Çok büyük bir sürpriz olmadığının farkındayım.:) Ama ben sevdim diziyi. Üstelik süpriz aslında Rooftop Prince değil. Nihayet benim düzenli KDramala izlemeye dönüşüm sürpriz. Sürprizin bir diğer yüzü ise Kore Günlükleri 2012 sezonunu açmış bulunması. (Nasılda uyduruk sebepler oldu.) Neyse sürprizmiz bu çingular özetle...:))
İzlediğim ilk 2012 dizisi olma özelliği taşıyan bu yapımı ben sevdim. Herşeyden önce dizi benim tarzımdı. SBS'in fantastik temalı dizilerine bayıldığımdan mıdır nedir bilmem, bunu da seviyorum. Bence izlenemeli.
O vakit oyuncular ile başlayalım söze... ve sözü uzatmadan direk spoilere geçelim.:))
Başrol dört oyuncu da benim için tanıdık ve sevdiğim yüzlerdi. Yoochun ile Han Ji Min sevmek normalde, benim için kötü olan Lee Tae Sung ve Jung Yoo Mi'nin sevdiğim yüzlerden olmasıydı. Çünkü dizideki rolleri gereği ikisininde sevilecek tek bir yanı yok bildiğiniz gibi.
Öncelikle Yoochun'u övmek istiyorum biraz. Kendisinin oyunculuk performansını ilk Sungkyunkwan Scandal'da izlemiştik ve (en azından ben) çok başarılı bulmuştuk (buldum yani:)). Yoochun'u biraz kez daha takdir ettim burada. Hatta "helal sana" nidaları attım yeri geldi izlerken oyunculuğu karşısında.:)) SKK Scandal sevgimden mi bilmiyorum ama tarihi adamı oynamak çok yakışıyor canım. O ciddiyetinin altındaki şebelek tavırlar Yoochun'a çok yakışmış. Rolünün hakkını vermiş, rolü kendine yakıştırmış. Hemen Yoochun'a seslenmek istiyorum burada " Bu yolda devam etmelisin, Yoochun ssi fighting!! Her yıl bir dizi yapmaya devam et lütfen, sana güveniyoruz, romantik komedi olsun yanlız." Çok duydu, dimi?:D
Han Ji Min ise sevdiğim sayılı bayan oyunculardandır. Dae Jang Geum, Capital Scandal, Yi San gibi birbirinden başarılı ve sevilen dizilerle karşmıza çıktı.
Lee Tae Sung kötü adam hemde köküne kadar kötüyü oynasada ben onu Playful Kiss ve 9 End 2 Outs dizilerinden seviyordum. Jung Yoo Mi ile Dong Yi de tanışmış ve sevmiştim kendisini ama burada herkes gibi bende boğmak, boğmak ve boğmak istedim. Yong Tae Moo ve Hong Se Na çifti kötüğünün suyunu çıkardı resmen.
Diziyi tasarlarken "Atalarımızın şimdiki Seul'ü görse ne yaparlardı?" diye mi yola çıktılar bilmiyorum ama tarihten göçüp gelen dört adamım uyum sağmala dönemleri çok komikti. Çoha da yaverleri de çok sevimliydiler. Parmağı kesilince tuvaleti gelen ilkokul çocuğu gibi parmağı havada bekleyen velihat prens, arkaya binin deyince kamyon yerine koydukları otomobilin bagajına binen üç kafadar, yangın söndürücüye bulanmış 4 Chosonlu, trafik ışıkları gibi oradan buraya koşturan deliler gibi çeşitli uyum sağlama dönemleri beni çok eğlendirdi.
Kocaman bir gürültü ile başlayınca dizi insan ne oluyor diye şaşırıyor önceleri. Tarihteki o sır perdesini kaldırmak için finale doğru inanılmaz bir merak uyanıyor içinizde ama ilerken o merakın yerine kalbinize bir aşk acısı çöküyor. Sizin olmayan ama çok derinlerden yaralayan...
Senden hoşlanıyorum derken ki göz yaşları... Seni sevmemem gerekiyor ama ben kendime engel olamıyorum, püü benim duygularıma, böhüüüü diye haykırışların simgeleşmiş haliydi sanki. "Kıyamam sizee canlarım. Sizin kaderiniz birlikte olmak Allah böyle yazmış, değiştiremezsiniz. " cümlelerini kurduraca kadar çok sızlattı içimi izlerken. Yani resmen gerçekmiş gibi muamele edip, kendimi çok kaptırdım diziye. :D Hatta prensesin kötü bir insan olduğunu çözdüğünde şükürler etim Allah'a. Düşünün nasıl ciddiye aldığımı artık.:))
20 bölüm olan dizi benim için de bir çok izleyici gibi aslında 19.da bitti. Hemde ne bitmek, bizde bittik resmen.:) Zaten Lee Gak zor bela kabul etmişti sevdiğini Park Ha'yı. Bir de böyle ayrılınca bizde kendimize gelemedik malesef bir süre. 19.bölüm beklediğim kayış koptu kısacası. Han Ji Min'den daha çok ağlamışımdır herhalde ben.:D "Kacima çohaa böhüüüüüüüü" eşliğinde tamamlamış oldum bölümü. Bu yazarlarda çok acımasız canım. Herhangi bir yerde, bir hayal gibi, rüya gibi ortadan kaybolacak korkusu yarattılar bize. Sonunda da en mutlu anlarında... ahhh diyecek kelime bulamıyor insan...
20. bölüm olayı açıklığa kavuşturmak tatlı sona bağlamak içindi, biliyordum ama bekledğimden daha çok ağladım o bölümde de. Arka arkaya izlediğimden olsa gerek.:)) Son bölümdeki tüm komiklikler bile içimdeki acıyı silmeye yetmedi. Ve sormak istiyorum; son sahnedeki o çoha mıydı, Tae Yong muydu? ne kadar tatlı sona bağlamaya çalışırlarsa çalışınlar olmamış. Yani o çoha değil ki, sonuçta tüm anıları çoğa ile igili dimi?
Böhüüü diyerek tekrar ağlamaya başlayabilirim hemen.:))
Dizinin sadece aşkı değil OSTları da bir o kadar güzel. Her dinlediğimde içimi yakıyor hala. Şimdi bir de Türkçe altyazısına baktım, ağlamaya ramak kaldı şarkı bitine kadar.:) Sözleri de diziye çok uygun. Baek Ji Young'un muhteşem sesi ile dinlediiğimiz After a Long Time şarkısının, erkek vokal Jo Eun 'ın söylediği After a Long Time 'ı ile birleştirilince bazı sahneler dizide beni çok etkiledi. Ali'nin söylediği Hurt ise başka bir güzellik. Mutlaka tavsiye ederim dinlemeyelere. Zaten diziyi izlediyseniz mutlaka dinlemişsinizdir ve büyük konuşuyorum sizde beğenmişsinizdir kesin.:)) Diğerleri de güzel ama bu üçünün yeri bende ayrı.
Bir de çok sevdiğim bir tema müziği var dizinin. Bu müziğin çaldığı sahneler ise çok eğlenceliydi.
Sevdiğim bu güzel yanları haricinde beni hoşnut etmeyen noktalarda vardı tabiki. Örneğin;
* Park Ha'nın annesini bulmasını sakız gibi uzattılarda uzatlılar, içim daraldı. Gol bekleyen futbol holiganı gibi hissettim kendimi bir ara.
* Se Na'nın iyi tarafa geçmesi şimşek hızıyla oldu. Hiç samimi gelmedi bana.
* Tae Moon sonuna kadar her daim kötüydü tamamda hani bu adam kuzenini yanlışlıkla denize düşürmüştü, o noktada bir uyumsuzluk vardı gibi.
* Zenginlerde ne çok seviyor şu "squash "ı. 2005'de My Girl'de onu oynuyorlardı. Üstünden 7 yıl geçti hala aynı oyunu oynuyorlar. Bana fenalık geldi.:))
* Büyükanneleri koca çeneli, yargaracının tekiydi, ama ölünce de içim burkuldu. Ölmeseydi iyiydi çünkü bu noktada kötülüğün iyice suyu çıkmış oldu.
Bu küçük rahatsız edici noktalar haricinde çok severek izlediğim güzel bir yapımdı. Uzun süredir böyle içli aşk izlememiş, ohh iyi oldu da izledim. Sizi Devdas kılıklar sizi, az ağlatmadınız bizi.:D
Adı: 옥탑방 왕세자 / Oktabbang Wangseja (Çatı katındaki Prens)
Bilinen Adları: Rooftop Prince, Attic Prince
Tür: Fantastik, Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 20
Yayınlandığı Kanal: SBS
Yayın Tarihleri: 21.03.2012 – 24.05.2012
Yayınlandığı Günler: Çarşamba – Perşembe 21:55
Oyuncular:
- Park Yoo Chun / Lee Gak - Yong Tae Yong
- Han Ji Min / Park Ha - Bu Yong
- Lee Tae Sung / Yong Tae Moo

- Jung Yoo Mi / Hong Se Na - Hwa Yong
- Lee Min Ho / Song Man Bo

- Choi Woo Shik / Do Chi San

- Jung Suk Won / Woo Yong Sul
OST:
Part 1 / 2012.03.22
1. Uzun zaman sonra 한참 지나서 - 백지영 / Baek Ji Young
2. Yara 상처 - 알리 / ALi
3. Uzun zaman sonra 한참 지나서 (Enst.) V.A.
4. Yara 상처 (Enst.) V.A.
Part 2 / 2012.03.29
1. Mutlu Son 해피엔딩 - 박재범 Jay Park
2. Yara 상처 (Enst.) V.A.
Volume 1 / 2012.04.19
1. Uzun Zaman Sonra 한참 지나서 - 백지영 / Baek Ji Young
2. Yara 상처 - 알리 / ALi
3. Mutlu Son 해피엔딩 - 박재범 Jay Park
4. Buyongji Gölü 부용지 연못
5. Boş 빈
6. Çatı katındaki Prens옥탑방왕세자
7. Sınırlı 4lü 쫄쫄이 4인방
8. Seul Gezisi 서울 나들이
9. 금소화동숙
10. Bilmece 수수께끼
11. Uzun zaman sonra 한참 지나서 (Enst.) V.A.
12. Yara 상처 (Enst.) V.A.
13. Yara 상처 (Enst.) V.A.
Part 3 / 2012.04.27
1. Uzun Zaman Sonra 한참 지나서 - 조은 / Jo Eun
2. Gökyüzü Altında Bile 어느 하늘 아래 있어도 -박기영 / Park Ki Young
3. Adante - 지인 / JEA:N
4. Zor Aşk 사랑은 어려워 - 트와일라잇 / Twilight
5. Parlamak 비춰줄께 - 길구봉구 / Gilgubonggu
6. Uzun zaman sonra 한참 지나서 (Enst.) V.A.
7. Gökyüzü Altında Bile 어느 하늘 아래 있어도 -박기영 (Enst.) V.A.
8. Adante (Enst.) V.A.
9. Zor Aşk 사랑은 어려워 (Enst.) V.A.
10. Parlamak 비춰줄께 (Enst.) V.A.
![]() |
| Şu çiçek bile uzunca bir süre içimi acıttı.:)) |

Tüm Mümin kardeşlerimin Ramazan'ı mübarek olsun bu arada.:))























