Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Geldi geldi...


          Geldi geldi gözümün nuru askerden geldi. 
SuJu üyeleri sıra sıra askere giderken ahh ahh Siwon'uma sıra geliyor diye içim sızlaya sızlaya gün sayarken sonunda Siwon'um askere gitti. İki koca yıl nasıl geçer dedim. İnstagramın da paylaştığı her fotosunu beğenilere boğmak istedim. Ama bir beğenme hakkı vardı🙈

         Öyle böyle derken hayat telaşında, kardeşimin "Siwon 'un askerde kafası kopacak " cümlesi eşliğinde beni sinire gark ederken (26 yaşında kazık  kadar kız-ben- niye bu sataşmayı ciddiye alıp sinir oluyorsam artık çocuk gibi
)  iki yıl geçti. Siwoncuğum nihayet askerden döndü. O yüzden değmeyin keyfime çingular. Sizlerlede bu mutlu haberi bir de ben paylaşayım dedim.

She was Pretty gibi şahane bir dizi ile asker yolcusu olan canım Siwon'um asker dönüşü ekranlarda gözümüzü şenlendirmeye hazırlanıyormuş üstelik. 
Ekim ayında dizilerini severek izlediğimiz TvN de bir diziye başlayacakmış gülen yüzüm. Hemi de uzun bir arada sonra dizinin başrolü olacak.
         Tabi bu güzel haberi hemen hiç de hoşuma gitmeyen bir ayrıntı ile gölgelemek istiyorum hüzünle.
Siwon'uma gıcık tipsiz Kang So Ra eşlik edecekmiş sanki Kore'de başka oyuncu kalmamış gibi...
Her neyse çok kötü de olsa izleyeceğim. Bu gözler her hafta Siwon görecek taze taze daha ne isterim. Kang So Ra'ymış, Park Shin Hye'imiş, Park Shi Yoon'muş ne fark eder... 
Düşündüm de
eder ya Park Shin Hye de kartoş Park Shi Yoon da olmasın ya, bir de onlar çıkmasın başıma.
İçimdeki canavarı uyandırmayalım dimi 

           Sıra sıra vatani borçlarını ödeyip gelen SuJu üyelerimiz kıdemli Kpopcular olarak yeni bir albüm de patlatmaya hazırlanıyor biz ELF ler için... heyecanla beklemedeyim... Albümün çıkış gününde buluşmak üzere sevgili çingular...

27 Temmuz 2017 Perşembe

Bir Çeviri.... Song So Hee

Az önce youtube da öylesi gezintiler yaparken Song So Hee adında genç tatlı gür sesli bir kızcağıza denk geldim. Hitlerde yer almış bir performansı çok beğendim. Çünkü sözleri anladım. Ses de çok başarılı üstelik. Ben anlayınca sizde anlayın istedim. Bir de Kore'nin türküleri anlayarak dinleyelim bakalım.:)


밤 깊으면 너무 조용해
Gece derin ise çok sessiz
책 덮으면 너무 쓸쓸해
Kitap kapalı ise çok kimsesiz (yalnız)
불끄면 너무 외로워
Işık söner ise çok yalnız
누가 네곁에 있으면 좋겠네
Biri (kim) benim yanımda var ise yeter

이 세상 사랑없인 
Bu dünya sevgi yokmuş gibi
어이 살수있나요
Hey... yaşıyor
다른사람 몰라도
Diğer insanları bilmem de
사랑없인 난 못 살아요
Sevgi yokmuş gibi ben yaşayamam.

한낮에도 너무 허전해
Öğlen de çok anlamsız
사람 틈에 너무 막막해
İnsan kırmak çok çaresizce
오가는말 너무 덧 없어

누가 날 잡아줬으면 좋겠네
Biri (kim) benim yanımda ise yeter

이 세상 사랑없인 
Bu dünya sevgi yokmuş gibi
어이 살수있나요
Hey... yaşıyor
다른사람 몰라도
Diğer insanları bilmem de
사랑없인 난 못 살아요
Sevgi yokmuş gibi ben yaşayamam.

난 못 살아요 사랑없인
Ben yaşayamam sevgi yokmuş gibi.
불끄면 외로워
Işık söner ise yalnız 
책 덮으면 너무 쓸쓸해
Kitap kapalı ise çok yalnız 
누가 누가 네곁에 있으면 좋겠네
Biri biri (kim) benim yanımda var ise yeter
이 세상 사랑없인 
Bu dünya sevgi yokmuş gibi
어이 살수있나요
Hey... yaşıyor
다른사람 몰라도
Diğer insanları bilmem de
사랑없인 난
Sevgi yokmuş gibi ben
사랑없인 난
Sevgi yokmuş gibi ben
사랑없인 난 못 살아요
Sevgi yokmuş gibi ben yaşayamam.
사랑없인 난 못 살아요
Sevgi yokmuş gibi ben yaşayamam.


Çeviri de hatalar vardır mutlak.
 Korece kendimce öğrendim;
 profesyonel olarak hiç bir yardım almadım, alamadım. 
Sürçü lisan ettiysek affola...

16 Temmuz 2017 Pazar

Chicago Typewriter

Herşeyin mükemmel olduğu bir yapım izlemek ister misiniz? Hayatınıza anlam katacak kalbinizi buracak, abartısız söylüyorum ömür boyu özleyeceğiniz bir dizi izlemek ister misiniz?
İzlerken zamanın su gibi aktığı ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini anlamayacağınız bir dizi izlemek ister misiniz?
Finale yaklaştıkça içinize hüzün çökecek, fark etmeden gözünüzden yaşlar süzülecek kalbinizde koca bir yangın yakıp üstümüzden tır geçmiş gibi hissetmenize sebep olacak bir dizi izlemek ister misiniz?
Tüm bu duygu yükünün en üst seviyeye gelmeden önce gizemiyle heyecanıyla eğlencesiyle, kendini pek belli etmeyen için için süzülen bromanceleri ile sizi bağlayan; tatlı kıskançlıklar yakışıklı oğlanları; Kore Tarihi, milli mücadele sevgisi ile özgürlüğün bilemedigimiz kıymetini size hatırlatıp; imkansız aşkın büyüsü ile verilen sözlerin samimiyeti ile kalbinizi fethedecek; dostluğun olağanüstü güzelliği ile sevginin size boyutlarını tattıracak bir baş yapıt izlemek ister misiniz?

O zaman sizleri Chicago Typewriter dizi izleyemeye davet ediyorum.
Utanmayıp hala izlemediyseniz tabi. Bu kadar da iddialıyım. Sanırım birazda kırıcı oldu. Ama mutlak ve mutlak izlenmeli tavsiye edilmeli bir yapım bu.

İzleyenlere ise Writing Our Stories Ost'u der susarım. Çünkü o şarkı herşeyi anlatıyor, dinledikçe tüm diziyi film şeridi gibi önünüze serip kalbinize o acıyı geri getiriyor. Varın  bir de sözlerini okuyun.:)


Hakkında başka bir şey söyleyip dizinin büyüsünü bozmak istemiyorum aslında ama yine de içimde kalmasını istemediğim şeyleri paylaşmadan da edemeyeceğim. Öncelikle oyuncuları senaryoyu teknikleri vs her şeyini çok sevdim beğendim ve başarılı buldum dizinin. Sonunu anlayamadım başta. Ama sağolsun Koreantürk izleyicileri yorumları ile beni aydınlattı ve ilk kez bir fantastik diziyi bu kadar güzel başarılı mantıklı bir finalle sonlandırdım. Ve dizi dört dörtlük oldu gözümde. (Liderin geçmişte ölürken dramatikleştirmek adına uzayan sahnesi bile gözüme batmadı abartılmasına rağmen.)

Aslında içimde bir tarafım bu kadar basit bir yazı ile bu diziyi heba etmek istemiyor ama teknik sebepler güzel bir inceleme yazısı yazmama engel. Lakin diziyi araya ramazan girince bırakmak zoruda kalmıştım. Son dört bölümün izleyince anladım ki çok özlemişim ve eminim ki çok özleyeceğim gelecekte de... kim bilir belki Allah ömrümde bir kez daha izlemeyi nasip eder. İnşallah o zaman güzel bir yazı yazarım bu sayfalara. Böyle gelecekte mutlu olma hayalleri ile ümitlenenlerin hikayesine böyle bir ümitlenme ile son veriyorum sevgili çingular...




Duyuru

Blogumuzun eski takipçileri bilir. Bir zamanlar şu linkte "http://www.facebook.com/pages/Korean-Drama-OST/130179267011787"
 Korean Drama OST adından bir sayfamız vardı. Hatta öyle ki blogumun açılması bu sayfanın dürtüsü ile olmuştu. Ne yazık facebook emeklerimi yıllarımı hiçe sayıp beni telif hakkı suçlaması ile suçlamış ve bana haber vermeksizin sayfamı silmiş. Her ne kadar itiraz mailleri atsamda geri dönüş alamadım.
Bu sebepten ötürü blogcugumuza özel bir sayfa açmış bulunmaktayım an itibariyle.
Zaten ayda yılda bir yazı paylaşan benin yazılarını fırından çıkar çıkmaz okumak isterseniz bu sayfayı takip almanızı öneririm. Arada sevdiğim dizilerden youtube aracılığı ile de sahneler paylaşacağım kendi çapında küçük bir sayfa olacak. Çok bir şey sunamayacak olsamda desteklerinizi bekliyorum çingular...

Yeni paylaşım alanımıza facebook da @bloggerkoregunlukleri yada K'ore Günlükleri Blogu araması yaparak ulaşabilirsiniz.

Şimdiden teşekkürler...

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Final Yapamayan Diziler Furyasında Bugün; Mystery Queen

Bu blogu açalı 7 yıl; Kore Dizileri izlemeye başlayalı 9 yıl oldu. O kadar çok dizi izledim ki Korece'yi çözdüm çat pat. İlk duyduğumda hogul pogul ne diyor bu adamlar dediğim dilin alt yazısız komedi programını izleyebiliyorum artık. Favori çiftim bile var. Hong Yong Hwa ile Kim Min Ki. Ama o başka bir yazının konusu tabiki.
Ben bile 9 sene içinde kendimi bu kadar geliştirirken dizilerin final beceremeyişlerine bir çare bulamamalarını anlamıyorum.

Final herşey de en önemli nokta değil midir kardeş. Hikayede filmde dizide gerçek hayatta bile. Yemeğin bile lezzetli olması son lokması bağlı demişti Pasta dizisi bile. Niye güzelim dizileri katlediyorsunuz be aklı bir karış havada yazarlar. Tabi adamlara ürün yerleştirme baskısı yaptıkları için bölümler boyu beyinler yanıyor demek ki bi noktadan sonra.

Neyse efendim sözün özü onlardan biri Mystery Queen ile karşınızdayım. Bu dizi hakkında pek de yazmayı düşünmüyordum ama finale bir çemkirem dedim, içimde kalmasın sevgili çingular.

Bu yüzden spoiler burdan gerisi,
 hemde final hakkında anladığınız üzere😊

Kwon Sang Woo dedi mi aklımıza melodramdan ötesi gelmez. Adam tatlıdır, sempatiktir, karizmadır, yakışıklıdır, güldürür eğlendirir; ama öyle bir sever ki en imkansızından, en zorlusundan... o acıların çocuğu bakışını her dizide bize fırlatır bir şekilde. Çünkü melodramdır Kwon Sang Woo.
Dizi beni çok güldürse de, kaçırılma cinayetler derken alttan alttan bilinç altıma korkular salsa da, aksiyonu, gizemi bol olsada, vardı yine bir Kwon Sang Woo mellosu; bir çok kişinin fark edemeyeceği türde belki.

Dizi başlarda çok sevildi. Gizem, aksiyon, heyecan sempatik karakterler derken ilgi çekmeyi başardı. Bunun rahatlığıyla mı artık bilinmez, yavaştan kendini ağıra almaya başladı. Arka planda geçmişten gelen Ha Wan Seung melosu vardı ama hakkıyla işlenmedi. Finalde artık çözülür diyerek çok da kasmadık biz seyirci olarak. Ama biz kasmadık diye de adamlar patatese çevirdi olayı da finali de. Kafamızda 500 adet virüs gibi çoğalan soru işareti bıraktılar. Yazık bazı mağdur arkadaşlar ikinci sezon gelir umuduna bile girmiş, varın gerisini siz düşünün yani.

Tamam katilleri suçluları her neyse işte hepsini yakaladık da, isim gereği gizem kraliçemiz ajummamızın hikayesi buydu ama görümcesinin kaçırılmasını bu kadar uzatmasaydık, dedektif Woo'nun hikayesi daha özenli ve özetli işleseydik, dernekteki cinayete teşebbüs ajummaların hikayesi dizi için çok gerekli bir bağlaç olsada özet geçeydik ne olurdu sanki. Dizinin reytingleri düşmezdi bence. :)

15.bölüm güzeldi. Finale heyecanla soktu bizi. Kaderinin tekrarını yaşayan Ha Wan Seung'ın koşturuşu, ajummanın yaralanışı çok etkileyiciydi. Ama zanlımca olaylar şöyle gelişti. Dizi başta tutunca bunlar dedi ki "biz bu diziyi uzatırız, ana hikayeye hiç kasmayalım, 16 dedik ama 20 bölüm yaparız. ( zaten genelde Sang Woo oppa 20 bölüm takılırdı şaşırmıştım.)
Ama dizinin son haftalar reytingler düşünce planlar suya düştü 16da bitirmek zorunda kaldılar. Bize de hiç çaktırmayacaklarını sandılar ama ben yemedim.

Neden?

Asıl hikaye resmen finalde başladı çünkü. Seo Hyun Soo gerçekte kim? Bu kızın anası babası yok mu? Ne biliyor da ne gördü de öldürüldü?
Sonda çıkan "beni arıyormuşsunuz ben Seo Hyun Soo" diyen kadın kimdi? Hani mezardaki kemik Seo Hyun Soo'nundu? Ha Wan Seung'ın ona verdiği yüzükten çakmıştık durumu. O zaman o kadın yine bizim ekibin bir yemi mi?
Büyük balığı yakalayabilecekler mi?

Hepsini geçtim bu Jung Ji Won denilen kadın ne ayak ya? Neyin peşinde? Sanki Avukatlık şirketinin ele geçirme istediğinin farklı bir sebebi var gibi. HA ve Jung ya şirket... bununda soyadı Jung. Acaba bunun babası ortakdı da şirketi elinden mi aldılar? Bu kızda intikam peşinde falan mı? Jung Ji Won ile Ha Wan Seung tanışıklıkları ne zaman nerede başladı? Çünkü geçmişten gelen bir oppa dongseng (abi kardeş) ilişkileri vardı. Wan Seung seni kardeşim görüyorum demişti bir bölüm.

Ajummanın kocası fazla cezasız kaldı bence. Aldattı mı aldatmadı mı? Ajummanın anne babasının dava dosyasına nasıl bulaştı, ne yaptı, sanki evli değil gibi davranması da bu durumla bağlantılı gibi miydi?

Ha Wan Seung'ın babasının durumu daha muallak!? Nasılsa ben buradan çıkacağım dedi, nasıl çıkacak? Olayla nasıl bağlantısı var? Ne işler döndü de bu adam " ya eve döner istediğimi yaparsın yada seni katil ilan ederim" diye oğlunu tehdit edecek bir baba oldu? Bu adam baba mı şam babası mı?

Oysa dizinin bağlantı kurma biçimi çok mantıklıydı. Kaynanasının cinayete teşebbüs ile suçlamasının bir anlamı vardı. Dedektif Woo'nun Ha Wan Seung'a yardım etmesi çok tatlı ve vefa borcunu ödemek için yaptığı güzel bir jestti. Ajummanın ailesinin cinayeti ile Seo Hyun Soo'nun bağlantılı olması beklenen bir klasik olsa da bağlanma şekli çok doğaldı.

Ha Wan Seung'ın bütün saatleri satarak aldığı ofislerinde ben Dedektif Woo'yu da görmek isterdim göremedim.

Son dizilerde anladık ki Daehanminguk yani Kore de para ile çok gizli işler dönüyor. Adalet dürüstlük rüşvetlere kurban gidiyor. Bu diziyi de bağlamaya çalıştıkları nokta buydu ama çok yetersiz geldi bana ne olurdu bir bölüm daha çekeydiniz sanki ya...

Dizinin romantik kısmını iki şef üstlensede alttan alttan ajumma ile Ha Wan Seung'ın birbirlerine baglandıklarını, kıskandıklarını görmekte o tatlı havayı bize hissettirdi. Bu kısım da gayet güzeldi.

Dizi gayet güzeldi özetle. Başarılıydı. Baştan sona ajumma ile Ha Wan Seung'ın atışları çok eglenceliydi. Polis Hong'un tatlılığı yakışıklığı ayrıca sevilesiydi. Bir ara görümceyi ona aşık edecekler sansamda o da bir dikkatli bakışla geçiştirildi. Polis Hong ile Dedektif Ha'nın miniş bromance sahneleri bile vardı ve eğlenceliydi. İzlenmeyi reytingleri hak eden kaliteli bir yapımdı. Ama neden ortasından makaslanmış gibi yarım yamalak bitti cidden anlayamıyorum. Yardım edin bana... soru işaretlerime cevaplar verin...