Aşık Karakter:

Hiyokoi - Nishiyama Hiyori


          Kızcağızın kendi o kadar tatlıydı ki aşkını animede pek göremezsek aşkı da bir o kadar tatlı olurdu bence.:))




Working!! - Sato Jun

          Sato-san her ne kadar yankiye benzesede Yachiyo'ya duyduğu olan aşkı ile çok sevimliydi.





          En Cool ve En Karizmatik Karakter:

Kaicho Wa Maid-sama - Usui Takumi 


           En sevdiğim en unutulmazlar arasında yer alan biricik Usui'm. Acayip karizma, acayip cool bir varlıktır kendileri. Dil çıkarırken bile cooldu benim için.:)) (Biraz sonra en yakışıklı kategorisinde de karşımıza çıkacak kendileri.:))



Inu X Boku SS - Miketsukami Soshi


Gifi gördükten sonra hala söze gerek duyuyor musunuz gerçekten? :D






          En Sayko Karakter:

Uta No Prince Sama - Shinomiya Natsuki

          Gördüğüm en sayko varlık. Zavallı Syo az çekmedi bu delinin yüzünden.:))




 

Inu X Boku Secret Service ailesinin tüm karakterlerinde 2 ölçek saykoluk mevcut.:D










          En Yakışıklı Karakter:

Usui, Usui, Usui... derdim de başka bir şey demem.:))




          En Uyumlu Karakter:

Lovely Complex - Koizumi Risa = Otani Atsushi




          Zavallı Risamız bu kalın kafalı oğlan yüzünden çok sıkıntı çekmiş olsa da birbirleri için yaratılan çiftlerden kendileri. Onlar kadar uyumlusunu görmedim.:))













          En Nefret Ettiğim Karakter:
Aishiteruze Baby - Katakura Kippei
Sevemedim gitti ben bu çocuğu...

          En Odun Karakter:



          Hiç kuşkusuz Itazura Na Kiss - Irie Naoki.
Küçük Filozof 'da gördüğüm an kesinlikle çok doğru bir tercih olduğunu söylemiştim kendi kendime. Benimde aklıma ondan daha odunu gelmedi.:))







          En Kasvetli Karakter:
Skip Beat - Mogami Kyoko


          Çok baştan savma bir cevap olsa Kyoko etrafındakileri kasveti ile pek bir korkutuyordu, bende onu seçtim gitti.:))





           En Güzel Ses Tonu:
          Filozofcuğumla bir diğer ortak seçeneğimiz ise Miyano Mamoru. Ouran High School Host Club -Tamaki, Uta No Prince Sama -Tokiya Ichinose / Hayato, Skip Beat - Fuwa Sho, Kimi Ni Todoke (2. Sezon) - Miura Kento, Inu X Boku SS - Natsume Zange, Hakushaku to Yosei - Ulysses,  La Corda D'oro (2.Sezon) - Kaji Aoi gibi pek çok karaktere ses vermiş bir isim.
          O kadar anime izledim ama Mamoru'dan başka kimsenin sesini tanımam. Hayat verdiği tüm karakterleri seviyorum. Çünkü bu sesi çok seviyorum.:)


Yetinemedim, bir kaç kategoride benden olsun dedim.:))

          En Ezilen Aşık:
Special A - Takishima Kei


          En Safoş Karakter:
Baka to Test to Shoukanjuu - Yoshii Akihisa











          En Sevimli Karakter:
Ouran High School Host Club - Honey

25 Eylül 2011 Pazar

Kimi Ni Todoke 2. Sezon

          İstesem 1. sezondan hemen sonra 2. sezonu izleyebilirdim. Ama o kadar çok bayıldım ki Kimi Ni Todoke'ye, kıyamadım hemen tüketmeye araya birkaç dizi girsin istedim. Ama Harvest Villa gibi abuk ötesi sıkıcı bir dizi izlemeye çalışınca hemen Kimi Ni Todeke'ye koştum.
          Resmen özlemişim karakterleri, Kuronuma'yı, Kazehaya'yı, Chizu'yu, Ayane'yi, Ryu'yu, Kurumi'yi hatta inanmazsınız psikopat öğretmenlerini bile özlemişim.:))
          İlk sezon ve ikinci sezon karşılaştırması yaparsak ilk sezonu daha çok seviyorum yalan yok.:)) Ama ikinci sezonda güzel. Zaten Sawako'nun saflığı ve mimikleri o kadar şahane ki nasıl sevmem. 
          İlk sezonun özeti modunda bir giriş bölümü hazırlamışlar ve Kurumi'nin gözünden anlatmışlar hikayeyi. Ben zaten her uyuz hareketine rağmen Kurumi'yi seviyordum. Daha da sevdim vallahi. Onda kendimden bir parça buluyorum. Belki ikimizde sarışın olduğumuzdan ve karşılıksız aşk sıkıntısı çektiğimizden bilemiyorum.:))
         Diziye yeni bir de karakter katılmış ki aman Allah'ım çocuk sırf ve sırf ortalığı karıştırmak için var yani. Kurumi'ye kötü diyenler bu çocuğu boğazlamak ister bence:)) Ama onun amacı da iyilik yapmak olduğundan bitişte ona olan kızgınlığınız geçmiş oluyor. 
         Sawako ilk sezona oranla daha çekingen aslında. Çünkü artık Kazeyaha'yı sevdiğinin farkında. O yüzden endişeli ve korkak. Kazehaya ise tam saftirik osman. Nasıl Sawako'nun kendisini sevdiği anlamaz hala şaşıyorum. Bizde sanıyoruz Kazehaya akıllı. pehhh... Ama çok seviyorum Kazehaya'yı. Kazehaya ile Sawako çiftine ise bayılıyorum zaten.Güzel romantik sahneleri var bu kez çiftin. :))
         Yanlız bir ara fenalık geçirecektim. Kavuşun artık, söyleyin artık birbirinizi sevdiğiniz diye çıldıracaktım yani. Uzadıkça uzadı o kısım. Ama şöyle çıktıkları 5-10-20 bölüm daha olaydı çok iyi olacaktı.:)) İkinci sezon çok kısa geldi yani bana.:))
          Beni en çok üzen şey ise Ryu ile Chizu'nun yine havada kalması, geride kalması, aralarında yine yine ve yine birşey olmamasıydı. İkinci bir hayal kırıklığı daha yaşadım. Yeni gelen sarışın oğlan Sawako'ya yakın davranırda bizde Kazehaya'nın kızarmış suratlı kuru kıskançlığını izler eğleniriz diye bekliyordum. Ama beklediğim bulamadım ne yazık ki. 
          İkinci sezonun en akıllananı ise acayip öğretmenleri Pin'di. Bu sezon akıllı lafları ile pek bir işe yaradı Pin.:))
          Ahh bir kaç sezon daha yese bu anime ne sevinirim bilemezsiniz. Mangasını bulsam Türkçe onu okuyacağım ama onu da bulamadım. Duyduğuma göre ikinci sezon finali biraz aceleye gelmiş yani daha erken final vermek zorunda kalmış anime. Nedenini bilmiyorum ama bu da başka bir sezon olmayacağının işareti malesef....


19 Ağustos 2011 Cuma

Kimi Ni Todoke: From Me To You


Orijinal adı: 君に届け / Kimi ni Todoke
Bilinen Adı: From Me to You (Benden Sana)
Yönetmen: Naoto Kumazawa
Yazar: Karuho Shiina (manga), Rika Nezu, Naoto Kumazawa
Süre: 128 dakika
Vizyon Tarihi: 25 Eylül 2010

Oyuncular:




















          Animesini izledikten sonra filmi izlemezsem kesin çatlardım. İzledim ve yorumlarımı paylaşmak istiyorum sizlerle.
          Animesi kadar iyi değil ne yazık ki. Herşeyden önce bildiğiniz bir hikaye. Üstelik animedeki herşeyi işlemek istediklerinden dolayı sıkış tepiş olmuş. Bu durum karakterin baskınlığını engellemiş. Görünüş olarak animedeki karakterlere benzeselerde Kurumizawa hariç onlar kadar baskın karakter olamamışlar ne yazık ki. Bir tek Sawako'yu beğendim. Animeye en yakın oydu. Bakışı dönüşü gerçekten iyi iş çıkarmış kız, tebrik etmek istiyorum.
          Animesi kadar sıcak ve komik gelmedi ne yazık ki. Ama çok da kötü deyip kötülemek istemiyorum. Çok bölük börçük yapmışlar yanlızca. Daha güzel senoryalaştırabilirlerdi. En beğendiğim yerler eksik kalmış.
Final açısından animenin ilk sezonundan farklı olsa da güzel bir film finaliydi.
          Filmi izlerken bizim Kore canlar yapsa bu filmi kimler oynar diye düşündüm. Ve Kuronuma Shin Mina'yı, Kurumizawa ise bana Yoon Eun Hye'yi hatırlattı. Oyuncular benziyor yani demek istediğim.:))


10 Ağustos 2011 Çarşamba

İlk Animem... Kimi Ni Todoke

          O da nesi? Kore Günlükleri diye kendini adlandıran bu yerde bir Japon animesi mi?.. demeyin sakın. Biliyorum sizler millet ayıran insanlar değilsiniz.:))
          Etraftaki dizi çılgınlığından sonra bir anime yaygınlığı var ki sormayın gitsin. Ki eminim bir çoğunuz bunu biliyorsunuz. Bundan en sonunda bende nasiplendim ve izledim bir tane.
İlkler insanlar için önemlidir, hele benim için ayrı önemli. İlk kez Japonca dinleyerek bir şey izliyorum. Japonca bilmem, ilgimide çekmezdi ama bir iki tane daha izlersem kesin ondan birşeyler kaparım.:)) Şimdiden "ohayo! (günaydın)" demeyi öğrendim:))
          Aslında herkes gibi ilk Japonca animem Şeker Kız Candy idi. Çok küçüçüktüm onu izlerken, ama hala hatırlarım neler olduğunu. Ne büyük sevgi ile izlerdim. Sonra bir zamanlar Starda Sevimli Hırsız diye bir anime daha vardı. Ben onu da pek severdim. Yemez, içmez, uyumaz onu izlerdim. Sonra malum büyüdük.(Keşke büyümeseydik) Büyüyünce insanların bir dönem özgürlükleri kısıtlanıyor vallahi. Çizgi film izlesen "Aaaa koca kız oldun sen. Hala böyle şeyler mi izliyorsun. Al eline bir iş yap" diyen mutlaka çıkan her evden. Allah'tan benim annem o kadar baskıcı bir kişilik değil ama bir kaç kez bu tip sözleri ondan olmasa da bende duydum. Neyse içimde sıkışık kalmış bu konuyu da paylaştıktan sonra asıl konumuza dönelim.:)
Özgürlüğümün kısıtlanmaya çalışıldığı o yıllardan sonra ilk kez bir anime dizisi izledim.

          Kimi Ni Todoke... Tek kelime ile bayıldım diyebilirim kendilerine. Hem güldüm hem ağladım. Kalbimi ısıttı adeta.Karakteri çok sevdim. İlk aşk olaylarına hastayımdır. O heyecan o belirsizlik bana ayrı bir zevk verir izlerken o yüzden çok yürekten severek izledim Kimi Ni Todoke'yi de.

          Şeker Kız Candy, Sevimli Hırsız gibi güzel bir anime, güzel de laf mı benim için onlar gibi harika...:)
Kalbime unuttuğum, hatırlamak istediğim, geçmişte derinlerde kalmış hayallerim... Çocuktum ben aşka aşık olduğumda, aşık olmaktan çok aşkı sevdim ilk. Benim için aşk Allah'ın yarattığı en güzel şeylerden biri ve yine aşk benim için Allah'ın yaratmış olduğu en zor kötü şeylerden biri. Hem evet, hem hayır nasıl olabiliyor aşk merak ediyorum hala. Bu sıcacık anime izlerken kalbimi ısıttı sanki. İçime ufaktan bir umut koydu, gerçekleşmesede yaşama sevinci otturttu.:) İçindeki aşk kadar arkadaşlığı da çok güzeldi. Arkadaşlarımı özledim resmen.:))

          Ve niçin izliyorsun sürekli birşeyler; diziler, filmler, animeler? sorusuna bir cevap daha yapıştırdım kendimce. Unutmak zorunda olduğum duyguları, dışarı vuramadığım duyguları yaşayabilmek için, unuttuklarımı hatırlamak için. Ağlamak istediğimde ağlamaklı bir film koyuyor sahneye, gülmek istediğimde güldürecek birşeyler, mutluluğu hissettiğimde, hissetmeye devam etmek istediğimde yada mutlu olmak istediğimde mutluluk verebilcek birşeyler, acıdan kıvranmak istediğim kıvrandıracak birşeyler, hem yanlızlığımı paylaşıyorum onlarla hem duygularımı... Onlar varken yanlız hissetmiyorum kendimi sanki. Konuşacak birine ihtiyaç duymuyorum onların sayesinde; çünkü onlar benim yerime konuşuyor sanki. Benim içimden gelenleri onlar nasıl biliyor? Yoksa sanıldığım kadar, sandığım kadar anormal biri değil miyim? Benim gibi düşünen, benim gibi hisseden, benim gibi hayal kuranlarda var mı yani? Sonuçta bunların hepsi hayal ürünü değil mi?:D
          Gerçekten dünyadan kopuyor muyum? Yoksa onlarla gerçek dünyayı mı buluyorum? Bilmiyorum... :)
Bildiğim tek şey mutlaka izlenmesi gereken bir anime olduğu. Mutlaka izleyin. Üstelik ikinci sezonu da var. Ben şimdilik bir ile yetindim. Bu akşam bir de filmini izledim mi değmeyin keyfime.
OSTlarına da bayıldım söylemeden geçemeyeceğim.:))