.label-size span { display: none !important; }

Bu Blogda Ara

Lee Seung Ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lee Seung Ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2021 Perşembe

The Princess and the Matchmaker



          Joseon'da yine kuraklık mevsimidir. Tüm yağmur dualarına cevap alınamamıştır. Yin-yang dengesinin sağlanmasının yağmur getireceğine inanan meclis üyeleri Kral'a; zamanında uğursuz diye evlendirilmekten vazgeçilen prensesi evlendirmesi önerir. Kral'da ülkenin en iyi yıldız haritası okuyucunu bu iş görevlendirir ki kızı için en uygun adayı seçebilsin. 

Konu biraz tanıdık geldi değil mi? Bana 100 Days My Prince dizisini hatırlattı. 

         Filme başlarken bildiğim konusu ve başrolünde Lee Seung Ki'nin oynadığı idi sadece. Bu yüzden sizde benim kadar bilgi ile başlamak istersiniz belki filme diye yazımı tersten yazmaya karar verdim. :)
Zira filmin benim için daha keyifli oldu. Adayların açıklandıkça sevdiğim tanıdık bir yüz görmek filmi bana daha bir sevdirdi. Kadrosuna bakarak izleseydim bu kadar keyifli olmazdı bence izlemek. 

Yani demem o ki tatlı, akıcı, eğlenceli az buçukta entrika ile süslenmiş bir romantik komedi izlemek isterseniz okumayı bırakıp hemen filmi izlemeye başlamanızı tavsiye ederim.
 

Yok ben ille de fragman izleyip kadroyu tanımak istiyorum diyenlere;



Adı: The Princess and the Matchmaker / Marital Harmony
Orijinal adı: 궁합 / Goonghab
Yönetmen: Hong Chang-Pyo
Yazar: Lee So Mi
Süre: 110 dakika
Tür: Tarihi, Romantik Komedi
Vizyon Tarihi: 28 Şubat 2018




Oyuncular: 

Tahmin edilebilir senaryonun tahmin edilemez kadrosuyla sevimli bir film oldu benim için. Gişe rekorları kıracak bir tarafı yok ama akıcı sevimli bir yapım olmuş dediğim gibi. Lee Seung Ki izlemek bir keyif zaten. Uri Woo Jin oppanın kötü adam olmasını kabul edemese yürek; yakışıklılar ile benzenmiş hafif yüzeysel bir yapım. Daha derin işlenebilecekken uğraşmamışlar dezavantajlı yanı. 😉

1 Şubat 2019 Cuma

Producer

           Bugün 2015 yılına ait KDrama severler tarafından görmesi gerekenden daha az değer gören bir dizi ile birlikteyiz sevgili çingular.


         Senaryosundan, hikayesinden önce başarılı başrol kadrosu ile dikkat çeken dizimiz The Producers. 2015 yılında KBS2 kanalında yayınlanan dizimiz Kore'de çok sevilmiş ve iyi reytingler almış. Ama bizde çok değerinin anlaşıldığını söyleyemeyeceğim. Oyuncu kadrosundan ötürü her zaman izlemek istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım bir yapımdı. Konusu önemli değil hatta ilgi çekici değildi ne yalan söyleyeyim. Başrol kadrosunun başarılı dizileri olduğunu bildiğimden seveceğim bir yapım olacağını düşünüyordum.
         Tabi ki haklı çıktım. Kim Soo Hyun'un askere gitmeden önceki son drama projesi olma özelliğini taşıyan dizimiz hikayesinden ziyade verdiği mesajlarını ile başarılı bir yapım gözümde. İzleyicinin ağırlık verdiği kısım çiftlerin seçimleri, aşk olsa da  dizinin anlatmak istediği prodüksiyonun arka tarafıydı. Sürekli romantik komedi izliyoruz zaten. Bu tarz yapımlara daha çok ihtiyacımız olduğunu düşünmekteyim. Kaldı ki dizi prodüksiyonu anlatırken aşkla arkadaşlıkla öyle güzel süslemiş ki hem eğleniyor hem seviyorsunuz diziyi. Ben çok başarılı buldum. Elbette romantik komedi olarak değerlendirirsek klişe bilinen bir romantizm var. Ama dediğim gibi dizide asıl anlatmak istenensahne arkası olaylar.
          Kore dizilerinin bu denli sevmemdeki sebep en kötü karakteri bile sonunda şu sebepten kötü diyerek insani yanlarını izleyiciye gösterip herşeyi tatlıya bağlamalarıydı ki bu dizide tam olarak o dizilerden biri. Bu sebeple olsa gerek diziyi daha çok sevdim.
          Dediğim gibi dizinin en önemli noktası başrol kadrosu. Dizilerinden çok filmleri ile ön plana çıkan başarılı oyuncu Cha Tae Hyun, romantik komedilerin en güvendiğimiz ismi Gong Hyo Jin, son yıllarda yıldızı acayip parlayan Kim Soo Hyun, elimizde büyümüş güzel sesli IU ile merak edilesi bir kadro sunuyor görselde dizi. Yetmiyor konuk oyuncuları ile daha da ilgili çekici hale geliyor bölüm bölüm dizimiz. Komedi programlarını anlamamızı, nasıl işlediğini, sanatçıya çizilen imajın gerçek hayatta farklı olduğunu yada küçük bir oyunla en tepedeki adamın bile yerin dibine geçebileceğini anlatan medyanın iç yüzünü aktarıyor bize.
          Kim Soo Hyun zirvedeyken neden böyle bir kadro da yer aldı, 2.adam oldu diye merak edenler olacak içinizde, belki eleştirenler. Bir çok oyuncunun eline geçmeyecek bir fırsat geçmiş diye düşünüyorum ben. Oyunculuk bir meslek ve onu geliştirmek için yıllarını bu işe vermiş başarılı insanlarla çalışmak Kim Soo Hyun için sağlam temeller atmak gibi. Bir anda parlayıp sönen bir yıldız olmaktansa uzunca bir süre parlamasını sağlayacak sağlam adımlarla ilerliyor bence.

Öyle ise dizimizden küçük spoilere geçelim mi?

         Çaylak PD Baek Seung Chan; saf temiz bir yeni mezun. Ama pembe dünyada yaşayan aptal bir insan da değil. Gerçeklerin farkında olan, doğru düşündüğü şeyleri kimseyi düşünmeden söyleyen, kıvırmayı bilmeyen kütük olabilecek kadar dürüst bir insan. Bunun yanında masum çocuksu tarafları olan, sinirlenince toyluğunu belli eden aldığı tatlı intikamları var. Kolayı çalkalamak, çöpleri arabanın aynasına asmak gibi. :D
Ve tabi kendi dünyasında kurduğu eğlenceli hayalleri...



          Cindy her ne kadar böyle söylüyor olsa da Seung Chan'ın kendine özgü havasına kapılıveriyor ve bir çok insanın hayalini süsleyen ünlü bir isim olmasına rağmen karşılıksız bir aşkın içine düşüyor.
          Ne yazık ki Cindy'nin tek derdi bu değil. Dışarıdan süslü püslü görünen bu yıldız, arka planda medyatik olmanın ne kadar zor olduğunu anlatıyor bizlere. Hani şu hep bildiğimiz mevzu var ya ünlülerin ağır şartlar altında çalışmaları, gördükleri haksızlıklar... Hepsini Cindy'nin hikayesinde veriyorlar bize. Gerçeklerin nasıl çarpıtılabileceğini, medya patronlarının ne kadar tehlikeli olduğunu, fanların bir sözle sevdikleri idollere arkalarını dönebilecek kadar tutarsız olduklarını vb. herşeyi Cindy ile görmek mümkün.
          Cindy'e eziyet eden patronunu ise dizinin sonunda tek cümle ile negatif imajını insani sebeplere bağlatıyorlar. Hemde Cindy'nin ağzından. Kaybetme korkundan böyle yapıyorsun anlıyorum cümlesi karşısında gözleri dolan patron ile. (Tabi sadece dizide patron için geçerli bu durum.)Bu yüzden diyebilirim dizi tek cümleyle çok güzel mesajlar veriyor.
         Tıpkı düzenlemenin tanımı gibi...






          Daha iyisi elde edebilmek için iyi olandan vazgeçmek... Arkadaşlığın daha stabil olduğunu bilen bir erkeğin hoşlandığı arkadaşından hoşlandığını manipüle etmesi gibi... Ne olacağı belli olmayan tutarsız aşk yerine, sonuçları kesin olan arkadaşlığı 25 yıldır tercih etmesi gibi. Kaybetme korkusunun insanın nasıl elini konunu bağladığını anlatan ne hoş bir benzetme değil mi?

 

          İnanmazsınız dizide küçük küçük Bromance sahneler bile verdi sonlara doğru. Eğlence programlarına yapılan göndermeler yada benzetmelerde çok güzeldi.
Sorumluluğu kendi üstüne alarak birbirini rahatlatmak için uğraşan sunbe ve maknesi...:D
          Medya dünyası çok sert acımasız bir dünya. Bizim gördüğümüz gibi herşey tozpembe değil, kolay hiç değil. Onu bize anlatan küçük ayrıntılar da vardı satır aralarında. Vahşi bir orman gibi hayatta kalmak için bazen rakiplerinizi yemeniz için kirli oyunlar çevirmelisiniz. Kendi aranızda anlaşıp birilerini dışlamak gibi. Tabi bunu bu kadar sert dille sevilen isimleri kullanarak yapamayacakları için komedi ile harmanlayarak sunmuşlar önümüze.


Hele hele bak sen ne işler dönüyor kamera arkasında...:D

Ne yazık ki her iş kolunun en acımasız ortak noktası. Yalakalık...
          Ve her iş kolunun bir başka ortak noktası hiyerarşik sistemler...

Her gelenin kendisinden bir alttakine büyüklük tasladığı bu sahnede her çalışan eminim kendini görmüştür. Ve amir olmanın verdiği havayı eminin olmayanlar özenmiştir. Çünkü bende amir olduğum günleri özledim bu sahne ile.:)
Lee Seung Ki ssi'yi görmek beni çok sevindirdi. Özellikle o benim imajım, hep iyi olmalıyım diyip etrafta safoş safoş koşturmaları çok tatlıydı. Hiç sinirlenmiyor musun, strese girmiyor musun? sorusuna; "Tabi ki geçen stres atmak için şu kadar bağış yaptık" diye verdiği örnek cümlelerin tükendiği yerdi. :D

         Dizinin aynı zamanda OST'ları çok başarılı bulduğumu söylemek istiyorum. İyi ki izlemişim dediğim bir dizi oldu. Keşke güncel izleseymişim dediğim bir dizi oldu. Yalnız neden 12 bölüm olduğunu bende anlamadım. Çok aceleye gelmiş gibi durmuyordu final, ama herşey tatlı sona bağlanan bir filmin senaryosu gibiydi. Zaten dizide bir film gibiydi benim için.:)


Adı: 프로듀사 / Peurodyusa
Tür: Romantik, komedi,hayattan kesitler
Bölüm Sayısı: 12
Yayınlandığı Kanal: KBS2
Yayın Tarihleri: 15/05/25015 - 20/06/2015
Yayınlandığı Günler: Cuma - Cumartesi 21:15

Oyuncular:
  • Cha Tae Hyun / Ra Joon Mo
  • Gong Hyo Jin / Tak Ye Jin
  • Kim Soo Hyun / Baek Seung Chan
  • IU / Cindy

OST:
Disk 1:
1. You and I 너와 나 (Sen ve Ben) - Taru
2. Love Begins With a Confession 사랑의 시작은 고백에서부터 (Aşkın başlangıcı itirafla olur.) - Soul Cry
3. I Like You 나는 너 좋아 (Ben senden hoşlanıyorum) - Ki Hyun (기현)
4. Because of You 너 땜에 (Senin yüzünden) - Jung Kyul (정결)
5. Palpitations 두근두근 (Tugın Tugın) - Ben
6. And... 그리고 (OST Ver.) (Ve) - Baek Ji Young
7. To Be With You (Seninle olmak) -  Kim Yun Woo
8. Love Begins With a Confession 사랑의 시작은 고백에서부터 (Aşkın başlangıcı itirafla olur.)  - Kim Bum Soo
9. The Two of Us 우리 둘 (Biz İkimiz) - ALi
10. Love Suite 러브스윗 - HEYNE (혜이니)
11. If You Really Love Me 정말로 사랑했다면 - HAELL (하엘)
12. Darling (OST Ver.) 달링 (OST Ver.) - Lee Seung Chul
13. Soul Mate 소울메이트 - Ki Hyun
14. Love Suite 러브스윗 - Sol Ji (솔지) / EXID(이엑스아이디)
15. Spring Snow 봄눈 - Lucid Fall (루시드 폴)
16. TV Show (OST Ver.) Zitten
17. Zigzag Step 지그재그 스텝 - Jang Ji Won (장지원)

Disk 2:
1. When Spring Comes 봄이 되면 -  Choi Il Ho (최일호) and Kim Jae Hyun (김재현)
2. Like Star Coffee -  Kang Mi Yun (강미연)
3. Lolly
4. You're Mine - Choi Sung Ho (최성호)
5. Truly
6. Way to Work (Piyano Ver.) - Park Seung Joo (박승주)
7. After a Long Time - Park Dong Il (박동일)
8. Love, Precisely Love 사랑은 바로 - LOVE Various Artists
9. One Fine Day
10. Your Love - Choi Ga Ram (최가람)
11. Fishbowl - Various Artists
12. And... 그리고 (Enst.)
13. The Two of Us (Enst.) - 우리 둘 (Inst.) ALi
14. Palpitations (Enst.) 두근두근 (Enst.) - Poor Planet (포플래닛)
15. Love Begins With A Confession (Enst.) 사랑의 시작은 고백에서부터 (Enst.)
16. To Be With You (BG) - Kim Eui Suk (김의석)

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Gu Family Book

          Bu hafta sizleri SBS 'in pazartesi salı kuşağının yani Jang Ok Jung Living In Love 'ın rakibi MBC'nin Gu Family Book 'u ile tanıştırmaya geldim sevgili çingular....



          2012 yılına damgasını vuran fantastik dizi yığılmasından sonra bu yılın ilk dikkat geçen fantastik dizisi MBC'nin Gu Family Book dizisi oldu. Baş rollerini Lee Seung Ki ve Bae Suzy'nin paylaştığı tarihi, fantastik dizi akıcı, heyecanlandıran senaryosu ile yüksek reyting oranları almaya devam ediyor her hafta. Şu ana kadar 14 bölümü yayınlanan dizi SBS'in Jang Ok Jung dizisi ile aynı saati ve aynı bölüm sayılarını paylaşıyor.:)


          Dizinin konusu aslında bize çok tanıdık ve dahası bizim -en azından benim- çok sevdiğim konulardan biri. Kore'nin ve diğer Uzak Doğu Ülkeleri'nin en bilindik efsanelerinden biri Dokuz Kuyruklu Tilki, yani Gumiho hakkında.:)) Gumiho ve Lee Seung Ki kelimeleri yanyana iken herkesin aklından geçeni biliyorum. Ama bu kez Gumiho, Seung Ki can'ın kendisi. Yarı insan, yarı Gumiho olan Choi Kang Chi ve dramını kimi zaman göz yaşları, kimi zaman sinirden sımsıkı olan yumruklarınız ile ama her daim büyük bir merakla izliyorsunuz.

           Gözümüzün önünde bir nesil değişiyor sevgili çingular... Farkında olmadan zaman neler görütüp neler getiriyor... Dizinin kadrosu genç isimlerle dolu. Genç olmalarını rağmen tanıdık yüzler hepsi....

          Lee Seung Ki ile Suzy 'nin başrol paylaşacağını duyduğumda, çok da uyumlu bir çift gibi görünmemişlerdi gözümde. Seung Ki neyse de Suzy'nin bu rol için fazla toy olduğunu düşünmüştüm. Ama izlerken herhangi bir uyumsuzluk yada yetersizlik hissetmedim. Çok başarılı olmasa da Suzy'de oyunculuk konusunda yavaş yavaş başarılı bir ilerleme kaydediyor... :)

          Lee Seung Ki'ye diyecek lafım yok zaten. The King 2 Hearts izledikten sonra Lee Seung Ki ssi'nin artık piştiğine, olduğuna karar vermiştim ben. Gumiho olmanın da başarı ile altından kalktığını inanıyorum. Özellikle ağlaması gereken sahnelerde çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Öyle içi ağlıyor ki benim bile gözlerim doluyor bir anda.:) Ee benim gözümde bir oyuncu ağlayabiliyor, ağlarken ağlatabiliyorsa oyuncu olmuştur demektir. :)
          Çok da sıkı çalıştığını öğrendim Lee Seung Ki'nin. Öyle ki 4. bölümde elinde yararlandığı halde çekimlere devam etmiş, vücudunda morluk olduğu halde aksiyon sahnelerini kendi çekmek konusunda her zaman ısrarcı  imiş. Ama aksiyon sahnelerde pek de havalı görünüyorlar canım. Bencede kendisi çekmeye devam etsin.:))

           Dizinin bir diğer tanıdık yüzü Lee Yoo Bi. Nice Guy izleyenler hemen hatırlayacaktır kendisini. Gumiho'nun annesinin kaderine çok benzer bir kadere sahip bir karakter olarak karşımıza çıksa da Park Chung Jo... ondan çok daha hırslı ve bana göre daha kötü bir kaderi var.

          23 yaşındaki oyuncuda dikkatimi geçen iki ayrıntı var. Biri yaşından küçük göstermesi, öyle ki Suzy ile el ele koştukları bir sahnede Suzy ablası- o kardeşi gibi görünüyordu ki, Suzy ondan 4 yaş küçük...:) Bir diğer yarıntı ise Dae Jang Geum ile tanıyıp sevdiğim Kyun Mi Ri 'nin kızı olması...:)


        Yoo Yeon Suk ssi ile ilk tanışıklığımız. Kendisinin rol aldığı pek çok dizi olsa da tanışmak bu güne kısmet imiş.:) Park Chung Jo'nun abisi Park Tae Seo... Dağılan ailenin ardından yediği hipnoz ile hayatı double kararan tek taraflı aşık, hata üstüne hata yaptığını düşünüp kahrolan zavallı Tae Seo...



          Lie To Me ve Shut Up Flower Boy Band dizileri ile sevdiğimiz 1990'lı Sung Joon ssi. Gizliden gizliye sevdiği, ancak buna hakkı olmadığını düşündüğü agassi'ni her daim korumak isteyen Gun...


          Tahmin edin bakalım bu şebek gülüşlü sevimlilik abidesi kim? Choi Jin Hyuk ssi'yi Panda and Hedgehog izleyenler hemen tanıyacaktır. Ya da It's Okay, Daddy's Girl dizini izleyenler... (Ben henüz izlemeden ama izlemeye karar verdim kendisinin başrol olduğunu öğrendiğimde.:)) Hiç olmadı Pasta'yı izlediyseniz mutfağın yakışıklı şeflerinden biri olduğunu hatırlatmak isterim kendisinin.:))

           Dizinin benim için en önemli noktaların biri olduğunu düşündüğüm bir karakteri canlandırıyor Choi Jin Hyuk  ssi... Melez Gumiho'muzun babası hakiki Gumiho olur kendileri.:)) Saf, temiz insanoğlunda bile olmayan iyi niyeti ile aşk için hayatını değiştirmeyi göze alan ama sonunda hiç birşeye sahip olamayıp herşeyini kaybeden, yüreciklerimizi dağlayan bir karakter Gu Wol Ryung...

          Diziyi ilk bölümden sevmeme sebep olan Gu Wol Ryung bana göre dizinin kırılma noktaların biri ve ileri ki bölümde de bir kırılma noktası oluşturacak ümidi ile izliyorum her bölüm.:))


          Bir başka tanıdık yüz ise Playful Kiss 'in oğlunu evlatlıkdan red edip, gelinini nüfusuna geçirecek sandığımız can kaynanası Jung Hye Young ssi. Giseng evinin soğuk bakışlı baş gisengini canlandırıyor bu kez.
          Bir diğer tanıdık yüz ise Sungkyunkwan Scandal'ın iyilik meleği kralı Jo Sung Ha ssi. Garip bir kaderin başını kılıcı ile geçen savaş sanatları ustası... Aynı zamanda Dam Yeo Wool (Suzy) 'un babası.



         Ve dizinin ümüğü sıkılası kötüsü, çırk kötüsü, merhametsizi, vicdansızı, sapığı; gözünü para bürümüş, güç bürümüş pisliği; masum insanlara iftarlar atıp aileler dağıtan, canlarından eden, namuslarına göz diken şerefsizi Jo Kwan Woong... Kendisi izlerken iğrenecek, sinire gark olacak, bir an önce geberse de imtikamızı alsak diye dualara bürüneceksin. O kadar kötü biri işte. Bu herifin karşısında Gumihocuklarıma canavar diyen diller utansın bence dizide.:))

          Adi-pislik (eh ne hareket ettim behh...:D ) Jo Kwan Woong karakterine Daisy filmi ile tanıştığım Lee Sung Jae ssi can veriyor. Karakterden nefret etsemde Lee Sung Jae ssi başarılı bir oyunculuk sergiliyor. Özellikle garip sesler çıkarması sinirden çizgilere gark olan suratımı yumuşatıyor hafiften.:))



          2013'in en iyi dizilerin biri olduğuna ve olmaya da devam edeceğini düşündüğüm bir dizi Gu Family Book. Heyecanlı ve akıcı senaryosu sayesinde zamanın nasıl geçtiğini hissettirmeyen bir dizi. Efekler ve aksiyon sahneleri, güzel manzaraları ile göz zevkinizi de hitap ediyor adeta. Ben izleyin derim pişman olamacaksınız. Özellikle benim gibi romantik komedilerin standartlarından sıkılanlar için, her melodramın kasvetine dayanamayanlar için ilaç niyetinde bir dizi. Ben severek izliyorum. Çevirisi de çok hızlı üstelik, hala ne bekliyorsunuz gidin başlayın hemen.:))

- SPOiLER -



          * Şu çifte bayıldığımı söylemezsem gözüm açık gidebilir.:) Özellikle Gu Wol Ryung o kadar tatlı ki... resmen yazık oldu çocuğa. Kadir kıymet bilmez karısı ise sinirimi bozmadı desem yalan olur hani. Gumiho'da olsa canavarda olsa, kurtardı kızım seni, sevdi seni, sahiplendi, nasıl ihanet edersin kalleş...:( Yine de Choi Jin Hyuk ve Lee Yeon Hee hoş bir çift olmuşlar bana göre. Doyamadık kendilerine... KDrama sektöründe pek mümkün değil ama inşallah ileride bu ikisini tekrar bir arada görmek nasip olur. :))

          * Baba gumihonun hikayesi kalbimi büzüp, göz yaşlarımın şıpırdamasına neden oldu. Sevdiği kadın ona ihanet ettiği halde, kalbimi söküp kendini kurtaramadı kıyamam. Aşk böyle birşey işte...

          * Choi Kang Chi'nin gumiho olduğunu öğrendikten sonra Cheon Jo'nun aptal tepkisine karşılık Dam Yeo Wool sahiplenişi, çok sevimli ve bir o kadar da samimiydi. Kimlerin gerçekten sevdiği ortada gibi... :)

          * Dizinin göz yaşlarımı şıpırdatan bir diğer sahnesi YüzYıl Hanı'nın sahibi  Park Moo Sol'un öldüğü sahneydi. Çok iyi kalpli bir adamın ailesinin önünde ölümü, son sözleri, sevgisi, Kang Chi ile aralarındaki özel bağ... ağlamamak mümkün değil....:))

          * 12. bölüm çok heyecanlı bir yerde kaldı. Japonlar ile gelen gizemli kadın kim? Baba Gumiho uyanınca neler olacak? Malum kendisinin cezası 1000 yıllık kötü olmak. Oğlunu tanıyacak mı? İntikamlarını alabilecekler mi? Dahası bu şerefsiz ne zaman ölecek... Merakla beklemekteyim.:))

8 Ağustos 2012 Çarşamba

The King 2 Hearts


          Lee Seung Ki'nin dizi yaptığı görünce pek bir sevindim. Rol arkadaşının Ha Ji Won olduğu öğrenince biraz buruldum. "Daha yakışanını bulamadılar mı Seung Ki can'a?" dedim. Konuyu okuyunca ise diziyi izlemek istemedim. Çünkü konuda "Kuzey Kore ajanı ile Güney Kore..."ibarelerini görünce gözüm başka birşey görmedi. Direk aklıma Myung Wol Spy dizisi geldi. "Bu kuzey-güney mevzusu beni bozar şimdi" dedim. Kaçtım diziden. Sonra el mahkum geri döndüm. "Seung ki bu ya bir göz atalım" dedim, beklentiyi en düşük seviyede tutarak.

          Seung Ki'nin oyunculuğu karşınında dehşete düştüm. Çünkü kendisi dehşet güzel oynamış.:) Dehşet güzel garip bir tamlama olsa da Lee Seung Ki'nin oyunculuğuna, dizinin alttan alttan yada açık açık verdiği her mesaja bayıldım, diziyi inanılmaz sevdim ve Kore'de gerçekleri böylesine tokat gibi çarpan bir dizi daha izlemedim. Amerikan aşığı bu milletin gözlerinin böylesi gerçekleri görebildiğine sevindim. Görüp bir de başkalarına anlatmak için cesaret edip dizi yapmalarını ayrıca takdir ettim. O zaman ver elini spoiler...:)

          Az önce söylediğim gibi Seung Ki can oyunculuğunu konuşturmuş. Lakayıt, şımarık tavırlarının altında birden sinirlenip ciddiye bağlayan ve karşısındakinin ağzının payını çok pis veren duruma geçişleri şahaneydi. Ve Seung Ki can bu dizi ile çok erkeksi görünmüş bence. Yani büyümüş adam olmuş bizim Lee Seung Ki.:))
Lee Seung Ki gerçekten severim. Evimizin şebeleği modunda gördüğüm insanlardan biriydi, Strong Heart sağ olsun. Ama şimdi namja listeme girmeye hak kazandı yani.:))

          İlk öğrendiğimde Ha Ji Won'un eşlik ettiğine bozulsam da sonradan doğru tercih olduğuna karar verdim. Ha Ji Won'u sevmesemde herkes o erkeksi Kuzey Kore ajanı tavırlarını beceremez bence. Han Ye Seul'de gördük bu işin nasıl batırılabileceğini.;)

          İlk başladığınızda dizinin amacının diğerleri gibi romantik komedi olduğunu sanıyorsunuz. Komedisi komik, romantizmi hoş. Hele bir sarılma sahnesi var ki bir çok aşk filmine taş çıkarır. Bu yüzden işler aceleye gelince "yahu bunlar bize yirmi bölüm ne gösterecek, dizi bundan sonra saçmalar artık dediğiniz noktada, beyninizde bir cümle beliriyor. "DİZİNİN AMACI ROMANTİK KOMEDİ OLMAK DEĞİL, gerçekleri yansıtmak..." Yani ben yarım akıllı geç anladım durumu. Meğerse türü kara mizahmış dizinin. Söyledikleri herşeyin taa ilk bölümden beri gerçekçi olduğunu 10.bölümde anladım. Bir yap-bozun parçaları gibi herşey birleşiverdi o anda.

          Dizi bize bilmediğimiz yada aslında bilip de görmezden geldiğimiz gerçekleri anlatıyor. Siyasi, barış, savaş, Güney Kore, Kuzey Kore, hatta Kpop, dış görünüş merakı vs. çok şey var dizide. Kore'yi hatta dünyayı daha pempe gözlüklerden sıyrılmış bir şekilde görüp tanımak için bir dizi olduğunu düşünüyorum ben. O halde yakaladıklarımı sizlerle paylaşmaktan gurur duyarım.:) ( Bu noktada söylemek isterim ki bundan sonra gayet sıkıcı bulacağınız bir yazı bekliyor olabilir sizi. Benim gibi düşünmeyip köpürebilirsiniz hatta ama benim bakış açım budur. Nokta. )

İşte O Gerçekler:

     * Dünya'nın savaş tacirleri tarafından yönetildiği gerçeği:

          Zaten hepimiz biliriz ya; dünyaya silahları satan Amerika ve birkaç Avrupa Ülkesi; sürekli milletleri bölüp silah satıp kanlı paralar kazanıp, sonra o paralarla bize ekonomik olarak işkence eden varlıklar. Mağdur ülkeler -ki bunlar özellikle gelişmekte olan ülkeler ile geri kalmış ülkeler oluyor- ekonomik zarar görür korkusu ile bazı konularda sessiz kalıp sahte gülücüklerle diploması yapmak zorunda kalıyor. Amaç barış değil ama daha az zarar görmenin yolları. Bizim ülkemizi bölmeye çalışanlar, Kore'yi bölenler, Hindistan'ı paramparça edenler, dini uyuşmazlıklardan şıra çakanlar, siyasi görüşler uydurup ortalık karıştıranlar, herşeyin suçlusu silah tacirleri, sömürge meraklıları. Bakmayın şimdilerde sömürge devlet olayının tarihe karıştığına. Herkes karışmış ayağına yatıyor sadece. Oysa can atıyorlar bir yerleri sömürmeye.
          "Müslümanlar terörist" deyip dünyayı dine düşman edenler, birbirine düşman edenler aslında onlar değil mi? Amerika'yı hiç sevmem ben. İngiltere'yi, Avrupa'yı hiç sevmem. Neden? Samimi bulmam. Yanlış anlamayın lütfen, elbette onlarda Allah'ın kulu. Ama ülke olarak yaptıkları sevmememi hak ediyor. Öyle ise Koreliler çok mu iyi? Neredeyse hepsi (bizim gördüğümüz kesim tabi) Amerikan aşığı. İyi değiller sadece bizim gibi aptalgillerdenler yada aptalı oynamak zorunda kalanlardan. Bu dizi bunu anlatıyor işte.
          Hindistan farklı mı? Kim Pakistan Hindistan diye düşman etti aynı kanları, komşuları, hatta akrabaları...
Bu konu böyle uzayıp gider işte... Mazlumu ezen canileri sevmemi beklemeyin benden.

     * Yüzeysellik:
          Güney'e eğitim için gelen Kuzey Ajanları'nı taşıyan otobüsün içinde cama yapışan Kim Hang Ah (Ha Ji Won) etrafındaki yakışıklı ünlülerin resimlerine bakıp bakıp rütbelerine göre koca beğenedursun, yoldaşı Ri Kang Suk şöyle der "Kulağa sanki tüm ilgin bedenlerineymiş gibi geliyor". Oppa sevdasını ne kadar güzel özetleyen bir cümle.:)) Ayrıca Ha Ji Won'un bir önceki rol arkadaşı Hyun Bin'i görünce "Hyon Binnn" diye bağırışına çok güldüm.:)
          Kadınlar yüzeysel de erkekler farklı mı sanki?
Erkeksi tavırları var diye kızı önce kandırıp sonrasında "Öyle biri senin neyini beğensin" diye kızı rezil rüsva eden Lee Jae Ha (Lee Seung Ki) içimdeki erkekleri ateşe vermek isteyen feministi uyandırdı.:)
"Ne biçim Kuzey ajanısın sen, dağıt şu öküzün ağzını burnunu. Acıma SeungKi can diye vur gitsin vurrr" diye tepiniyordum o sırada.:D:D Neymiş, Han Ah yeoja (kadın) değilmiş, Göstereyim ister misin?" demek neden sadece erkeklere özgü bir hal ki ya...:)) Tabi kadınlar daha terbiyeli çünkü hıhh:D
Bu olay benim başıma gelmiş gibi hissettim de o yüzden böyle tepkilendim. Kendimi çok kaptırdım anlayacağınız izlerken.:)

     * SNSD:
          SNSD ve erkeklerin tanımına bayıldım.
18 bacak karşında ne yapacağını bilemeyen ve onları aklından çıkaramadığını büyük bir kahırla itiraf eden Kuzey Ajan'ın repliği geliyor. "O günden beri o kızların bacakları aklıma takılıp kaldı. Kururmuş hayvan gibi miyim?" Devamı ise şöyle: "Standartları yok, sadece dış görünüşleri! Tiffany... Tiffany ne yani? Ne diye uyduruk Amerikan ismine sahip kıza kapılıyorum. Orta sınıf bir kadın..." Dikkat: Bu sözlerin hepsi dizinin yazarlarına aittir. Benle alakası yok. Ben bu kadar ağır konuşmam bilirsiniz ki. Ama biraz katılmadan da edemeyeceğim.;))

     * Adalet:
          İzbandut gibi bir herifle aynı odayı paylaşacağını gören velihat prens soluğu yetkilinin yanında alır. "O takım lideriymiş, ben kraliyettenmişim, böyle şeylere hiç gerek yok. Adalet adına bana da tekli o da verseniz olmaz mı?" :D

     * Korku:
          Ölüm Korkusu; Ölümle burun buruna kalan iki düşman, sabahısı kavga ederken sarf ettikleri kötü sözleri geri alırcasına, "Sen esaslı biriymişsin." "Sende seksisin, alımlısın." diyerek gönül almaya çalışıyorlardı.
          Bir annenin -yürek parçalayan- korkusu; "Sadece gözümüzü kapatıp hiç birşey olmamış gibi davranalım... Bunu kalbime gömeceğim. Bu defa korkak davranalım." diyerek oğluna yalvaran anne beni çok üzdü. Büyük oğlunu ve gelinini kaybetmenin acısını yok sayabilmeye razı, kızının kötürüm olmasını ezelden geldiğini düşünmeye razı... Tek isteği küçük oğlunu da kaybetmemek. Anneler gerçekten başka bir yürek taşıyor. Tabi insan ve anne kavramını hakkı ile taşıyan varlıklardan bahsediyoruz.:))

Şimdi ben susayım, çektiklerim konuşsun birazda.:))
Bizde bizde... Ama biz Çin'den de pek haz etmiyoruz. Çünkü kendi çıkarı neredeyse oraya koşuyor.
Adalet sadece Allah katında mevcut bence. İnsanlar adalet sağlamaktan aciz malesef ki. Oysaki Allah herkese akıl, herkese göz, herkese vicdan veriyor. Ama nefsin oyuncağı olmuş insanoğlu...
Ah bizde bundan şikayetçiyiz işte.:D İnsanın aradığı standartları yükseltiyor bu eşekler.:D
Hadi sıkıyorsa yalan desinler...:))
Ne demek her zaman, her fan girl'ün birincil görevi:P :))
          İşte böyle sevgili çingularım. Kore'ye Kore'yi anlatan bir yapım. Bana göre dünyayı silah tacirlerinin ve Amerikalıların yönettiği hatta pis bir şekilde yönettiğini anlatan bir yapım. Dünyayı savaşın yönettiğini anlatan bir yapım.
"Amerika'nın ne kadar pislik olduğunu biliyormuş Korelilerde... vay bee.." dedirttiler bana özetle.
Ve anlamış olduğunuz üzere Amerika'nın izlediği pis politikalara olan kinimi sayfalarca kusabilirim ama susuyorum artık. "Amerikan yönetiminin ve izlediği adi politikalardan nefret ediyorum, tiksiniyorum, iğreniyorum diyip en ergen mahalle karısı modunda "Allah sizi taş etsinn oğlummmmm" diyip, konuyu kapatıyorum ama.:D

          Ve 180 derece açılı ile geliyorum dizinin en üzücü noktasına. Zavallı Lee Jae Shin. En büyük acıyı o kızcağız çekti. Öyle ki özgürlüğünü kaybedip tekerlekli sandalyeye mahkum olması bile yaşadığı en küçük acı olaraka kaldı malesef. Zorla abisini öldürtmüş bir nevi şerefsizler kıza. İnsan nasıl yaşar o psikoloji ile? Üstüne bir de sevdiği adama kavuşamadan kaybetti. Çok üzüldüm, çok içim parçalandı oncağızıma.:)
          Dizinin en sinir bozucu yani ise işte tam da bu kısım. Lee Shi Kyung tam jübile yaptı, kendini mükemmelik seviyesine çıkardı, gözümüzde kocaman oldu, "Cansın sen Lee Shi Kyung" diyip sarılmaya koşarken biz adam öldü yahu.:(( Bende en az Seung Ki kadar ağladım o sahneden. Yazık ettiler bence Lee Shi Kyung'a yazarlar. Ne gerek vardı öldürmeye. Sırf birini daha öldürelim diye olmuş yani. Kralla kuzeyin aşkı aşkta onların ki değil mi sanki. Hor gördüler zavallımları.(: Yazarlara kızdığım tek nokta burasıydı işte.

          Ve en sevdiğim iki noktaya geliyorum. Eminim herkesin bayılacağı nokta birincisi.:D
Huhuhu... Aferin size yaaa... seviyorum sizi... Evet müttefikiz biz (sanki ben katıldım savaşa) :D
Ama sonrasında bende bir durdum düşündüm SeungKi can gibi. Bu durumda biz Kuzeylilere düşman sayılırız değil mi? Ne tuhaf bir ikilem şu dünya...
          Ayrıca söylemek isterim ki, bizim ordumuz güçlüdür bir kere. Herkes başa çıkamaz öyle... hıhh:))

İkincisi: Kesekkidıra...:D (çok güzel bağırıyor Seung Ki... Beğenmeme başka anlamlar yüklemeyin.:D)
Bu arada "ke" Korece köpek demek, köpek herifler de demiş olabilir... Yani siz öyle kibarlaştırın bence.:) Ama çok güzel verdi ağızlarının payını yaa.:))
Ehh Seung Ki, ben bu yapımdan sonra seni bir Amerikan yanlısı yapımda göreyim de bak koparmıyor muyum
o kulaklarını taa Korelere gelip... :D:D

          Son olarak herkesin genel anlamda şikayetçi olduğu bir durum varmış dizide. Malum Seung Ki kiss sahnesinde yerini sabitlemiş isimlerden. Düzgün bir kiss göremedik dizide diye yönetmeni boğazlamak isteyenler varmış. - ki çaktırmasam da bende onlardan biri olabilirim her an.:D - "Aman boşverin canım" diyorum buradan şikayetçilere, Ha Ji Won kartoşunu öpeceğine Shin Min A'ları öpsün.
Üstümde beni de boğazlamak isteyen gözler görüyorum sanki şuan.:D
Tamam vazgeçtim, evlesin karıcığını öpsün.
Aaaa bakmayın öyle belki sizinle evlenir.:DD (Rüyanızda görürsünüz. :D)

 Adı: 더킹 투하츠 / Do king tu hachı
Diğer Adları: 킹 (King) / 더킹 (The King) / 킹 투허츠 (King 2 Hearts)
Tür: Kara Mizah
Bölüm Sayısı: 20
Yayınlandığı Kanal: MBC
Yayın Tarihleri: 21.03.2012 – 24.05.2012
Yayınlandığı Günler: Çarşamba – Perşembe 21:55



Oyuncular:

Lee Seung Ki / Lee Jae Ha

Ha Ji Won / Kim Hang Ah

Jo Jung Suk / Eun Shi Kyung

Lee Yoon Ji / Lee Jae Shin

Yoon Je Moon / Kim Bong Goo - John Mayer


The King 2 Hearts OST
Part 1 28.03.2012
01 Seni Deli Gibi Özlüyorum 미치게 보고싶은 - 태연 (소녀시대) / Tae Yeon (SNSD)


Part 2 11.04.2012
01. Aşk Ağlıyor 사랑이 운다 -
K.Will

Part 3 25.04.2012
01. İlk Aşk 처음 사랑 – Lee Yoon Ji 이윤지 [배우]
02. Söyleyemem - 말 못하죠 – J-Min(제이민)
03. İstediğimi Yaşayacağım 내 맘대로 살꺼야 – 슈퍼키드(SuperKidd)
 

Part 4
01 Sadece 오직 너만을 - Hyun Seong (Boyfriend)

Full Album
1. Kral (더 킹)
2.
Seni Deli Gibi Özlüyorum (미치게 보고 싶은) – Tae Yeon (태연)
3.
Aşk Ağlıyor (사랑이 운다) – K.Will (케이윌)
4.
Söyleyemem (말못하죠) – J-Min
5.
Sadece (오직 너만을) – Boyfriend’s Hyun Seong (현성 – 보이프렌드)
6.
İstediğimi Yaşayacağım (내맘대로 살꺼야) – Super Kidd (슈퍼키드)
7.
İlk Aşk (처음사랑) – Lee Yoon Ji (이윤지)
8. Kral, sevgi ve duygu (더킹 사랑과 감동)
9. Hang Ah'ın Rüyası (항아의 꿈)
10. Ölüm Hattı
11. İki Kalp (두 개의 심장)
12. Beraber (함께…)
13. Özel Görev (특수임무)
14. Hüzünlü Hava (슬픈 하늘)
15. Gülen Gün (웃는날)
16. Acı Aşk (아픈 사랑)
17. Sevimlisin
18. İhlal
19. Gözlerini Kapatırsan Eğer (눈을 감으면)
20. Yanan Kalp (타는 마음)
21. Kaygan
22. Tembel
23. Kara Mesaj
24. Parlak Gün
25. Yeni başlangıç (새로운 시작)



 Bu yazıyı tam yayınlıyordum ki,
 önizleme sırasında kafayı yiyen blogspot yazdığım herşeyi sildi.
Sinirden ölecektim az kaldı. 
Herşeyi tekrar yazmak zorunda kaldım. 
Allah'tan önizlemede yazılar çıkmıştı.
Böylece tekrar yazmak kolay oldu. 
Yoksa hayal oluyordu bu yazı. 
Kıymetini bilelim bu yüzden.:))

9 Nisan 2011 Cumartesi

My Girlfriend is a Gumiho



     Konusunu biraz garip ve anime tarzında bir dizi. Ama Shin Min Ah'nın güzelliği, Lee Seung Ki - Shin Min Ah uyumu tatlı sempatik bir yapım ortaya koymuş. Hani bazı dizilerin sıcaklığını özleriz ya işte bu dizide onlardan biri...
    Efsanevi bir karakter dokuz kuyruklu tilkinin insan olma mücadelesi :D Gumiho oldu Gu Mi Ho:D
    Ben çok sevdim diziyi. İlk bölümde Seung Ki kadar bende korktum valla. 
Güzeller güzeli Gumiho Cha Dae Woongcuğunun yanında kalmak istediği için onu korkuttması çok tatlıydı. Canım Gumihocum ya ne kadar çok sevdi Cha Dae Woongcuğunu. Onu korudu. Onun için insan olmak istedi. Onsuz olacaksa ölmeyi tercih etti... Gerçek aşk bu değil midir? Tabi kızlar sevdi mi böyle sever :p :D
Gumiho'nun rahatlığına bayılıyordum. İki de bir çiftleşmekten bahsetmesi ve çevresindeki erkekleri tedirgin etmesi çok komikti. "Neden insanlara saygılı davranayım ben onlardan büyüğüm" derken ki masumluğu... Shin Min Ah kesinlikle favorim oldu burada:)) 
    (Shin Min A çok hoş, çok güzel, çok alımlı bir kadın olmasına rağmen içinde çok saf masum bir kişilik. Ben asla onun öyle biri olduğunu tahmin etmezdim. Ama Seung Ki'nin programdaki tavırları hayranlığımı bir kademe daha arttırdı. Dünya üzerinde hala masun kızların olabilceğini gördüm. İnşallah Seung Ki emellerine ulaşır da çok mutlu olurlar. :D )
    Dong Joo Seonsaeng  ne kadar kötü olursa olsun çok karizmatikti. No Min Woo'yu herkes Pasta dan şef olarak tanırken ben onu Dong Joo Seonsaeng olarak tanıdım ve çok mutluyum. Dong Joo Seonsaeng'i sevenlerde var bir kaşık suda boğmak isteyenlerde. Tipine bitenler var, o tipi bir kaşık suda boğazlamak isteyenlerde... Ben sevenler grubundayım:))
    Boys Over Flower'da Kim Bum'un ilk aşkı burada Cha Dae Woong'un nuna aşkıydı. O kızı bu dizide boğabilirdim. pis cadı :@ Gumiho bayıldığında Dong Joo Seonsaeng nasıl korkuttu onu hahaha. Oh canıma değsin :D 
     (Zaten şu Kore dizilerinde klasikleşmiş bazı şeyler beni sinir etmeye başladı: onlardan biri de şu ilk aşk olan nuna aşkı:@. Bu ne ya Kore'de her erkek kendindenbüyük birine aşk olmak zorunda sanırım.)
    Ama beni dizi de daha çok sinir eden bir şey vardı. O da My Girl' ün harabeojisi idi. Bu adam her dizi de aynı karakteri mi oynayacak. Anlamadan dinlemeden kendi kafasına göre hareket eden, ani fevri saçma salak kararlar veren acayip dede. Burada da sinir etmeyi başardı beni:D

    Dizide Gumiho - Dae Woong dışında bir harika çift daha vardı ki sormayın. Süper ötesi komiklerdi. Onların sahnesinde çalan şarkı süperdi. Eski filmlerden birine mi ait acaba? Öyle bir havası var şarkının. Onlar çıktıkça, o şarkıyı duydukça ben sürekli güldüm.:))


Adı: 내 여자친구는 구미호 / Nae Yeojachinguneun Gumiho
Bilinen Adları: My Girlfriend is a Nine-Tailed Fox
Tür: Romantik, Komedi, Fantastik
Bölüm Sayısı: 16
Yayınlandığı Kanal: SBS
Yayın Tarihleri: 11.08.2010 - 30.09.2010
Yayınlandığı Günler: Çarşamba - Perşembe 21:55

Oyuncular:
  • Lee Seung Ki / Cha Dae Woong

















  • Shin Min Ah / Gumiho

















  • No Min Woo / Park Dong Joo

















  • Park Soo Jin / Eun Hye In

My Girlfriend is a Nine-Tailed Fox Original Soundtrack
01. Lee Seung Gi – Aklımı kaybettim
02. Lee Sun Hee – Tilki Yağmuru
03. Lee Seul Bi – Onu Seviyorum
04. Kim Gun Mo – Oh La La
05. LYn – Two As One
06. Shin Min Ah – Sha La La
07. No Min Woo – Trap
08. Park Hong – Bana bak
09. Shin Min Ah – Sana herşeyimi veririm
10. Lee Sun Hee – Tilki yağmuru(Acoustic Version)
11. Lee Seung Gi - Bundan sonra seni seviyorum