Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

2 Ekim 2016 Pazar

Moon Lovers:♡

           Descendants of the Sun aylardır dururken,W anlatacağım diyerek bölüm başı not tutarken, Moonlight Drawn By Clouds severek izlerken ben; hepsini sollayıp geçen Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo meredinden bahsedeceğim size.


          Zerre kadar  umudum yoktu ki bu dizi böylesi güzel olsun, böylesi beni kendine çeksin. "Aman asla izlemem ben bunu, vaktim mi var benim" bile dediydim. "Hem ne özelliği var? Daha öncede işlendi bu konu, gelecekten tarihi döneme giden giller, çok gördük. Ne özelliğini olabilir ki"diye düşündüm. Açıkçası öyle açık ara attığı bir fark da yok şimdi ama insanı içine çeken duygulandıran bir tarafı var ki özellikle bu haftaki bölümler iki bölüm olmasına rağmen bir film tadındaki doyurucu duyguluydu.
          Dizinin reytinglerinin düşük olması ise herkesi geçtim en çok Jun Ki cana yapılan bir ayıp...

          Dizi Çin dizisi uyarlamasıymış. Bu noktada merakımı cezbeden bir durum söz konusu meydana geldi bende. Çinlileri de diziyi kendi tarihlerinden Qing Hanedanlığı'na  dayandırarak yapmış. Korecanlarda Goryo ya dayandırmış. Ne var bunda diyeceksiniz de iki ülkede de böyle prensi bol olan bir kralın bulunması,  kralın tüm kardeşlerini öldürmesi ne bilim bir garip geldi. Acaba ortak bir tarih de bu iki millet kendince sahipleniyor mu diye düşündüm. Ama tarihlere baktım. Farklı. Biri binli yollarda geçerken diğeri 900'lü yıllarda yaşamış.

Dizi kadrosun ilk toplanıp senaryo okudukları gün Jun Ki oppamız "Gençlerden yeni şeyler öğreneceğim." tarzındaki sozleri ile mütevaziliğini göstermiş canımm...
           Sonra bir baktım hakikaten kadro çok genç isimlerden oluşuyor. Ahh ahh bir zamanlar Jun Ki oppamda gençti hemi de ne gençmis kız. My Girls de tanınan  sevilen can oppamız ne gençmis be hala çok yakışıklı hatta kat be kat karizmatik şahane ötesi bir oyunculuğu olsa da kabul edelim yaşlandı. Bende başladığı gibi onda da başladı kırışıklıklar... Dip not: Kan benim gözümde Bidam dan sonra en çok Wang so ya yakışmış. Söylemeden  geçemeyeceğim bu arada.

Az önce bahsettiğim karizma😍😍

        Deneyimli oyuncu ile basrol paylasan IU nun oyunculuğu eleştirilmiş. Ben kendisinden niye bilmiyorum ama soğudum. O Pil Suk sevgim yok kendisine ne yazık ki artık. Ama ben ki bu konuda uzman oldum neredeyse artık o kadar dizi film derken, kız o kadar da kötü değil bence. Zaten tarihi ortama ayak uyduramamasi lazım çünkü o dönemin insanı değil. O yüzden bence çok doğru bile diyebiliriz oyunculuğu.

          İkinci adam Haneul ssi nin kendisini bir çok dizide ikinci adam olarak tanıdık. Bişey değişmedi yani hayatımızda yani.


          Exo üyelerini pek bilmiyorum malum artık yaş kemal bende... lakin şımarık tatlış prens hallerini sevdim ben kendisinin...

          Şimdi oturup bütün prensesi sayamayacağım sizlere. Çünkü kendileri hakkında araştırma yapmadım, yapamadım. Yapmak istiyorum ama o zaman bu yazıyı   paylaşamam. Ama dizinin yeni bölümü yayınlanmadan sizinle duygularımı paylaşmak istedim. Bu diziyi izleyin demeye geldim.
Ama Baek Ah cansın beee😆

YANİ Kİ İZLEYİN...😊

O zaman izleyenlerle biraz spoileşelim.

           "Güzel dizi" havasını bende ne zaman aldı bu dizi bilmiyorum ama bu hafta yayınlanır yayınlazmaz diziyi izlemek istedim hemen. Tüm rutinimi bozup sadece bu diziyi izledim. İzleme istediğim kabardı adeta bu hafta.

          Türk musikisine "bağlayıp zehir olsa içerim" elinden tarzındaki repliklerine inat hakikaten çok anlamlıydı sahne. Klasik de olsa, dalga geçmem için içimde canavar beni alttan alttan dürtsede içim yandı adam zehiri götürdükçe... Dedim "gitti dağ gibi oppam böhüü..."

          Ve hakikaten dağ gibi adam kanlar kusa kusa devrildi ya ellerinden zehir içtiği sevdiğinin kollarına.  Kollara geçmek kolay mı hacı azcık acıtasyon yapacak kadına, tamamda bu prensi ortası yok bir kere daha anladık. O kollar için kendini öldürmeseydin iyiydi be yavrum. İşte ilk kez Wang So da kan o kadar kötü ve korkunç oldu. 😔 Adam o kadar insan katletti. Ama o zaman yakışmıştı. Burdan da anlıyoruz ki işte fangirlik böyle acayip psikopatlık bir  durum...  😒

          Ama beni asıl etkileyen olay Cariye Oh du.  Bir kadının sevdiği adam tarafından ihaneti, o ihanete inat hep onun yanında oluşu, yetmezmiş gibi adamın; o kadar güçlü adamın kadınının arkasında duramayışı, o acizliğine inat o tek başınalığına inat yine o adamın yanında ömrünce kalması. Kaderine dur diyerek zaten ölmesine ramak kala kendi gibi gördüğü, çocuğu gibi sevdiği kızı kurtarmak için kendi canını verişi... Kralın sevdiği kadını kendi elleriyle ipe gönderişi, bir sözü ile onu ipten alabilecekken alamayışı, içinin kıyılışı...
           Diğer yanda kendi için canını veren yürekli kadın için hiç hali olmamasına rağmen işkencelerde ölümlerden dönen, yinede günlerce diz çöküp krala protesto da bulunması, cesaret edemeyen prenslerin kıza yardım edemeyişi, yinede yağmurun altına geçip uzaktan da olsa ona destek olma çavaları... yeteri kadar hoş ve etkileyici bir olay örgüsüne sahipti. Ama Wook'un gelip kıza yüz çevirisi, tamda o esnada bayıldığım Davichi OST u, yetmezmiş gibi; zaten Cariye Oh'dan beri ağlayan gözler... çaresizliğe, terk edilmeye dayanamaz bir halde, tüm ümitlerini kaybetmiş herşeyden vazgeçmişken bir şemsiye gelmesin mi... seni korumak için sana destek.olmak için. Herkese herşeye inat sadece seni sevdiği için sana gelmiş ve seni yağmurdan koruyor. Solan umutlar yeşeriyor. İnsanlığa inanma gücü verip, yıkılan güvenlere dur diyor bu şemsiye adeta. Abla ağlama daha ne istiyorsun Allah sana gönderdiği en iyisini boşver 😍😆

Burada OST ları da pek güzel. Lee Hi nin sesi sanki bir tık daha oturmuş. Epik High ile şahane duetleri dinlemeye değer derken bir Davichi çıkıyor ki aradan sizi sizden alıyor  nereye atıyor belli değil. O denli güzel. Taeyeon un şarkının yüksek notalı yerinde Taeyeon un sesinin yetersiz kalışı bende şarkıya bir seviye kaybettirse de sözleri çok güzel...

Spoi yediği halde diziyi izlemez utanmaza bak hala duruyor orda git izle... bitti yazı...😊


2 yorum: